Kudüs İntifadası Beşinci Ayında
-
Kudüs İntifadası Beşinci Ayında
Kudüs intifadası tüm hızıyla devam ederken beşinci ayında girdi. İntifadanın devam etmesi ise Filistin milletinin zalim siyonistlere karşı direnişini sürdürmekte kararlı olduğunu gösteriyor.
Kudüs intifadası tüm hızıyla devam ederken beşinci ayında girdi. İntifadanın devam etmesi ise Filistin milletinin zalim siyonistlere karşı direnişini sürdürmekte kararlı olduğunu gösteriyor. Öte yandan intifadanın şiddetlenmesi de korsan İsrail’in Filistin milletinin kıyamını bastırmakta başarısız olduğunu ortaya koyuyor. Eli kanlı rejim Filistin milletine karşı cinayetlerini şiddetlendirmek ve aralarında dehşet ve panik atmosferi yaratmak sureti ile direnişten el çekmelerini sağlamaya çalışıyor. Ancak şiddete dayalı bu politikanın sonucunda son aylarda 186 Filistinli vatandaşın şehit düştüğü gözleniyor. Filistin kızılay cemiyeti geçen yılın Ekim ayında başlayan Kudüs intifadası çerçevesinde 186 şehidin dışında 22 bin Filistinlinin de yaralandığını, yüzlerce Filistinli de tutuklandığını duyurdu.
Kudüs intifadası, siyonistlerin tüm cinayetleri devam ettiği bir sırada 150. Gününe girdi. Filistinli gençler ise hedeflerine ulaşmakta kararlı görünüyor. Filistinli mücahitler korsan İsrail’in cinayetlerine gösterdikleri tepkide, Kudüs intifadası başladığı günden beri şimdiye kadar yüzlerce kez Filistinlileri katleden siyonist yerleşkecilere ve İsrailli askerlere karşı operasyon düzenledi.
Kuşkusuz Kudüs intifadasının şiddetlenmesi son aylarda siyonist rejimi daha da şaşkına çevirdiği ve acizliğini gözler önüne serdiği ve çok kırılgan bir konuma getirdiği gözleniyor.
Filistin milletinin siyonistlerin işgalciliğine karşı direnişi ta korsan İsrail şom varlığını ilan ettiği günden itibaren başladı, fakat eli kanlı siyonistler her türlü baskıcı yönteme baş vurarak bu milleti şanlı direnişinden vaz geçirmeye çalışıyor. Gerçekte siyonistlerin esas amacı Beytulmukaddes’e tam musallat olmak ve Mescid-i Aksa’yı yıkarak yerine hayali Süleyman tapınağını inşa etmektir. Ancak Filistin milleti siyonistlere asla bu şom hedeflerine ulaşamayacağını göstermiştir. 2000 yılında siyonist rejimin eski Başbakanı Arial Şaron’un Mescid-i Aksa’ya girerek bu kutsal mekanı kirletmesinin ardından başlayan Filistin intifadası da bu gerçeği doğrulamaktadır. Şaron Mescid-i Aksa’ya girerek Filistin milletini kışkırttı ve böylece Filistin intifadasını tetikledi.
Her halükarde Filistin milletinin son yıllarda sergilediği direniş ve özellikle 2005 yılında İsrail’i Gazze şeridinden geri çekilmeye zorlaması ve ardından 2009 ve 2012 ve 2014 yıllarında Tel aviv’in Gazze’ye dayattığı savaşlarda siyonistleri bozguna uğratması, Filistin milletinin tüm ülküleri gerçekleşinceye dek direnişini sürdüreceğini gösteriyor. Nitekim Filistin gelişmeleri, intifadanın ve direnişin asla durmayacağını, bilakis daha geniş boyutlara ulaşacağını ortaya koyuyor.015