Şam’ın Halep’e özerklik verilmesi planına tepkisi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i50035-Şam’ın_halep’e_özerklik_verilmesi_planına_tepkisi
Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, BM Suriye özel temsilcisi Stephan De Mistura’nın Halep’in doğusuna özerklik verilmesi ile ilgili planı tamamen geçersiz ve kabul edilemez olduğunu açıkladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 29, 2016 20:38 Europe/Istanbul
  • Şam’ın Halep’e özerklik verilmesi planına tepkisi
    Şam’ın Halep’e özerklik verilmesi planına tepkisi

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, BM Suriye özel temsilcisi Stephan De Mistura’nın Halep’in doğusuna özerklik verilmesi ile ilgili planı tamamen geçersiz ve kabul edilemez olduğunu açıkladı.

 

 

 

 

 

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, BM Suriye özel temsilcisi Stephan De Mistura’nın Halep’in doğusuna özerklik verilmesi ile ilgili planı tamamen geçersiz ve kabul edilemez olduğunu açıkladı. Pazar günü De Mistura ile Şam’da görüşen Muallim basın toplantısında yaptığı açıklamada, De Mistura’nın Suriye barış müzakerelerinin yeniden başlaması için ciddi adım atmadığını ve bu müzakereler için herhangi bir tarih de açıklamadığını kaydetti. Suriye krizinin çözümünde BM’nin rolüne vurgu yapan Muallim, Şam yönetimi her türlü dış müdahaleden bağımsız olan her türlü oturumu olumlu karşıladığını, bu oturumun Suriye’de veya Cenevre’de düzenlenmesi fark etmediğini belirtti. Muallim ayrıca teröristler ne zaman Halep’tan çıkacak olursa Şam yönetimi onlar için bir mekan belirleyeceğini, Suriye yönetimi şimdiye kadar da teröristlere üç kez süre tanıdığını ve ateşkes uyguladığını ifade etti.

 

Muallim, Halep’in doğusunda teröristlerin 275 bin Suriyeli vatandaşı rehin aldığı bir sırada Şam yönetiminin görevi bu vatandaşları korumak olduğunu vurguladı.

 

Gerçekte BM Suriye özel temsilcisi De Mistura’nın garez-kar ve aynı zamanda çelişki arz eden tutumu bir kez daha kamuoyunda De Mistura’nın Suriye krizinde samimi olmadığı ve daha çok Suriye düşmanlarının bölücü planlarına yöneldiği kanaatini güçlendirdi.

 

Suriye yönetiminin muhalifleri Suriye ordusu ve direniş güçleri karşısında art arda hezimetlerine rağmen Şam yönetimi ve uluslararası çevrelerin barışçıl çözüm yollarına karşı çıkmaya ve Suriye milletini rehin almaya devam ediyor. Bu şartlarda Suriyeli muhaliflerin sözde milli koalisyonu BM Suriye özel temsilcisinin Halep’te ateşkes için sunduğu planı kabul ettiklerini açıkladı. Suriyeli muhalifler defalarca ateşkes ve barış müzakerelerinin yeniden başlaması için Suriye’de bazı bölgelerin onlar için güvenli bölge ilan edilmesini istediklerini gündeme getirdi. Suriyeli muhalifler bu bölgelerde Suriye ordusu ve halk güçleri ve onlara ait hiç bir silah ve teçhizat bulunmaması gerektiğini de istiyor. Bu arada De Mistura’nın teröristlerin Suriye’nin kaderine yönelik planlarını tamamlayan planları da aslında bu ülkeyi parçalamayı hedeflediği gözleniyor. Gerçekte bu tür planlar Suriye’nin milli egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik şom  planların düşünüldüğünü ortaya koyuyor. Buna karşın De Mistura bir de Suriye’de milli egemenliğin korunmasından dem veriyor, öyle ki Şam’da Muallim ile görüştükten sonra BM içinden veya dışından hiç kimse Suriye’nin milli egemenliğini sorgulamaması gerektiği temel ilkeye saygı duyduğunu ileri sürdü.

 

Aslında BM Suriye özel temsilcisi De Mistura’nın son dönemde çelişkili açıklamalarını suriye7de yaşanan gelişmelerin çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Suriye’de teröristler özellikle Halep’te art arda hezimete uğraması ve Şam yönetiminin bu bölgeyi teröristlerden tamamen temizlemekte kararlı olması teröristleri ve hamilerini derinden kaygılandıran bir konudur. Bu şartlarda teröristlerin hamileri de türlü yollara baş vurarak Halep’i kurtarma operasyonunu erteletmeye ve böylece teröristlere BM gibi siyasi kanallardan yeniden toparlanma fırsatı sunmaya ve zemini Suriye’ye yönelik şom hedeflerinin gerçekleşmesi için hazırlamaya ve Suriyeli muhaliflerin bu ülkenin bazı bölgelerine musallat olmayı dayatmaya çalışıyor.

 

Gerçekte BM Suriye özel temsilcisinin tutumu da teröristlerin ve hamilerinin etkisi altında kalması kamuoyunda ciddi eleştirilere neden oluyor. Zira De Mistura’nın teröristlerle ve hamileri ile eşgüdümlü hareket etmesi BM’nin Suriye krizini çözme sürecinde ifa edeceği rolünü olumsuz etkiliyor ve doğal olarak BM’ye yönelik eleştirileri de arttırıyor.015