Filistin’in İsrail’in yayılmacı politikalarına itirazı
-
Filistin’in İsrail’in yayılmacı politikalarına itirazı
Korsan İsrail’in Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik yayılmacı girişimlerini arttırmasının ardından Filistin özerk teşkilatı Arap birliği ve İİT’ını siyonist rejimin entrikacı girişimlerini ele almak üzere olağanüstü oturuma çağırdı.
Korsan İsrail’in Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik yayılmacı girişimlerini arttırmasının ardından Filistin özerk teşkilatı Arap birliği ve İİT’ını siyonist rejimin entrikacı girişimlerini ele almak üzere olağanüstü oturuma çağırdı.
Özerk teşkilatın Dışişleri Bakanlığı Pazar günü bir bildiri yayımlayarak siyonist askerlerin ve yerleşkecilerin Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin halkına yönelik saldırılarına işaretle Arap birliği ve İİT’ından bu kışkırtıcı hareketlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti. Bildiride, siyonist rejimin Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik hasmane tutumuna karşı koyma sorumluluğu başta Kudüs’de yaşayan Filistinliler olmak üzere Filistin halkının omuzuna yüklenmemesi gerektiği, bu insanlar naçizane imkanları ile Beytulmukaddes’i ve içinde yer alan İslamî kutsal mekanları savundukları belirtildi.
Katil rejimin Mescid-i Aksa’ya yönelik en yeni saldırısında geçen Pazar günü yüzlerce radikal siyonist yerleşkeci yahudi ayinlerini yerine getirme bahanesi ile Mescid-i Aksa avlusuna girmeye çalıştı. Bu olay yerleşkecilerle Filistinlilerin arasında çatışmaya yol açtı ve çok sayıda Filistinli siyonist yerleşkeciler ve askerlerce yaralandı.
Bundan önce siyonist Başbakan Netanyahu bu rejimin parlamentosunda yaptığı konuşmada BM kararnamelerine aykırı bir şekilde Kudüs ebediyen İsrail’in başkenti olacağını ve bu bölgeyi Filistinlilere bırakmayacaklarını belirtti.
Bu yüzden Filistin halkı ve yetkilileri radikal siyonistlerin her gün Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya saldırıları Tel aviv’in destekleri ile gerçekleştiğini ve nihai amacı bu kutsal mekanı zaman ve mekan ekseninde paylaşmak olduğunu belirtiyor.
Buna karşın Filistinli yetkililerin Arap birliğini ve İİT’ını acil oturuma çağırması bir kaç açıdan değerlendirilebilir. İlkin bu çağrı, özerk teşkilat işgalci düşmanla uzlaşma müzakerelerini sürdürme konusunda ısrar ettiği bir sırada gündeme geliyor, oysa Filistin milleti ve direniş grupları sürekli uzlaşma müzakerelerine karşı çıkıyor. İkincisi bu çağrı Mısır ve Arabistan gibi Arap birliğinin ağır topları resmen İsrail ile ilişkileri bulunduğu bir sırada gündeme geliyor ve bu yüzden bu zümreden Filistin milletinin haklarını ihya etme beklentisi beyhude bir beklentidir.015