İsrail rejiminin Suriye topraklarındaki nihai hedefi nedir?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i291412-İsrail_rejiminin_suriye_topraklarındaki_nihai_hedefi_nedir
Pars Today – İsrail’in Suriye’nin güneyindeki Kuneytra bölgesinde yer alan tarım arazilerine yönelik topçu saldırıları, Siyonist rejimin sınır ötesi müdahalelerinin kaygı verici boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
(last modified 2026-02-15T03:39:25+00:00 )
Şubat 09, 2026 11:40 Europe/Istanbul
  • İsrail rejiminin Suriye topraklarındaki nihai hedefi nedir?

Pars Today – İsrail’in Suriye’nin güneyindeki Kuneytra bölgesinde yer alan tarım arazilerine yönelik topçu saldırıları, Siyonist rejimin sınır ötesi müdahalelerinin kaygı verici boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Siyonist rejim askerleri, pazar günü Suriye’nin güneyinde Kuneytra kırsalındaki tarım arazilerini topçu ateşine tuttu. Pars Today’in el-Arabi el-Cedid sitesine dayandırdığı haberine göre, duyulan patlama sesleri, Kuneytra ve Dera vilayetleri arasında yer alan ve “Ölüm Üçgeni” olarak bilinen bölgeye yönelik İsrail topçu saldırılarından kaynaklandı. Bu saldırı, Siyonist askerlerin Kuneytra’nın kuzey kırsalındaki Cebata el-Haşab kasabasına ve Ufaniye köyüne düzenlediği baskından bir hafta sonra gerçekleşti.

Bu saldırılar, ABD gözetiminde Colani yönetimi yetkilileri ile İsrail rejimi arasında yürütüldüğüne dair gizli müzakerelere ilişkin haberlerle eş zamanlı olarak yaşanıyor. Bu eşzamanlılık, Tel Aviv’in stratejisine dair soruları gündeme getiriyor: Acaba bombardıman ile müzakere, Şam üzerindeki baskıyı artırmak ve Suriye’nin güneyindeki güvenlik dengelerini değiştirmek için kullanılan iki tamamlayıcı araç mı?

Bu bağlamda Arap yazar ve araştırmacı Muhib er-Rifai, ABD gözetiminde “ortak koordinasyon mekanizması” adı verilen çerçevede Colani yönetimi ile İsrail rejimi arasında yürütülen müzakerelere ve Tel Aviv’in Şam hükümetiyle bir güvenlik anlaşması imzalama çabasına işaret ederek, Suriyeli yöneticilerin bu adımının halkın iradesine aykırı olduğunu ve Suriyelilerin İsrail rejiminin tanınmasına kesin bir şekilde karşı çıktığını vurguladı.

Arap Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi, Ağustos 2025’te Suriye kamuoyunun İsrail’e bakışını ele alan bir kamuoyu araştırması raporu yayımladı. Bu rapor, Suriyelilerin yüzde 74’ünün İsrail’in tanınmasını reddettiğini ve buna karşı çıktığını açıkça ortaya koydu. Bu karşıtlık, sembolik bir duruşa ya da milliyetçi bir slogana dayanmamakta; aksine İsrail’in yerleşimci, işgalci, Suriye’nin Golan Tepeleri’ni işgal altında tutan ve Arap toplumlarını bölmeyi ve hegemonya kurmayı hedefleyen yayılmacı bir rejim olarak algılanmasına dayanmaktadır.

Er-Rifai yazısının devamında şu değerlendirmeyi yaptı: Bu veriler yalnızca İsrail’in Suriyelilerin gözünde açık ve yapısal bir düşman olduğunu göstermiyor; aynı zamanda İsrail’in, doğrudan bombardıman ve suikastlardan ayrılıkçı eğilimleri körüklemeye kadar çeşitli araç ve yöntemlerle Suriye’nin iç istikrarsızlığında rol oynayan bir aktör olarak algılandığını ortaya koyuyor. Bu da İsrail tehdidinin yalnızca sınırlarla sınırlı olmadığını, devlet ve toplum düzeyinde Suriye’nin istikrarını hedef alan bir tehdit olduğunu ve söz konusu güvenlik anlaşmasının İsrail’in Suriye toplumundaki imajını değiştirmeyeceğini gösteriyor.

Bu stratejinin sahnesi, Suriye’deki Dürzi toplumunun kalbi olan Süveyda kentidir. Euronews, bir haberinde Süveyda’nın geçen yaz yaşanan çatışmaların ardından fiilen Şam yönetiminden koptuğunu yazdı. Bu çatışmalar sırasında İsrail, Colani yönetimine bağlı güçlere saldırarak kendisini Dürzilerin hamisi olarak sundu. Euronews’e göre bugün Süveyda sokaklarında İsrail bayrakları görülmekte; İsrail’e yakın bir figürün liderliğindeki “Yüksek Hukuk Komitesi” ve onun askerî kanadı, kentin yönetimini üstlenmiş durumdadır. İsrail bu yolla, Suriye topraklarının derinliklerinde bir nüfuz üssü oluşturmuş ve Dürziler için özerklik hayalini, Suriye hükümetini zayıflatmaya yönelik bir kaldıraç hâline getirmiştir. Bu stratejinin sonucu ise Suriyelilerin ezici çoğunluğu arasında güvensizliğin daha da derinleşmesidir.

Euronews, Suriye’nin güneyindeki mevcut durumun kırılgan bir sükûnet tablosu sunduğunu belirtiyor. Süveyda, Şam tarafından meşru kabul edilmeyen yarı özerk bir bölge olarak yönetiliyor. İsrail’in Suriye’nin güney sınırlarına yönelik tekrarlanan askerî saldırıları sürerken, Colani yönetimi de Süveyda’da kaybolan huzurun yeniden sağlanmasında etkili bir rol oynayamamıştır. Bu ortamda İsrail’in, hem sert askerî güç hem de yumuşak nüfuz araçlarını kullanan bir aktör olarak rolü her zamankinden daha belirgin hâle gelmiştir. İsrail’in Suriye’nin bazı bölgelerindeki varlığının sonucu ise, bu ülkenin gelecekteki istikrarını tehlikeye atan derin ve kalıcı bir istikrarsızlığın devamıdır.