Filistinli esirler; direniş ve fedakarlık simgesi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i34129-filistinli_esirler_direniş_ve_fedakarlık_simgesi
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esir İşleri Yüksek Kurulu Başkanı İsa Karaki, işgal rejimi siyonist İsrail hapishanelerinde açlık grevi başlatan Filistinli esirlerin durumunun kritik olduğu konusunda uyarıda bulundu. İsrail askerleri, açlık grevindeki tutuklulara destek olmak için Ofer Hapishanesi girişinde eylem yapan Filistinlilere plastik mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 21, 2016 07:04 Europe/Istanbul
  • Filistinli esirler; direniş ve fedakarlık simgesi

Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esir İşleri Yüksek Kurulu Başkanı İsa Karaki, işgal rejimi siyonist İsrail hapishanelerinde açlık grevi başlatan Filistinli esirlerin durumunun kritik olduğu konusunda uyarıda bulundu. İsrail askerleri, açlık grevindeki tutuklulara destek olmak için Ofer Hapishanesi girişinde eylem yapan Filistinlilere plastik mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Dün Cumartesi günü açlık grevinde bulunan Filistinli esir Bilal Kayed'in durumum çok kötü olduğunu ve kendilerini kaygılandırdığını bildiren  Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esir İşleri Yüksek Kurulu Başkanı İsa Karaki, Filistinli esir Bilal Kayed'in başlatmış olduğu açlık grevi sonucu hayatını kaybetme imkanı bulunduğunu söyledi.

İsa Karaki bu hafta Pazartesi günü  Bİlal Kayid'in duruşmasının yapılacağına temasla, siyonist işgalcilerin derhal Kayid'i serbest bırakmaları gerektiğini, aksi takdirdi söz konusu esirin ölümünün kesin olduğunu bildirdi.

İşgal rejimi İsrail hapishanelerinde hukuksuz uygulamalara maruz kalan Filistinli esirler, tepkilerini en etkili şekilde ortaya koyup haklarını aramak için on yıllardır sık sık açlık grevlerine başvuruyor.

Filistinli esirlerin toplu açlık grevi eylemlerinin yaklaşık 50 yıllık bir geçmişi var.

İsrail askerlerinin darp ve hakaretlerinin son bulması ve koğuşlardaki koşulların iyileştirilmesini talep eden Filistinli esirler, ilk kez 1968 yılında üç gün boyunca açlık grevi girişiminde bulundu.

Aşkelon (Askalan) kentinde yer alan İsrail hapishanesindeki Filistinli esirlerin 11 Aralık 1976'da başlattığı toplu açlık grevi ise 65 gün sürdü ve o dönem tüm dünyanın dikkatini çekti.

İsrail ile 2011'de varılan esir takası anlaşması uyarınca serbest bırakıldıktan sonra tahliye şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Temmuz 2012'de yeniden tutuklanan Samir el-İsavi ise, Ağustos 2012'den Nisan 2013'e kadar sürdürdüğü 9 aylık açlık greviyle İsrail hapishanelerindeki Filistin direnişinin sembol ismi haline gelmişti.

Siyonist İsrail'in haksız uygulamalarına tepki göstermek için açlık grevine başvuran son isimlerden biri Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) mensubu Bilal Kayid oldu.

Filistin'in Nablus kentinden Kayid, yaklaşık 15 yıllık esareti  ardından İsrail makamlarının, hakkında 6 ay "idari tutukluluk" kararı vermesi üzerine 15 Haziran'da açlık grevine başladı.

Açlık grevinde 60 günü geride bırakan Kayid'in sağlık durumunun iyi olmadığı ancak hastanede elleri bağlı şekilde eylemini sürdürdüğü belirtiliyor. Filistinli diğer bazı esirler de Kayid'e destek için başladıkları açlık grevine devam ediyor.

Filistinli tutuklular, idari tutukluluk politikasının sona ermesi, tek kişilik hücrelerde tutulmamaları, koğuşlara yönelik baskınların son bulması, yakınları ve özellikle çocuklarının ziyarete gelebilmesi, hasta tutukluların tedavi hakkı ve tutuklulara yönelik hem bireysel hem de toplu cezaların kaldırılması gibi taleplerini dile getirmek amacıyla açlık grevine başvuruyor.

Diğer yandan cezaevlerinde Filistinli esirlere yönelik baskıları her geçen gün artıran siyonist İsrail rejiminin kendi hedef ve planlarında yenilgi ardına yenilgi almakta olduğunu ve bu baskılarla Filistin direnişini zayıflatmak istemektedir.

Dünya toplumunun ve uluslararası kuruluşlarının Filistin'de yaşanan olaylar karşısındaki sorumsuz tutum ve vurdum duymazlıkları ise işgal rejimi İsrail'in bu zulüm ve cinayetleri sürdürme konusunda daha da cesaretlenmesine sebep olmakta.

Ancak tüm bu baskılara, uluslararası sorumsuzluklara rağmen Filistin halkı ve direnişi kendi davasını sürdürme konusunda kararlı olup, işgal rejimi cezaevlerindeki Filistinli esirlerin bu direniş ve eylemleri bunun bir örneğidir. Filistinli esirlerin zindanlardaki eylemleri dışarıda Filistin halkı içinde de geniş yankı bulmuş ve Filistinlileri esirlere destek için caddelere çekmiştir.

Nitekim Filistinli direniş gruplarının çağrısı üzerine, onlarca kişi "açlık grevindeki tutuklulara" destek olmak amacıyla Ramallah'taki Beytunya beldesinden başlayarak Ofer Hapishanesi'nin bulunduğu bölgeye yürüdü.

İsrail'in idari tutukluluk uygulamasını protesto eden eylemciler, başta Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) mensubu Bilal Kayid olmak üzere açlık grevi yapan tüm tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.

Hapishane girişine ulaşan Filistinli grubu dağıtmak için İsrail askerleri, plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Müdahale sırasında çok sayıda kişi gazdan etkilenerek boğulma tehlikesi geçirmiştir. Filistinliler Kayid ve öteki esirlerin serbest bırakılmamaları durumunda eylemlerini şiddetlendirerek sürdürecekleri tehdidinde bulunmuştur. Bu durum ise siyonist rejim yetkilileri kaygılandırmış ve tüm askeri ve güvenlik güçlerini teyakkuza geçirmiş bulunuyor.