Rusya'nın Suriye'de güvenli bölge kurma konusunda Amerika Başkanı Trump'u uyarması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i59423-rusya'nın_suriye'de_güvenli_bölge_kurma_konusunda_amerika_başkanı_trump'u_uyarması
ABD Başkanı Donald Trump, ABC  TV kanalına verdiği demecinde;  Suriye'de 6 yıldır süren iç savaş sonucu ortaya çıkan milyonlarca mültecinin Avrupa ülkeleri yerine "ülke içinde oluşturulacak güvenli bölgelerde" kalmalarının daha doğru olacağını belirtti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 27, 2017 05:03 Europe/Istanbul
  • Suriye
    Suriye

ABD Başkanı Donald Trump, ABC  TV kanalına verdiği demecinde;  Suriye'de 6 yıldır süren iç savaş sonucu ortaya çıkan milyonlarca mültecinin Avrupa ülkeleri yerine "ülke içinde oluşturulacak güvenli bölgelerde" kalmalarının daha doğru olacağını belirtti.

 Donald Trump, "Suriye'de halk için kesinlikle güvenli bölgeler oluşturacağım,  bence Avrupa, milyonlarca insanın Almanya ve diğer ülkelere alınmasına izin vermekle büyük bir hata yaptı. Şimdi orada yaşananlar tam bir felaket." dedi. Trump ayrıca çok fazla terör barındıran ülkeler olduklarını iddia ettiği İran, Irak, Suriye, Yemen ve Libya gibi İslam ülkelerinden gelen Müslümanların Amerika'ya alınmaması gerektiğini, Ülkemizin bu kişiler olmadan da zaten yeterince sorunu var." ifadelerini kullandı.

 Trump'un Müslüman düşmanlığı ve diğer yandan da Suriye'de güvenli bölge kurma gereğinden söz etmesi, Rusya'nın itiraz ve uyarılarına sebep oldu.

Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitry Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de güvenli bölge oluşturulacağına ilişkin yaptığı açıklamada, “Tüm sonuçlar düşünülmeli” dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Trump yönetiminin Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulmasına ilişkin planının açıklanmasından önce Rusya’ya danışmadığını dile getirdi. “Amerikalı ortaklarımız, bize danışmadı. Bu bağımsız bir karar” diyen Peskov, “Bu plan, mültecilerle olan durumu şiddetlendirmemesi açısından önemli. Ancak, büyük ihtimalle tüm sonuçlar düşünülmeli, Suriye hükümetiyle koordineli olarak güvenli bölgenin kurulması gerektiği” ifadelerini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Suriye'de güvenli bölgeler oluşturulsun" talimatı vereceğine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Türkiye'nin başından beri güvenli bölge oluşturulması görüşünü savunduğunu söyledi. Erdoğan hükümeti defalarca Amerika'ya Suriye'de güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge oluşturmak ve Tekfirci terör örgütlerini güvenli bölgelerde koruma altına almak için yalvarmıştı. Ancak Amerika Başkanı Barack Obama, Güvenli bölge oluşturulmasının büyük maliyeti olacağını, büyük bir askeri gücün bu bölgelerde konuşlandırılması gerektiğini, hatta Rusya ile savaş başlama ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürüp muhalefet etmişti.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Amerika'nın güvenli bölge oluşturmak için TSK'yi hizmetine vereceklerini söylemişti. Ancak Amerika yine de Erdoğan'ın bu önerisini reddetmişti. Askeri ve güvenlik uzmanlarına göre, Amerika'nın ve bölgesel İşbirlikçilerinin Suriye'de güvenli bölge oluşturma fikri bir kuruntudan ibarettir. Çünkü daha büyük ve geniş çaplı savaşlar ve güvensizliklerle katliamlar yol açabilir. Suriye hükümetiyle müttefikleri de Suriye'nin kuzey bölgelerinde sözde güvenli bölge oluşturmaya izin vermeyeceklerdir. Bu nedenle işgalci güçlerle Suriye ordusu arasında doğrudan savaşlar başlayabilir. Amerika da güvenli bölge oluşturmak için kara, hava güçlerini Suriye topraklarında konuşlandırmalıdır. Türkiye hükümetinin de Trumpla yoldaşlık edip sözde güvenli bölge kurmaya kalkışması da Astane bildirgesinin açık ihlali olur. Ahde vefasızlığı ve oyunbozan olduğunu gözler önüne seriverir.   

 Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu'nun;   "Türkiye'nin Beşar Esed rejimi konusunda pozisyonlarının belli olduğunu, 600 bin sivilin ölümüne sebebiyet vermiş bir rejimin başındaki kişinin Suriye'nin geleceğinde yeri olmadığı düşüncesindeyiz ve bu görüşümüzü de muhafaza ediyoruz." İfadesini kullanması da,  Astane karar bildirisine aykırıdır. Ankara yönetimi kasıtlı olarak DAEŞ ve diğer tekfirci terör örgütlerinin katliamları ve yıkımlarını ısrarla göz ardı edip unutturmaya çalışıyor.