Yemen'in Deniz Ablukası Suudi Arabistan İçin Yeni Sorunlar Doğuruyor
Parstoday – Yemen'in Suudi Arabistan'a deniz ablukası uygulaması ve Babü'l-Mendeb Boğazını Suudi petrolü taşıyan tankerler için kapatması, Riyad yönetimi açısından yeni sorunlara yol açtı.
Parstoday'in haberine göre, 20 Temmuz 2026 tarihinde Yemen Silahlı Kuvvetleri resmen Suudi Arabistan'a karşı deniz ablukası ilan etti. Bu adım, Suudi Arabistan'ın Sana Havalimanı'na düzenlediği hava saldırıları ve Yemen'e yönelik 12 yıldır devam eden ablukanın sürdürülmesine karşılık olarak atıldı ve 2022 ateşkesinden bu yana gerilimi benzeri görülmemiş bir seviyeye çıkardı.
Yemen, Suudi Arabistan'ın ülkeye uyguladığı ablukanın devam etmesine tepki olarak, "ablukaya karşı abluka" ilkesi doğrultusunda Suudi Arabistan için deniz ulaşımını yasakladığını açıkladı. Bu gelişme Riyad açısından eşi görülmemiş sorunlar doğurdu.
Babü'l-Mendeb Boğazı'nın Suudi petrol tankerlerine kapatılması, ülkenin petrol ihracat maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Tankerler artık Asya'daki varış noktalarına ulaşabilmek için Afrika kıtasının tamamını dolaşmak zorunda kalıyor.
Yemen ordusunun Kızıldeniz'deki uyarıları ve operasyonları nedeniyle Suudi tankerleri Babü'l-Mendeb rotasını kullanamıyor. Bunun yerine Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e geçiyor, ardından Afrika kıtasını dolaşarak Asya'ya ulaşıyor.
Öte yandan, 1970 ve 1980'li yıllarda Suudi petrolünün başlıca alıcıları Avrupa ve ABD iken, günümüzde en büyük müşteriler Doğu Asya'da, özellikle de Çin'de bulunuyor. Bu durum Riyad'ın karşı karşıya olduğu zorlukları daha da artırıyor.
Afrika kıtasının dolaşılması yalnızca yolculuk süresini uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz taşımacılığı maliyetlerini de yükseltiyor. Örneğin, Kızıldeniz'deki Yenbu Limanı'ndan Tayvan'a petrol taşımanın maliyetinin tanker başına bir milyon dolardan fazla arttığı belirtiliyor.
Bir diğer sorun ise tankerlerin Süveyş Kanalı'ndan geçişinde yaşanıyor. Araştırma şirketi Energy Aspects, büyük petrol tankerlerinin kanal kısıtlamaları nedeniyle yarı dolu şekilde geçmek zorunda kaldığını ve yüklerini daha sonra Akdeniz'de yüklediklerini bildirdi.
Habere göre Yemen'in ilan ettiği abluka, Suudi Arabistan'ın hayati deniz ticaret yollarına doğrudan tehdit oluşturuyor. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Babü'l-Mendeb Boğazı bu denklemin merkezinde yer alıyor. Yemen güçleri, Suudi petrol tankerlerinin ülke limanlarına ulaşmasını yasakladı. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın doğusundan Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na günlük 7 milyon varilden fazla petrol taşıyan Doğu-Batı Boru Hattı'nın da ciddi risk altında olduğu ifade ediliyor.
Haberde, bu deniz ablukasının İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla aynı döneme denk geldiği ve bunun Suudi Arabistan'ın alternatif deniz yollarını önemli ölçüde sınırlandırdığı öne sürülüyor.
Aynı zamanda Yemen'in deniz ablukasının Suudi ekonomisine ağır darbe vurduğu belirtiliyor. İddialara göre alternatif güzergâhlar, taşınan her varil petrol için yaklaşık 9 dolar ek maliyet oluşturuyor. Bu durumun Suudi bütçesi üzerinde ciddi mali baskı yarattığı ve ülke petrolünün küresel pazardaki rekabet gücünü azalttığı ifade ediliyor.
Bir petrol tankerinin yakıt maliyetinin yaklaşık 1,26 milyon dolardan 2,87 milyon dolara yükseldiği, Süveyş Kanalı ücretleriyle birlikte her sefer için yaklaşık 2,5 milyon dolar ek maliyet oluştuğu belirtiliyor.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Suudi Arabistan için 2026 yılı ekonomik büyüme tahmini yaklaşık yüzde 2 olarak aktarılıyor. Ekonomi uzmanlarının, ablukanın sürmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkabileceğini öngördüğü ifade ediliyor.
Habere göre şimdiye kadar 16 Suudi gemisi geri dönmek zorunda kalmış, en az üç petrol tankeri de saldırıya uğramıştır. Bu durum, Yemen'in deniz ablukasının operasyonel açıdan etkili olduğunu gösterdiği şeklinde değerlendiriliyor.
Öte yandan Yemen güçlerinin, Yenbu ve Cizan'daki Aramco tesisleri ile Suudi Arabistan'ın güneyindeki Cizan kentine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdığı belirtiliyor. Cizan Petrol Rafinerisi'nde büyük bir yangın çıktığı ve tesisin önemli bir bölümünün tahrip olduğu öne sürülüyor.
Haberde ayrıca, Suudi hava savunma sistemlerinin Yenbu rafinerilerine yönelen balistik füzeleri önlediği ve bunun ülkenin kritik enerji altyapısına yönelik tehdidin ciddiyetini ortaya koyduğu ifade ediliyor.
Tüm bu gelişmelerin, Suudi Arabistan'ın 2022'den bu yana Yemen'de yeniden geniş çaplı bir savaştan kaçınmaya çalıştığı bir dönemde yaşandığı ve Riyad'ın artık askeri, ekonomik ve siyasi boyutları bulunan stratejik bir krizle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Sonuç olarak haberde, Yemen'in deniz ablukasının bölgedeki stratejik dengeleri değiştirdiği ve Suudi Arabistan'ı daha önce görülmemiş bir konuma sürüklediği savunuluyor. Bir zamanlar Yemen'e abluka uygulayan Riyad'ın şimdi aynı politikanın sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu ifade edilirken, mevcut durumun sürmesi halinde enerji alanında daha derin bir krize, küresel petrol piyasalarında istikrarsızlığın artmasına ve bölgesel gerilimlerin tırmanmasına yol açabileceği ileri sürülüyor.
Haberde ayrıca, bu krizin çözümünün yalnızca askeri yöntemlerle mümkün olmadığı; Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını gözden geçirmesi ve ülkeye uygulanan on iki yıllık ablukanın sona erdirilmesine yönelik adil bir çözümü kabul etmesi gerektiği görüşü dile getiriliyor./