Irkçılık; Siyonist rejimin mahiyeti
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i35965-irkçılık_siyonist_rejimin_mahiyeti
Korsan İsrail polis teşkilatının baş müfettişini Roni El Şeyh siyonist askerlerin siyahi yahudilere karşı şiddet içerikli uygulamalarını savunduğu açıklamasında, siyahilere kuşkulanmanın doğal bir durum olduğunu ileri sürdü.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 02, 2016 08:48 Europe/Istanbul
  • Irkçılık; Siyonist rejimin mahiyeti
    Irkçılık; Siyonist rejimin mahiyeti

Korsan İsrail polis teşkilatının baş müfettişini Roni El Şeyh siyonist askerlerin siyahi yahudilere karşı şiddet içerikli uygulamalarını savunduğu açıklamasında, siyahilere kuşkulanmanın doğal bir durum olduğunu ileri sürdü.

 

 

Korsan İsrail polis teşkilatının baş müfettişini Roni El Şeyh siyonist askerlerin siyahi yahudilere karşı şiddet içerikli uygulamalarını savunduğu açıklamasında, siyahilere kuşkulanmanın doğal bir durum olduğunu ileri sürdü.

Siyonist rejim polis teşkilatı baş müfettişi Roni El Şeyh, Tel aviv’de avukatlar birliğinin konferansında yaptığı konuşmada, siyonist askerlerin Etyopya kökenli siyahi yahudilerin eylemlerine yönelik orantısız güç kullanmasını savunarak, İsrail askerlerin siyahi yahudilere karşı şiddete baş vurması doğal bir konu olduğunu, çünkü İsrail polisine göre siyahi bir yahudi kuşkulu biri olduğunu ileri sürdü.

Korsan İsrail polis teşkilatının işgal altındaki Filistin topraklarına göç ettirilen siyahi yahudilere yönelik ırkçı açıklaması, bu insanların sürekli İsrail polis gücünün taciz ve şiddetine maruz kaldığı bir sırada gündeme geliyor. Irkçı rejim İsrail yasalarına göre bu rejimin polis teşkilatı işgal altına göç eden siyahi yahudileri hatta bir yıl boyunca yargılanmaksızın gözaltında tutabiliyor.

Aslında korsan İsrail rejiminin ırkçı politikaları yüzünden işgal altındaki Filistin topraklarına göç eden Afrikalı siyahi yahudi göçmenler çok kötü şartlar altında yaşıyor. Bilindiği üzere 1984 ve 1991 yıllarında düzenlenen iki büyük yahudi göçü sırasında yaklaşık 135 bin Etyopyalı siyahi yahudi (Falaşeler) siyonist rejimin yalan dolan propagandalarının etkisi altında kalarak daha iyi bir yaşam umuduyla işgal altındaki Filistin topraklarına göç ettirildi. Ancak bu insanlar tüm beklentilerinin aksine geldikleri burada ırkçılığa ve şiddete maruz kaldı.

Verilere göre Etyopyalı siyahi yahudilerin %85 kadarı işgal altındaki Filistin’de yoksulluk sınırı altında yaşıyor ve bir çokları da işsizlik sorunu yaşıyor. Genelde Falaşeler işgal altındaki Filistin’de türlü ayrımcılıklara maruz kalıyor. Örneğin bu insanlar kan bağışında bulunamıyor veya hiç kimse onlarla evlenmiyor ve yine siyonist rejimde bir çok okul bu insanların çocuklarının kaydını yaptırmıyor.

Gerçekte siyonist rejimin bu tür uygulamaları, Güney Afrika’da Apartaid döneminde hakim olan ırkçı uygulamaları hatırlatıyor. Güney Afrika’da Apartaid döneminde de siyahilerin geçtikleri güzergahtan kullandıkları taşıtlara kadar bir çok alanda beyazlardan ayrılmaları ırkçı rejimin gündeminde olan konulardı.

Korsan İsrail de sınıfların üstünlüğü temelinde kurulan bir toplumdur ve Batı kökenli Eşkinazi yahudilerin bu toplumda en üstün konumda yer alıyor ve genellikle Etyopya’dan gelen siyahi yahudiler ise bu toplumun en alt tabakasında bulunuyor ki bu da başlı başına İsrail rejiminin ırkçı ve Apartaid rejimi olduğunu ortaya koyuyor. İsrail’in ırkçılığının en somut örneği işgal altındaki Filistin’de bu toprakların esas sahibi olan Filistin halkına karşı uyguladığı ırkçı tutumdur. Ancak siyonist rejimin siyahi yahudileri karşı tutumu bu rejimin sadece Filistin milletine karşı ırkçılık yapmadığını ve bundan başka kendi toplumu içinde de göçmen yahudilere karşı sürekli ırkçılık yaptığını gösteriyor.

Siyonist rejimde yahudilerin Batı kökenli Eşkinazi ve Doğu kökenli Safaradi ve Afrika kökenli Falaşe yahudileri olmak üzere çeşitli sınıflara ayrılması bu rejimin ırkçılığının açık işaretidir. Nitekim Safaradi yahudileri işgal altındaki Filistin’de siyonist toplumun önemli bir bölümünü oluşturmasına karşın ikinci sınıf vatandaşı sayılıyor ve Eşkinazi yahudiler birinci sınıf vatandaşlığını kimseye bırakmıyor ve bu rejimin yönetimi de bu sınıfın tekelinde bulunuyor. Buna göre Safaradi yahudilerl işgal altındaki Filistin’de ikinci sınıf vatandaşı sayıldıkları için bir çok sosyal ve siyasi mevkiden mahrum kalıyor. Falaşe yahudilerin durumu ise daha da vahimdir. Bu ırkçı tutum korsan İsrail toplumunda adalet diye bir şey olmadığını da açıkça ortaya koyuyor.