BM Genel Kurul'dan İsrail Aleyhinde Kararname
ABD'nin yeni seçilmiş başkanı Donald Trump'ın girişimleri sonucu Güvenlik konseyi, Mısır tarafından İsrail'e karşı teklif olunun kararnamenin görüşülmesinin başka bir zamana ertelenmesini istemesine rağmen BM Teşkilatı Genel Kurulu bir kararname yayınlayarak, İsrali'i Lübnan'a 850 milyon dolar ödemeye mahkum etti.
Lübnan çevre Sağlığı Bakanı Tarık El-Hatip konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Lübnan Dışişleri bakanlığı ile Çevre Sağlığı bakanlığının işbirliği sonucu BM Teşkilatı Genel Kurulunun 22 Aralık Perşembe günkü oturumunda kabul ettiği kararnameyle İsrail rejimini Lübnan'a verdirdiği çevre ziyanlarından ötürü 856 milyon 400 bin dolara mahkum ettiğini açıkladı.
Elbette her kesin malumu olduğu üzere işgal rejimi siyonist İsrail rejiminin en önemli özelliği cani, yayılmacı ve işgalci bir rejim oluşudur ve kurulduğu tarihten şimdiye kadar kendi gayrı meşru varlığını hep cinayet işleyerek devam ettirebilmiş, bu hususta Lübnan ve Filistin'e karşı hiç bir cinayetten geri kalmamıştır. Siyonist rejim özellikle 2006 yılında Lübnan'a yönelik başlattığı ve 33 günlük savaş olarak meşhur olan savaşta 1300 Lübnan vatandaşı yaşamını yitirmenin yanı sıra Lübnan'ın el-Cayye bölgesinde yer alan yakıt depoları ve elektrik santralini bombardıman ederek imha etmesi sonucu ülkenin bir bölümünün elektrik enerjisinin kesilmesinin yanı sıra bu merkezden sızan petrol ülkenin kıyılarının önemli bir kesimini kirletmiş ve çevre sağlığına önemli ziyanlar vermişti. Bu savaş BM Güvenlik konseyin 1701 sayılı kararnamesi ile son bulmasına rağmen bu savaşın asıl müsebbibinin İsrail olduğunun tüm dünya tarafından bilinmesine rağmen İsrail'in kınanmasına dair kararname'de en ufak bir tabir geçmemiştir.
Bu son kararnameyle ilgili önemli bir husus şudur ki BM Genel kurul öyle bir ortamda siyonist rejimi tazminat ödemekle mükellef kılmaktadır ki bu kararnamelerin icrai bir gerekliliği yoktur ve İsrail bu tazminatı ödemeyebilir. Ama en azından bu kararname, işgal rejiminin gerçek kimliğinin tescillenmesi ve nasıl bir kimliğe sahip olduğunun daha iyi anlaşılması yönünden yasal bir gerekçe sayılmaktadır.
Diğer yandan BM Güvenlik Konseyi İsrail rejiminin yayılmacı politikası ve site inşa çalışmalarını kınayıcı bir karar tasvip etti. BM Güvenlik Konseyinin 14 üyesi onayladığı bu önergeye karşı ABD çekimser oy kullandı. Böylece geçen 36 sene boyu, ABD ilk kez işgal rejimi İsrail ile ilgili bir önergeyi veto etmedi.
Mısır'ın Siyonist Rejim’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini kınama ve durdurma tasarısının görüşen BM Güvenlik Konseyi, ABD'nin çekimser kalması karşısında kararnameyi kabul etti.
BM Güvenlik Konseyi’nin 14 üyesinin onayladığı bu tasarıya karşı ABD çekimser oy kullandı.
Bu tasarı, ABD'nin bu konuda daha fazla inceleme yapılması gerekçesiyle oylama zamanının ertelenmesini istemesine rağmen zamanında gerçekleşti.
ABD’nin seçilmiş yeni Başkanı Donald Trump oylamadan önce, bu önergenin veto edilmesini istemişti ve bunun Siyonist Rejim’i müzakerelerde daha güçsüz konuma düşüreceğini açıklamıştı.
Ayrıca Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle görüşüp ABD’nin yeni hükümetine Filistin krizine gerekli çözüm yolu bulması için yeterli fırsat tanınması gerektiğini vurgulamıştı.
Siyonist Rejim Başbakanı Benjamin Netanyahu ise twitter hesabında paylaştığı bir mesajla ABD’nin bu önergeyi veto etmesini talep etmişti.
ABD, 2011 tarihinde de BM Güvenlik konseyinin bu konudaki bir başka kararnamesini veto etmişti.
BM Güvenlik konseyinin özellikle İsrail rejimi ile ilgili mantıksız ve taraf tutucu davranışları, aslında siyonist İsrail rejimininin cinayetlerinin tescillenmesine neden olduğu gibi aynı zamanda bu teşkilatın işlevsizliğine de bir örnektir.