BM'den siyonist İsrail'e ''ırk ayrımcılığı'' yapıyor suçlaması
BM Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), ırkçı İsrail'i, Filistinlilere karşı sistematik "ırk ayrımcılığı" yapmakla suçladı.
BM Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) İcra Sekreteri Rima Halef, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında, komisyon tarafından hazırlanan "İsrail'in Filistin halkına karşı uygulamaları ve ırk ayrımcılığı sorunu" konulu araştırma raporu hakkında bilgi verdi.
Halef, komisyon tarafından bilimsel araştırmalar kullanılarak hazırlanan raporda,ırkçı İsrail'in, Filistin halkına karşı uyguladığı sistematik "ırk ayrımcılığı"nın, delillerle ispatlandığını söyledi.
Raporda, açık ve net şekilde siyonist İsrail'in ırkçı bir rejim olduğunun belirtildiğine dikkati çeken Halef, "İsrail, uzun yıllardır uluslararası hukuku çiğnemektedir. Uluslararası toplumun bu duruma göz yummasından güç alan İsrail, geçen onlarca yıl boyunca Filistin halkına karşı bir devlet politikası olarak "ırk ayrımcılığı"nı uygulamaya devam etmiştir." ifadesini kullandı.
Komisyon tarafından yapılan araştırmalar sonucu, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmaları durdurmak için uygulanan iki devletli çözümün başarılı olmadığını aktaran Halef, hükümetlerden ve sivil toplum örgütlerinden, ırkçı politikalar uygun İsrail'e, bu politikalara son vermesi için baskı uygulamalarını talep etti.
Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA, aralarında Mısır, Lübnan, Ürdün, Irak ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkelerinin de bulunduğu 17 Arap ülkesinden oluşuyor.
Birleşmiş Milletler ilk kez ırkçı İsrail’in Filistin’e apartheid uyguladığını belirtiyor. Hazırlanan bir raporda bu itham yapılırken, raporda İsrail hükümeti’nin ‘de facto bir tek-devlet oluşturduğu’ ve bunun da ‘apartheidin bir formunu oluşturduğu’ ifade ediliyor. İsrail’in apartheid uygulamak ile itham edilmesi Filistinlilerin İsrail’le ilişkilerinin yeni bir zeminde denetlenebilmesinin önünü açıyor.
Bu raporun bölgede daha önce yazılan raporlardan farkı ise BM’in ilk defa İsrail için “apartheid” etiketini kullanması.
Raporda, Doğu Kudüs’teki Filistinlilerin “tecrit edilme ve sürgünlerin” yanı sıra “eğitime, sağlığa, işe, barınağa ve mülkiyet hakkına ulaşımda ayrımcılık” ile yüzleştiği ifade ediliyor.
Rapora göre Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinliler “askeri hukuk”la yönetilirken Yahudi sakinler ise “İsrail medeni kanunu” ile yönetiliyor.
Filistinli mülteciler ve sürgünlerin ‘demografik bir tehdit oluşturdukları ve dönüşlerinin İsrail’in demografik karakterini değiştireceği’ kabulüyle İsrail’deki veya Filistin’deki kurtarılmış bölgedeki evlerine dönmeleri yasak.
Bu raporun hazırlanmasında dikkat çekici konu, Amerika'nın ırkçı İsrail aleyhinde bir raporun hazırlanması halinde sözkonusu BM komisyonuna yardımları keseceği tehdidinde bulunduğu bir zamanda gerçekleşmesidir. Zira, Amerika böylece açık bir şekilde siyonist İsrail'e destek çıksa da, BM'nin duyarlı üyeleri sayesinde ırkçı İsrail, Filistinlilere karşı ırkçılık yapmakla suçlanmıştır. Bu da tabii olarak Filistinlilerin haklılığını göstermektedir. Özellikle de, Trump'ın iktidara geçmesinin üzerinden henüz 2 ay bile geçmezken terör rejimi İsrail'in, sultacılığa ve ırkçılığa dayalı siyasetlerini hızlandırdığı bir ortamda BM tarafından yayınlanan bu rapor gerçekte korsan İsrail'e ve hamisi Amerika'ya, dünya size karşı mesajı vermiştir./