Siyonist aşırılıkçılar neden Gazze’de ateşkesten korkuyor?
Pars Today – ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de ateşkes sağlanmasına yönelik planı şu ana kadar sonuç vermedi ve aşırı Siyonistler bu sürece eşlik etmiyor.
Siyonist rejimin Maliye Bakanı “Bezalel Smotrich”, bu rejimin İç Güvenlik Bakanı “Itamar Ben-Gvir” gibi, ABD’nin Gazze planını eleştirerek bu planın rejimin çıkarına olmadığını ve Gazze’nin hedef alınması gerektiğini söyledi.
Siyonist rejimin Maliye Bakanı ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin yönetimine ilişkin önerdiği plana karşı çıkarak, Trump’a planının “İsrail” için kötü olduğunu bildirmemiz gerektiğini ifade etti.
Daha önce Siyonist rejimin İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de, bu rejimin Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ofisinin, “İsrail’le koordinasyon olmadan ve onun politikalarıyla çelişen şekilde Gazze’nin yönetimi için bir komite kurulmasına” karşı çıkan açıklamasını desteklemişti.
Netanyahu’nun ofisi, daha önce Trump ve Gazze’ye yönelik planını eleştiren sert bir bildiri yayımlamış ve Gazze için bir yürütme komitesi kurulmasının İsrail’le koordinasyon olmadan gerçekleştirildiğini ve bu durumun İsrail’in politikalarıyla çeliştiğini vurgulamıştı.
Donald Trump’ın ateşkes planı Gazze’deki savaş sürecini durdurmadı ve aşırı Siyonistlerin, ABD Başkanı’nın Gazze’nin yönetimine ilişkin bir diğer planına da karşı çıkması, onların savaşın sona ermesinden duyduğu rahatsızlığın bir göstergesidir.
Gazze’deki son gelişmeler bir kez daha gösterdi ki, Siyonist rejimin uğursuz hedeflerinde asıl mesele ne güvenliktir ne de diplomasi; aksine, aşırı Siyonist akımların tüm güçleriyle hayata geçirmeye çalıştıkları ırkçı ve işgalci bir projedir.
Aşırı Siyonist akımlar için ateşkes ne insani bir zorunluluk ne de bölgesel istikrara doğru bir adımdır; aksine, Filistin’in tamamen işgaline yönelik plan ve fikirlerini boşa çıkaran işgalin sürdürülmesine yönelik bir tehdittir. Tel Aviv’deki aşırı akımlar, güvenlikçi bir bakış açısıyla her türlü ateşkesi ya da uluslararası siyasi planı uzun vadeli hedeflerine yönelik bir tehdit olarak görmektedir.
Gazze’nin yönetimi için Tel Aviv’le koordinasyon olmadan bir komite kurulması, aşırı Siyonistlerin gözünde İsrail rejiminin nüfuzunun azalmasına ve dış aktörlerin rolünün artmasına doğru atılmış tehlikeli bir adımdır.
Netanyahu’nun ofisinin sert tepkisi de, Siyonist rejim kabinesinin bile Gazze’nin yönetimini herhangi bir uluslararası mekanizmaya devretmeye hazır olmadığını gösterdi; ancak aşırı akımlar için bu hassasiyet çok daha yoğundur.
İç politikada ise, savaşın sürmesi Smotrich ve Ben-Gvir için bir siyasi fırsattır ve büyük ölçüde yerleşimcilerden ve aşırı Siyonist gruplardan oluşan seçmen tabanları, savaşı bir kriz değil, hedeflerini gerçekleştirmek için bir araç olarak görmektedir. Böyle bir ortamda ateşkes “teslimiyet” olarak sunulabilir ve onların siyasi konumunu zayıflatabilir.
Aşırı Siyonistler, ateşkesin ve ardından askeri operasyonların durdurulmasının koşulları Filistinli direniş güçlerinin lehine çevireceğini ve Siyonist rejimin liderlerinin Gazze’deki suçlarından dolayı hesap vermek zorunda kalacağını çok iyi bilmektedir.
Aşırı Siyonistlerin Gazze’de ateşkese karşı çıkması, geçici bir tepki değil; işgalin sürdürülmesine ve bağımsız herhangi bir Filistin siyasi yapısının oluşmasının engellenmesine yönelik uzun vadeli stratejilerinin bir parçasıdır.
Gazze krizinin çözümü de, aşırı Siyonist akımların yıkıcı eylemlerinin önlenmesi ve uluslararası toplumun İsrail rejiminin işgalci politikalarını durdurması için ciddi baskı uygulaması ile Filistinlilerin meşru taleplerinin desteklenmesi olmadan mümkün değildir.