AB'nin Suriye Konusundaki Stratejik kararı
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i66492-ab'nin_suriye_konusundaki_stratejik_kararı
Lüksemburg’da pazartesi günü toplanan Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Suriye’deki iç savaşın sona erdirilebilmesi ve kalıcı barış sağlanabilmesi için Beşar Esad’ın iktidardan çekilmesinin şart olduğunu’ ileri sürdüler.  
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 05, 2017 02:07 Europe/Istanbul
  • Avrupa Birliği
    Avrupa Birliği

Lüksemburg’da pazartesi günü toplanan Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Suriye’deki iç savaşın sona erdirilebilmesi ve kalıcı barış sağlanabilmesi için Beşar Esad’ın iktidardan çekilmesinin şart olduğunu’ ileri sürdüler.  


   Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Suriye iç savaşında DAEŞ ile mücadeleye mutlak öncelik tanınmaması hususunda ABD’yi uyardı ve Suriye devlet başkanının kim olacağına Suriye halkının karar vermesi gerektiğini’ AB’nin defaten dile getirdiğini söyledi.

   Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault ‘ Suriye'de siyasi geçiş sürecinin adını hak etmesi gerektiğini’ ve ‘Suriye’nin 300 bin kişinin ölmesinden, tutuklamalardan, işkenceden ve ülkenin tahrip olmasından sorumlu tuttukları Esad tarafından yönetilebileceğine bir an dahi inanmadıklarını’ iddia etti.

   AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, ‘bütün Suriyelilerin kabul edebileceği her çözümün destekleyicisi olacaklarını’ söyledi. AB Dışişleri Bakanları Beşar Esad yönetiminden BM tarafından başlatılan barış görüşmelerine ‘bütün tarafları içine alan gerçek siyasi geçişle ilgili kendi planlarını getirmesini’ istediler.

  AB, Beşar Esad’ın iktidardan derhal çekilmesini talep etmeyip Şam yönetiminin demokratik seçimleri de içeren siyasi geçiş sürecinin sonunda değişmesini uygun buluyor. AB aynı zamanda siyasi geçiş sürecinin sağlam temellere kavuşturulması kaydı ile Suriye’nin yeniden imarına katkıda bulunmaya hazır olunduğunu da duyurdu. AB'nin stratejik planına göre, Suriye'de BM güvenlik konseyinin 2254 sayılı kararı üzerine gerçek bir geçiş dönemi başlatılmalı, insani yardımlar halka ulaştırılmalı, mültecilere para toplanmalı, Suriye'de  demokratik düzen kurulup temel hak ve özgürlükler garanti edilmeli, işlenen savaş ve insanlık suçlarından hesap sorulmalı, Suriye'ye yeniden onarım, kalkınma desteği ve eğitim imkanları sağlanmalı, muhaliflerin denetim altındaki bölgeler korunup kollanmalıdır.

   AB Dışişleri Bakanlarının ortak bildirisi, Esad’ın iktidarı bırakmasını şart koşmayan Amerikan stratejisiyle aynı görüşte olunmadığını gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson geçen hafta Beşar Esad’ın geleceği hakkında Suriyelilerin karar vermeleri gerektiğini söylemişti. ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley de ‘ABD’nin artık Esad’dan kurtulma hedefine odaklanmadığını’, açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump Ocak ayında, IŞİD’e karşı Rusya ile birlikte hareket edebileceklerini açıklamıştı. AB Dışişleri Bakanları Suriye’de kalıcı barış sağlanabilmesi için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidardan çekilmesi gerektiğini yineleyerek tekfirci terörizmin besleyicisi olan Suudi Krallık rejimi başta olmak üzere, bazı Arap ülkeleri rejimlerinin yıkıcı planlarına destek verdi.  

   NATO üyesi Fransa ve İngiltere ile Almanya, bir taraftan ve Suudi hanedan rejimi ve Katar ile Türkiye diğer taraftan Suriye'de 2011 yılında başlayan sivil demokratik itirazları saptırıp, silahlı terör çetelerini kurdurup silahlandırdılar. Bunun ardından tekfirci selefi vahhabi teröristleri kurdurup besleyen Suudi krallık rejimiyle Suriye halk ve devletine karşı ittifak kurdular. Bu terör saldırıları sonucu yüz binlerce Suriyeli masum insan hayatını kaybetti ve yaralandı. Suriye şehirleri imha ve tahrip edildi.

    Suriye'de iç savaş değil, Suriye ordusuyla halk güçlerinin ilkin batılı istihbarat güçlerinin maşası olan Özgür Suriye ordusu adlı teröristler ve çetecilerle ardından "eğitip donattıkları ve besledikleri" selefi Vahhabi tekfirci terör örgütlerine karşı savaş yürütmektedirler. AB'nin bu iddialarına karşılık Suriye'nin meşru devlet başkanı Beşar Esad, AB'nin terörizmi desteklemekten vaz geçmesi, terörizme karşı mücadele eden Suriye ordusunu, milli hakimiyetini ve toprak bütünlüğünü fiili olarak desteklemesi halinde Suriye'de kalıcı bir barış ve güvenliğin sağlanabileceğini söyledi.

     Amerika ile AB açıkça Suriye'de terör örgütlerini desteklemekte ve silahlı gurupların işgali altındaki bölgeleri koruyup kollamaya çalışarak Suriye toprak bütünlüğünü bozmaya çalışmaktadırlar. Terörizmi destekleme ve Suriye toprak bütünlüğünü terör örgütlerine parselleme girişimleri devam ederse, Suriye'de siyasi çözüm yolu geliştirilemez, bu ülkede barış ve güvenlik sağlanamaz.

     Siyasi geçiş dönemi ve serbest seçimlerin yapılması şartları da oluşamaz. Batılı sömürgeci güçlerle geri dikta Arap rejimlerinin Suriye halkı ve devletine karşı savaşın devam etmesiyle Suriye halkının daha fazla kanı akacak, mülteci sayısı daha bir artacaktır. Hali hazırda 5 milyon suriye li ülke dışına çıkıp mülteci duruma düşmüş bulunuyorlar. 14 milyon Suriyeli de ülke içinde evlerini kaybedip avare hayatı ve yoksulluk içinde yaşamaktadırlar.