Gazze Soykırımının Mirası: Her Toplum İçin Tehlikeli Olabilecek Askerler
Pars Today – Siyonist rejimin Kanal 12’ine bağlı mako internet sitesinde yayımlanan bir rapor, rejim askerleri arasında kurumsallaşmış şiddetin artık küresel güvenlik açısından bir tehdit haline geldiğini ortaya koymaktadır.
mako’da yayımlanan habere göre, işgalci rejimin savcılığı bir asker hakkında kasten adam öldürme suçlamasıyla iddianame hazırlamıştır. Rapora göre sanık, Otoyol 6’daki bir yol verme tartışması sırasında M16 tipi taarruz tüfeğiyle araçtan inmiş, önce karşı tarafı darp etmiş, ardından da yakın mesafeden ateş açmıştır. Olayın ardından boş kovanları toplayarak ve şarjörü değiştirerek delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığı belirtilmiştir.Bu olay, Siyonist rejim askerleri arasında şiddet ve genelleştirilmiş düşman algısının kurumsallaştığını ve bunun gündelik hayata taşındığını göstermektedir. Tehdidi ölümcül güç kullanarak etkisiz hale getirmek üzere eğitilmiş bir kişi, sivil bir durumda da aynı davranış kalıbına başvurmuştur. Basit bir trafik tartışmasında savaş silahına derhal başvurulması, ölümcül şiddetin istisnai bir araç olmaktan çıkıp öngörülebilir ve hatta kalıcı bir tepkiye dönüştüğünü göstermektedir.
Gazze’de iki yıldır süren ve benzeri görülmemiş düzeyde şiddet ve kitlesel öldürmelerle anılan süreçte bu eğilim daha da pekişmiştir. Ölümcül gücün sürekli kullanımı ve bunun normalleşmesi, şiddete başvurmanın istisna değil, çatışmaya verilebilecek makul bir yanıt olarak görülmesine yol açan bir zihniyetin oluşmasına neden olmuştur. Böyle bir tarihsel arka plan ve yaşanmış deneyim çerçevesinde, Siyonist rejim askerleri dünyanın neresinde bulunurlarsa bulunsunlar, içinde yaşadıkları toplum için potansiyel bir risk oluşturabilirler; zira en küçük bir anlaşmazlığı dahi en sert tepkiyle karşılamayı öğrenmiş ve bunu “meşru müdafaa” başlığı altında meşrulaştırmayı içselleştirmişlerdir.