Filistinli esirlerin kaygı verici durumu
-
Filistinli esirlerin kaygı verici durumu
Uluslararası camianın Filistinli esirlerin kötü ve vahim şartlarından duyduğu kaygıların devamında uluslararası af örgütü UAÖ de diğer Batılı insan hakları örgütleri gibi genellikle siyonist İsrail’in cinayetlerine karşı sessiz kalmasına karşın bu kez Tel aviv’den iki ay önce açlık grevine başlayan Bilal Kayed’i serbest bırakmasını istedi.
Uluslararası camianın Filistinli esirlerin kötü ve vahim şartlarından duyduğu kaygıların devamında uluslararası af örgütü UAÖ de diğer Batılı insan hakları örgütleri gibi genellikle siyonist İsrail’in cinayetlerine karşı sessiz kalmasına karşın bu kez Tel aviv’den iki ay önce açlık grevine başlayan Bilal Kayed’i serbest bırakmasını istedi. Bilal Kayed, kendisine hiç bir suçlama yöneltilmeksizin ceza süresi dolduktan sonra haksız yere hapiste tutulmasına gösterdiği tepkide açlık grevine başladı. Kayed 2001 yılının sonlarına doğru tutuklandı. İsrail askeri mahkemesi Kayed’i 2002 yılında Filistin halk kurtuluş örgütü ile işbirliği yüzünden 14 yıl hapis cezasına çarptı. Kayed’in Haziran’ın ortalarında serbest bırakılması gerekiyordu, fakat siyonist rejim Kayed’i serbest bırakmamaya karar verdi. Korsan İsrail rejimi kendi çıkardığı yasalara göre Filistinli vatandaşları altı ay boyunca hiç bir haklı gerekçe olmaksızın hapiste tutabildiği gibi, bu süreyi sınırsız bir şekilde uzatabiliyor. Böylece Filistinli esirler hiç bir suçlama dahi söz konusu olmaksızın bu rejimin zindanlarında tutuluyor.
Bu arada son aylarda Filistinli esirlerin durumu gittikçe daha vahim boyutlara ulaştığı belirtiliyor. Filistinli esirler derneği bir süre önce siyonist rejim zindanlarında 1000 kadar Filistinli esirin türlü hastalıklardan acı çektiğini, bunlardan 160 kadarı kanser hastalığına ve diğer kronik hastalıklara yakalandığını ve acilen tedavi altına alınmaları gerektiğini açıkladı.
Hali hazırda siyonist İsrail zindanlarında yedi bini aşkın Filistinli esir yatıyor ve veriler her gün Filistinli hasta esir sayısı arttığını gösteriyor. Öte yandan eli kanlı rejim Filistinli esirlere karşı Cenevre konvansiyonu gibi uluslararası konvansiyonları uygulamaktan kaçınıyor ve türlü yollara baş vurarak bu insanların savaş esiri kategorisinde yer almadığını telkin etmeye çalışıyor. Gerçekte siyonist rejim bu yoldan Filistinli esirlere istediği gibi davranmaya ve istediği işkenceyi uygulamaya çalışıyor. Bu yüzden korsan İsrail tarafından tutuklanan Filistinli esirlerin büyük bir bölümü belirsiz kaderlere mahkum oluyor ve bir çokları bu rejimin zindanlarında şehit düşüyor veya daimi bir şekilde sakat kalıyor veya kanser gibi tedavisi mümkün olmayan hastalıklara yakalanıyor. Uluslararası camia ve insan hakları örgütleri ve özellikle BM ise bu cinayetlere ciddi tepki vermiyor ve bu da eli kanlı siyonistlerin cinayetlerini sürdürmekte daha da küstahlaştırıyor.015