Iraklılardan ABD ve Türkiye müdahalelerine tepki
Irak halkı ve siyasileri, ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin Türkiye ve ABD güçlerince ihlalinin son bulmasını istiyor.
Irak'tan gelen haberlerde, Irak halkı ve yetkilileri içerisinde Amerika ve Türkiye müdahaleciliğine karşı tepkilerin giderek arttığını gösteriyor. Öyle ki bu tepkiler Irak parlamentosuna kadar uzamış ve Iraklı parlamenterler, yaptıkları sert açıklamalarla Amerika ve Türkiye'nin Irak'ın içişlerine müdahalelerini kınamışlardır.
Bu arada Iraklı milletvekillerinden biri hükümetten, Irak'taki Amerikan güçlerinin gerçek sayısını açıklamasını istedi.
Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyelerinden Falih el-Hazali bu bağlamda yaptığı açıklamada, Irak topraklarında bulunan Amerikan askerleri ve danışmanlarının gerçek sayısı ve üsleri ve faaliyetleri hakkında bir talebin Başbakan Haydar İbadi'ye takdim edildiğini bildirdi.
Musul'un doğu kesiminin tamamen teröristlerden kurtarılmasına rağmen Amerikan askeri güçlerinin şehir içinde geniş faaliyetler başlattıkları ve bu güçlerin sayısının açıklanan rakamın çok üstünde olduğu belirtiliyor. Nitekim Iraklı milletvekili Aliye en/Nasif halı hazırda 12 bin Amerikan askerinin bulunduğunu ve bunların Irak genelinde faaliyetlerinin kuşkulu olduğunu bildirdi.
Iraklılar, kendi topraklarının sık sık ihlal edilmesi ile ilgili endişeleri sadece ABD'nin müdahaleleriyle ilgili değil ve Türkiye'nin saldırgan girişimleri, Iraklılar'ın tepkisine neden olmuştur. Bu bağlamda Bedir Fraksiyonu, Türkiye'nin Irak'ın ulusal egemenliğine karşı girişimlerini protesto etmek için Türk malı ürünlerinin boykot edilmesi için 60 temsilcinin imzasının alındığını ifade edildi.
Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Sincar Dağına düzenlediği hava saldırıları üzerine Irak Parlamentosu’nun operasyonunu incelemekle görevlendirdiği Savunma ve Güvenlik Komisyonu Türkiye’yi kınadı.
Türkiye yaptığı resmi açıklamada, Irak'ın Sincar bölgesinde "uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları" kapsamında "PKK'ya ait terör yuvalarının" hedef alınarak tam isabet vurulduğunu” belirtse de Irak parlamentosu operasyona tepkili. Irak Ulusal Meclisi Üyesi Rengin Abdullah, “Şu çok açık ki Türk Devleti her zaman farklı yollarla Kürtler’in karşısında olmak ve Irak’ın egemenliğini ihlal etmek için bahaneler arıyor.
Dava Partisi Başkanı Halef Abdülsamed’in çağrısıysa yalnızca hükümete değil Irak halkına oldu: “Irak hükümeti ya da Irak halkı Türkiye’nin bu eylemlerine karşı kararlı bir tutum sergilemeli. Irak hükümetiyle önceden koordine edilmeyen herhangi bir grup ya da organizasyon, provokasyon ya da Irak’ın komşularıyla bir sorun yaşamasına neden olacak herhangi bir eylem kabul edilemez ve karşı çıkılmalı.”
Aslında IŞİD meselesi, Amerika ve Türkiye'nin Irak'ın içişlerine müdahale konusunda sadece bir bahaneden ibarettir. Washington ve Ankara Irak'ta kendi amaçlarını elde etmek için hiç bir girişimden çekinmedikleri göstermişlerdir. Amerika 2011 tarihinde kendi arzu ve isteğinin aksine Irak'tan askerlerini geri çekmek mecburiyetinde kalmıştı. Ancak buna rağmen binlerce askeri diplomatik faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle Irak'tan çıkarmamış ve hatta sürekli bu güçlerine yenilerini eklemiştir.
Amerikalı yetkililerin kendi itiraflar üzere IŞİD'in bizzat Amerika tarafından kurulmasına rağmen Amerika şimdi Irak'taki askeri varlığını IŞİD terörizmine karşı mücadele kılıfını sığdırmaya çalışıyor ve Irak'taki kendi askeri varlığını sürdürmek içinde renkten renge giriyor. Nitekim kendi üzerindeki baskı ve ağırlığın kaldırılması için de sözde IŞİD terörizmine karşı mücadele bahanesiyle uluslararası bir koalisyon oluşturmuş ve kendi saldırılarını bu koalisyon adına yapmaktadır. Ancak Irak halkı ve devletinin Amerika'nın bu müdahaleci tutumuna karşı tepkisi artık giderek büyümektedir. Amerika'ya karşı itiraz seslerinin yükseldiği bir ortamda Irak halkının Türkiye aleyhindeki itirazları da gelmeye devam etmektedir.
Bilindiği üzere Türkiye 2015 yılı sonlarından itibaren sözde kürt Peşmergelere askeri eğitim vermek ve terörizme karşı mücadele etmek istediği bahanesiyle yüzlerce askeri gücünü ve teçhizatını Musul'un Başika bölgesine konuşlandırmış bulunuyor. Hatta son dönemde Sincar'da PKK mevziilerini vurma bahanesiyle Irak'ın içişlerine müdahalesini artırması gerçekte Türkiye'nin hem ülke içi ve hem Suriye gibi ülke dışı bölgelerdeki akametinden dikkatleri dağıtmak hedefine yöneliktir.
Fakat Irak halkının tepkileri karşısında Amerika'nın bile dayanamadığı bir bölgede Türkiye'nin kendi varlığını nasıl sürdüreceği ise merak konusudur. Ancak Kürt tehlikesini bahene ederek Suriye ve Irak'ı vuran Ankara hükümetinin Barzaninin özellikle son Bağımsız Kürt devleti çıkışı karşısında sessiz kalması ise Türkiye'nin PKK tehlikesini gündeme taşıması ve bölgede yeni bir İsrail'in oluşmasına engel olması yönündeki söylemlerinde ne kadar gerçekçi olduğunu gösteriyor.