Filistinli mültecilerin insani durumlarının çözümlenmesi gereği
-
Filistinli mültecilerin insani durumlarının çözümlenmesi gereği
BM Filistinli Mültecilere Yardım ve çalışma Kuruluşu (UNRWA)'nın komiseri Pierre Krähenbühl Moskova'da uluslararası ilişkileri enstitüsünde yaptığı konuşmada, beş milyonu aşkın Filistinlilerin işgalci güçlerin ablukası altında ve evsiz ve barksız çileli bir hayat yaşadıklarını söyledi. (UNRWA)'nın komiseri milyonlarca Filistinlinin çeşitli ülkelerde mülteci durumda zor şartlarda yaşadıklarını belirtti.
İngiltere Filistin topraklarını işgal edip, Siyonist terör çetelerini kurdurup katliamlar yaptırarak, Filistinlileri sürgün edip topraklarını Siyonist göçmen Yahudilere bırakarak Siyonist terör örgütlerinden oluşan İsrail devletinin kurulmasını sağladı. Amerika ise 1948 yılından beri Filistin halkıyla İslam ve Arap halklarının azılı düşmanı Siyonist rejimi koruyup kollama görevini üstlenmiştir. Çeşitli ülkelerden Filistin topraklarına göç eden Siyonist Yahudilerden oluşan İsrail toplumu saldırgan, bütün bölge milletlerine düşmanlık yapan histerik mülteci'lerden oluşmaktadır.
Gasıp ve İşgalci Siyonist yahudi göçmenler Filistinli mültecilerin kendi vatanlarına geri dönmelerinden söz edildiğinde büyük bir dehşete kapılıp, Filistin halkını tam anlamıyla varoluşsal bir tehdit olarak nitelendirmektedirler. Filistinli mültecilerin kendi vatanlarına geri dönme hakkı, ırkçı ve terörist İsrail rejiminin kâbusu haline gelmiştir.
Soykırımcı İsrail rejimi Filistin topraklarının sadece Yahudilerden ibaret bir devlet olduğunu, Filistinlilerin asla bu topraklarda yaşama hakkına sahip olmadığını iddia etmektedir. bu nedenle Siyonist rejim, İsrail'in bir Yahudi devleti olarak tanınması dışındaki önerilere kapıyı kapatarak, Filistinli mültecilerin geri dönüşünü engellemeyi garanti altına almaya çalışıyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü başta olmak üzere bir çok insan hakları örgütlerinin raporuna göre, İsrail rejimi Filistinlileri göçe zorlamak amacıyla ırkçı ve ayrımcı politikalarını sürdürmekte ve Filistinli topraklarını Yahudileştirmeye çalışmaktadır.
Siyonist göçmen Milis Yahudi yerleşimciler ırkçı İsrail rejiminin verdiği bütün imkânlardan sonuna kadar faydalanırken Filistinlilerin yaşadığı bölgeler elektrikten, sudan, okuldan, yoldan mahrum bırakılmakta, Filistinlilerin evleri tahrip edilmekte, tarlaları kurutulmaktadır.
Gayri meşru ve yapay İsrail devletinin 1948'de kurulmasından beri Filistinlilerin sürgün edilmesi sonucu mülteci konumuna düşen Filistinlilerin sayısı 7 milyondan fazladır. Günümüzde Filistinli Arapların sayısı 12 milyonu aşmıştır.
Filistinli milyonlarca mültecinin durumu konusunda uluslararası hukukun işlemez hale geldiği görülüyor. Halbuki Filistinli mültecilerin geri dönme hakkı 194 sayılı BM kararı ile uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. Irkçı İsrail rejimi, Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesi gerektiğini, mültecilerinde diğer ülkelerin vatandaşı olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürüp, işgal ve sürgün politikalarını sürdürmekte ve Filistinli mültecilerin kendi vatanları Filistin topraklarına geri dönmesini engellemektedir.
Siyonist İsrail rejimi, Gazze Şeridinde yaşayan 2 milyon Filistinliyi kara ve deniz tarafından abluka altında tutmaktadır. Gazze şeridiyle Batı Şeria arasındaki coğrafi ve karasal bağları koparmıştır. Filistinlilerin yaşadıkları bölgeler arasında Siyonist silahlı milis çeteleri Yahudi yerleşim merkezlerine konuşlandırıp, Filistinlileri abluka altına almıştır. Günümüzde Filistin topraklarının yüzde 86sı Siyonist rejimin işgali altındadır. Bu nedenle topraksız kalan Filistinlilerin bağımsız Filistin devleti kurma hakları da ortadan kaldırılmaktadır.
Filistin halkının nüfusu, Siyonist işgalci ve göçmenlerin nüfusunun iki katıdır. Bu nedenle Filistinlilerin kendi topraklarına geri dönüşüyle nüfus dengesi de bozulacaktır. Bu nedenle Siyonist terör rejimi İsrail Filistinli mültecilerin kendi vatanlarına geri dönmesini engellemektedir. Suudi krallık rejimi, 2002 yılında toprağa karşılık ırkçı İsrail rejimini resmen tanıma planını gündeme getirdi. Ancak Filistinli mültecilerin kendi topraklarına geri dönüşünden söz etmedi. Günümüzde ise Suudi rejimi, ırkçı İsrail rejimiyle ittifak halinde Filistin halkı başta olmak üzere islam ve Arap milletlerine büyük bir ihanet girdabına düşmüştür.
İslam ve Arap dünyası başta olmak üzere dünya toplumunun ciddi kararıyla ancak Filistinliler kendi vatanlarına geri dönüp, bağımsız demokratik bir Filistin devletini kurarak Siyonist rejimin işgaline, nükleer tehditleriyle ırkçı ve soykırımcı varlığına son verebilirler.