Siyonist rejimin Batı Şeria’daki işgali sürdürme planlarına tepkiler
Pars Today – Filistinli gruplar ve çeşitli ülkeler, Siyonist rejimin Batı Şeria’daki bazı toprakları işgal etmeye yönelik planına tepki göstererek bu adımı uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirdi.
Filistin İslami Direniş Hareketi “Hamas”, yayımladığı bildiride Siyonist rejim kabinesinin Batı Şeria’daki toprakları “devlet arazisi” olarak kaydetmeye yönelik son adımını kınadı ve bunu işgalci fiili durumları dayatma girişimi ile uluslararası hukukun açık ihlali olarak tanımladı.
Arap Parlamentosu Başkanı Muhammed bin Ahmed el-Yemahi de Siyonist rejim kabinesinin Batı Şeria’daki bazı toprakları işgal etme kararını kınayarak, bu kararın uluslararası hukuk ve uluslararası iradenin açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
Bu arada Katar Dışişleri Bakanlığı yayımladığı açıklamada, uluslararası toplumun işgalci rejime bu kararın derhal durdurulması için baskı yapması ve tehlikeli sonuçlarının önlenmesi konusunda dayanışma göstermesinin gerekliliğini vurguladı.
Mısır Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, bu tehlikeli adımın Siyonist rejimin işgal altındaki topraklar üzerindeki hakimiyetini pekiştirmeyi ve Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçladığı uyarısında bulundu.
Siyonist rejim kabinesi, 1967 savaşından bu yana ilk kez Batı Şeria’daki geniş arazileri “devlet arazisi” ilan etmesine izin veren bir planı onayladı.
Kararın hükümlerine göre, Batı Şeria’da özel mülkiyet belgeleri sunulmayan topraklar bu süreç kapsamında devlet arazisi olarak kaydedilecektir.
Bu karar, uluslararası hukuka aykırı olarak Batı Şeria’daki geniş toprak parçalarını işgal ve mülkiyet açısından Siyonist rejime devretmektedir. Bununla birlikte Siyonist yetkililer bu adımı yasal bir girişim olarak göstermeye ve işgalci boyutlarını gizlemeye çalışmaktadır. Bu çerçevede sürecin kademeli, temkinli ve hukuki incelemelerin tamamlanmasının ardından yürütüleceğini açıklamışlardır.
Uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları uyarınca, Siyonist rejimin Batı Şeria’daki bazı toprakları mülkiyetine geçirme planı “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak değerlendirilmektedir ve uluslararası hukuk çerçevesiyle doğrudan çelişmektedir. Küresel düzeydeki kınamanın en önemli nedeni, bu kararın doğrudan Siyonistlerin yasa dışı yerleşim faaliyetlerini genişletme yönünde olmasıdır.
Uluslararası hukuk, işgal altındaki topraklara nüfus transferini (Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesi) kesin biçimde yasaklamıştır. “Devlet arazisi” olarak kaydedilen topraklar çoğunlukla Siyonist rejimin yerleşim faaliyetlerinin geliştirilmesi için kullanılmaktadır.
Bu adım, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve ulusal kaynaklarından yararlanma yönündeki meşru haklarını zayıflatmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararları, Filistin halkının toprak bütünlüğünün ve haklarının korunması gerekliliğini sürekli olarak vurgulamaktadır.
İşgal altındaki bölgelerde uygulanan hukuki sistem çerçevesinde özel mülkiyet belgelerinin tescil süreci Filistinliler için son derece zor, hatta fiilen imkânsızdır. Bu uygulama, Filistinlilerin kontrolündeki toprakları etkin bir şekilde Siyonist rejim kabinesinin kontrolündeki varlıklara dönüştürmektedir. Bu adımın nihai amacı, Siyonist rejimin işgal altındaki topraklar üzerindeki hakimiyetini pekiştirmek ve Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmaktır.
Siyonist rejim kabinesinin bu planı yalnızca idari bir karar değil; ırkçı ve yayılmacı hedefler taşıyan bir işgal planıdır ve yerleşim faaliyetlerinin ve işgal altındaki bölgelerin demografik yapısının değiştirilmesinin yasa dışı olduğu yönündeki küresel mutabakatla tamamen çelişmektedir.
Hamas’ın yanı sıra Arap Parlamentosu ile Katar ve Mısır dışişleri bakanlıkları dahil olmak üzere bölgesel aktörler ve devletlerin sert tepkileri, bu adımın Filistin ve bölgedeki gelişmeler üzerinde geniş kapsamlı sonuçlar doğuracağını göstermektedir. Bu tepkiler, söz konusu sürecin derhal durdurulması ve “tehlikeli sonuçlarının” önlenmesi için baskı uygulanması çağrısında bulunmaktadır.