**İsrail Yüksek Mahkemesi’nin eski başkanından demokrasinin çöküşüne dair eşi görülmemiş uyarı**
Parstoday – İsrail Yüksek Mahkemesi’nin eski başkanı, Tel Aviv’in iktidarın merkezileşmesi ve denetleyici kurumların zayıflatılması yönünde ilerlediğini açıkladı.
İsrail Yüksek Mahkemesi’nin eski başkanı Aharon Barak, alışılmadık derecede açık ve sert bir konuşmasında, İsrail’in artık kendisinin “liberal demokrasi” olarak tanımladığı niteliklere sahip olmadığını ve bu rejimin siyasi yapısının iktidarın merkezileşmesi ile denetim kurumlarının zayıflatılması yönünde ilerlediğini söyledi. Bu açıklamalar, Adalet Bakanı Yariv Levin’in “yargı reformları”na ilişkin tartışmalı konuşmasından üç yıl sonra geldi. Parstoday’in aktardığına göre Barak, cumartesi akşamı Tel Aviv’deki Habima Meydanı’nda düzenlenen geniş çaplı protesto gösterisinde, binlerce göstericinin önünde yaptığı konuşmada, İsrail’de demokrasinin gerileyişinin ani bir olayın sonucu olmadığını; aksine, demokratik sistemin temel unsurlarının “şiddetli bir saldırı”ya maruz kaldığı kademeli bir sürecin ürünü olduğunu vurguladı. Ona göre bu süreç, denge ve denetim mekanizmalarının sürekli olarak zayıflamasına yol açtı.
Barak, İsrail’in mevcut siyasi sistemini tanımlarken, “Mevcut yönetim yapısı, fiilen tek bir kişi tarafından yönetilen tek bir siyasi kurumun hâkimiyetidir” dedi. Başbakanın hem hükümeti hem de Knesset’i kontrol ettiğini belirten Barak, bu güç yoğunlaşmasının demokrasinin temelini tehdit ettiğini ifade etti.
Barak ayrıca, hükümetin bu güç döngüsünü tamamlamak için yargıyı da kontrol altına almaya çalıştığı uyarısında bulundu; zira ona göre yargı, “iktidar üzerinde denetim yapabilen tek merci” konumundadır.
Önerilen reformların odağının hâkimlerin atanma biçimi ile Yüksek Mahkeme’nin yasaları iptal etme yetkisinin sınırlandırılması olduğunu belirten Barak, bunun “hukukun üstünlüğü”nün yerine “hukuk üzerinde gücün üstünlüğü”nü koyma çabasının açık bir göstergesi olduğunu söyledi.
Konuşmasının başka bir bölümünde hukukun uygulanması ve protestoculara yönelik muameleye değinen Barak, siyasi düzey ile polis arasındaki ilişkinin ciddi biçimde bozulduğunu ve göstericilere yönelik müdahalenin eşitsiz ve orantısız olduğunu dile getirdi.
Barak ayrıca, kendisinin “İsrail’in bağımsızlığı” olarak nitelendirdiği bildirgeye atıfta bulunarak, vatandaşların eşit haklara sahip olması ilkesinin ihlal edilmesini eleştirdi; Haredilerin askerlik hizmetinden geniş çaplı muafiyeti ve Arap toplumuna yönelik yapısal ayrımcılık gibi konulara dikkat çekti.
Bununla birlikte Barak, bu sürecin durdurulması sorumluluğunun yalnızca yargıya ait olmadığını, bu gidişatı ancak toplumun ve kamuoyunun engelleyebileceğini vurguladı. Konuşmasının sonunda, İsrail’de liberal demokrasinin aşındığını ve onu korumanın aktif vatandaşlık eylemini gerektirdiğini belirterek uyarıda bulundu.
Bu haber, İbranice yayımlanan *Maariv* gazetesinde tam olarak yer almış ve rejimin siyasi ve medya çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştır.