Arabistan’ın İran’a yönelik tekrarlı iddiaları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i35968-arabistan’ın_İran’a_yönelik_tekrarlı_iddiaları
Ortadoğu bölgesi yaklaşık on yıldır derin bir kriz ve kaos içindedir. Bazı gözlemciler bu süreçte Arap ülkelerinde durumun iyice kontrolden çıktığını belirtiyor. Kuşkusuz bu durumun bu şekilde devam etmesi bölge milletleri ve ayrıca dünya barışı ve güvenliği için kötü sonuçları olacaktır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 02, 2016 08:50 Europe/Istanbul
  • Arabistan’ın İran’a yönelik tekrarlı iddiaları
    Arabistan’ın İran’a yönelik tekrarlı iddiaları

Ortadoğu bölgesi yaklaşık on yıldır derin bir kriz ve kaos içindedir. Bazı gözlemciler bu süreçte Arap ülkelerinde durumun iyice kontrolden çıktığını belirtiyor. Kuşkusuz bu durumun bu şekilde devam etmesi bölge milletleri ve ayrıca dünya barışı ve güvenliği için kötü sonuçları olacaktır.

 

 

Ortadoğu bölgesi yaklaşık on yıldır derin bir kriz ve kaos içindedir. Bazı gözlemciler bu süreçte Arap ülkelerinde durumun iyice kontrolden çıktığını belirtiyor. Kuşkusuz bu durumun bu şekilde devam etmesi bölge milletleri ve ayrıca dünya barışı ve güvenliği için kötü sonuçları olacaktır.

Peki ama hangi etkenler bölgenin bu hale gelmesine sebebiyet vermiştir? Gerçekte bölgedeki bazı rejimlerin despotluğu ve fesadı, siyasi ve sosyal elit kesimin dağınıklığı, bölgede dini ve etnik çatışmaların körüklenmesi ve siyasi ve güvenlik eksenlerinde istikrarsızlığa yol açması, bölgenin bu hale gelmesinde etkili olan bazı etkenlerdir. Ancak tüm bu bileşenlerin yanında İslam adına bölgeye kin, nefret ve şiddet tohumu serpen IŞİD gibi tekfirci bir terör örgütünün durumu ve bunun devamında Amerika’nın bölgeye yoğun bir şekilde müdahalede bulunması da bölgenin şimdiki duruma gelmesinde etkili olmuştur.

Bölgeyi bu hale getiren bileşenlerden biri de 11 Eylül 2001 olaylarıdır ki Batı’nın sözde terörle mücadele bahanesi ile bölgeye yönelik yeni müdahale dalgasını tetiklemiştir. Fakat siyaset aleminde kolay kolay gözardı edilemeyecek bir ilke vardır. Bu ilkeye göre bir savaşı, bir isyanı veya bir krizi başlatabilirsiniz, ama onu istediğiniz gibi sona erdirmeniz mutlaka mümkün olmayabilir. Bunun en somut örneği Arabistan’ın bölgede son yıllarda izlediği politika ve bölgede güç dengelerini kendi lehine değiştirme çabalarıdır. Arabistan Saddam rejimini İran’a saldırma konusunda teşvik etmekte önemli rol ifa etti. Bu yüzden Saddam İran’a saldırdı ve Doğu ve Batı onu desteklemeye başladı. o savaşta İran’ın Fars körfezindeki Arap komşuları ve en başlarında Arabistan rejimi Irak’ın yerine İran’a karşı kullanılan silahlar için milyarlarca dolar para ödedi. Fakat bu savaş, onu başlatanların istediği gibi sona ermedi.

Şimdi ise Yemen savaşında da Arabistan aynı hatayı işliyor. Arabistan petrol silahını kullanarak İran’a karşı kendince iktisadi savaş başlattı. Arabistan petrol fiyatlarında krizi siyasi amaçlı çıkarmaya başladı, ama şimdi en başta kendisi bu durumdan etkilendi, öyle ki içine düştüğü bataklıktan da kurtulamaz oldu.

Fakat Arabistan yeni ders almadı ve bu tehlikeli oyunu sürdürmekte ısrar ediyor. Arabistan’ın üst düzey yetkililerinin son günlerde yaftalarını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr Pekin’de yaptığı açıklamada İran’a yönelik mesnetsiz iddialarını tekrarladı ve Tahran yönetimini bölgede istikrarsızlığı körüklemekle suçladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi ise Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr’in iddialarına gösterdiği tepkide, Suud rejimi elebaşıları bariz stratejik hataları yüzünden kendilerini terörün ve Yemen, Suriye ve Irak’ta akıttıkları masum kadınların ve çocukların kanından oluşan kanlı bataklığın esiri ettiklerini, şimdi ise acizane feryat etmeleri ve başkalarına yönelik içi çıkmış iddiaları tekrarlamak yerine geçmişte izledikleri yanlış yöntemleri düzeltmeyi düşünmeleri gerektiğini belirtti.

Gerçekte bölgede yaşanan gelişmelere ve Arabistan’ın çıkardığı krizlere bakıldığında, bölge ülkelerinin sırf Arabistan’ın bu tür politikaları yüzünden ciddi zararlara uğradığı anlaşılıyor. Bugün Ortadoğu bölgesi kendi tarihinin en kötü günlerine geride bırakıyor, çünkü hiç bir zaman bunca yıkım ve milyonlarca insanın ölümü ve avareliğine şahit olmamıştı. Kuşkusuz bu durumun bir tek kazanan tarafı olmuştur ve o da siyonist rejim İsrail’dir.

Her halükarda Arabistan’ın bu cinayetlerini ve teröre destekten Yemen’de bebek katilliği gibi durumları örtbas etme çabalarına karşın tüm dünya bu rejimin mahiyetini öğrenmiştir.015