Siyonist İsrail'in toplu kıyım silahları dünyayı kaygılandırmaya devam ediyor
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i69348-siyonist_İsrail'in_toplu_kıyım_silahları_dünyayı_kaygılandırmaya_devam_ediyor
Belçika Dışişleri Bakanlığı, İsrail rejiminden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü OPCW’ye üye olmasını istedi.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Mayıs 01, 2017 18:04 Europe/Istanbul
  • Siyonist İsrail'in toplu kıyım silahları dünyayı kaygılandırmaya devam ediyor

Belçika Dışişleri Bakanlığı, İsrail rejiminden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü OPCW’ye üye olmasını istedi.

Belçika Dışişleri Bakanlığı pazar günü yaptığı yazılı açıklamada, Brüksel’in kimyasal silahların her türlü kullanılmasına karşı olduğunu belirterek, Mısır, kuzey Kore ve sudan yönetimlerinin yanı sıra, siyonist İsrail rejiminden, uluslararası denetim altında kendi kimyasal depolarını imha etmelerini istedi.

İzlediği işgalci ve saldırgan siyasetlerle bugün tüm Ortadoğu bölgesinin barış, huzur ve istikrarını yok eden Siyonist rejim aynı zamanda, kimyasal ve nükleer silahlarıyla Ortadoğu’yu kitle imha silahları deposu haline getirmiş ve tüm dünyanın güvenliğini tehdit etmektedir.

İşgal rejimi batının ve bil hassa Amerika'nın çok yönlü destek ve himayeleriyle, işgal altındaki Filistin topraklarında nükleer ve kimyasal silahlar üretimi ve depolamakla tüm bölgeyi bir patlayıcı fıçısına çevirmiş ve bu durum başta bölge halkları olmak üzere dünya kamu oyunun ciddi kaygısına neden olmuştur.

 Kendi nükleer tesislerini UAEA denetçilerine açmaktan şiddetle kaçınan ve şimdiye kadar ABD'den aldığı destekle nükleer çalışmalarını gözlerden ırak yürüten Siyonist rejiminin nükleer başlık sayısının yaklaşık 300 adet olduğu tahmin ediliyor. Böyle bir ortamda İsrail'in batılı ülkelerin desteği ile her geçen gün kendi yıkıcı nükleer ve kimyasal silah depolarını daha da artırdığı bilinen bir gerçektir.

İşgal rejimi İsrail tarafından kimyasal silahların üretiminin devam ettiği ve geliştirildiği ve Amerika'nın da bu durumdan haberdar olduğu yönünde çıkan haberler ve belgeler Amerika'nın bu hususta İsrail'e çok geniş destek verdiğini göstermekte. İsrail’in sahip olduğu kimyasal-biyolojik-radyolojik silahlar bizzat batılı kaynaklarca da dile getirtilmekte.

Ortaya çıkan CIA belgeleri, İsrail’in onlarca yıldır kimyasal ve biyolojik silah stokladığını ortaya koyuyor. Küresel güçler, Suriye'de kimyasal silahların paylaşım kavgasına kilitlenmişken, İsrail'in onlarca yıldır kimyasal ve biyolojik silah stokladığı iddiaları şimdi gündemde. Bundan bir süre önce Amerika'nın etkin dış politika dergisi Foreign Policy, İsrail'in kimyasal ve biyolojik silah ürettiğini yazdı.

CIA belgelerine dayanan habere göre, Amerikan keşif uyduları, 1982'de İsrail'in Negef Çölü'nde işlettiği sinir gazı üretim ve depolama tesisini ortaya çıkardı. CIA raporu, İsrail'in 1960 ile 1970 yılları arasında nükleer stok geliştirdiğine dair hemen hemen hiçbir şüpheye yer bırakmıyor.

1976 yılı Haziranı'nda Negef çölünde düzenlenen operasyonun gerçekte bir kimyasal deney olabileceği yönünde güçlü deliller ortaya koyduğu belirtiliyor. Silah uzmanları, İsrail'in kimyasal ve biyolojik silahlardan oluşan geniş bir cephaneliğe sahip olduğunu belirtiyorlar. Uzmanlar, özellikle, Tel Aviv'e 20 kilometre mesafedeki Ness Ziona'da bulunan İsrail Biyolojik Araştırma Enstitüsü (IBBR) ne dikkat çekerek, Savunma Bakanlığı'na bağlı yüksek donanımlı merkezin, gerçekte kimyasal ve biyolojik silahların üretildiği bir askeri üs olabileceğini belirtiyor.

İsrail'in geliştirdiği belirtilen kimyasal ve nükleer silahlar konusunda bugüne kadar gün ışığına kavuşan tatmin edici çok fazla delil olmamasına rağmen İsragil casusluk örgütü MOSSAD'ın 1997 yılında HAMAS lideri Halit meşale karşı bu tür kimyasal silah kullanarak başarısız bir suikast tertiplediği bilinen bir gerçektir. Yine şubat 2010 trihinde İsrail tarafından HAMAS liderlerinden Mahmud el Mabhuh'a karşı da aynı kimyasal maddeyi kullanarak terör eylemi gerçekleştirmiş ve onun şehit olmasına yol açmıştı.

Kimyasal silahlar konvansiyonu 1993 yılında 187 devletin ortak kararıyla, kimyasal silahların kullanımı, geliştirilmesi, üretimi, edinilmesi, saklanması, stoklanması ve transferi yasaklanmasına rağmen uzmanlar Amerika'nın yıllık işgal rejimine 3 milyar dolarlık askeri yardım yaparak bu gibi toplu kıyım silahlarının daha da gelişmesine yardımcı olduğunu belirtiyorlar.

Uzmanlar, siyonist İsrail rejiminin varlığının devam etmesi bir ölçüye kadar ürettiği bu toplu kıyım silahları, kimyasal ve biyolojik silahlara bağlı olduğunu ve bu hususta son yıllarda Hindistan, Türkiye ve Brezilya ile bazı önemli anlaşmalar imzalayan İsrail işgal rejimi denklemleri uyarınca İsrail'de nüfus boşluğu nedeniyle askeri üstünlüğün korunması Telaviv açısından hayati bir önem taşımakta ve bunun için de silah piyasasında israil hiç bir ahlaki ve uluslararası kurala bağlı kalmamakta. Bu durum ayrıca batı ve siyonist İsrail rejimi tarafından İsrail ile yakın ilişki içinde olan ve desteklenen terör örgütlerine kimyasal silahlar temin edildiği yönünde çıkan haberler bölge ve uluslararası güvenlik konusunda ciddi kaygılara yol açmıştır.