Knesset'te "Yahudi Devlet" adlı ırkçı tasarının kabulü
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i70426-knesset'te_yahudi_devlet_adlı_ırkçı_tasarının_kabulü
Siyonist rejim İsrail meclisi Knesset, ilk turda "Yahudi Devlet" denen tasarıyı kabul etti
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 11, 2017 05:59 Europe/Istanbul
  • Siyonist rejim İsrail meclisi Knesset, ilk turda
    Siyonist rejim İsrail meclisi Knesset, ilk turda "Yahudi Devlet" denen tasarıyı kabul etti

Siyonist rejim İsrail meclisi Knesset, ilk turda "Yahudi Devlet" denen tasarıyı kabul etti

Knesset'in Çarşamba günkü oturumunda ırkçı bir tasarı sayılan "Yahudi Devlet"in kurulmasını öngören tasarı, 41 hayıra karşı 48 evet oyu ile onaylandı.

Kudüs'ü işgal eden Siyonist rejimin meclisindeki Likud Partisi üyelerinin önerdiği yasa tasarında, sözde İsrail devletinde "kendi kaderini tayin etme hakkını sadece Yahudilere has kılan" ve İsrail'i "tüm dünya Yahudilerinin temsilcisi etnik-dini bir devlet" olarak tanımlanıyor.

Tasarının yasalaşması halinde İsrail'in resmi dili sadece İbranice olacak ve Arapça kendisine tanınan mevcut özel statüsünü yitirecek. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteklediği söz konusu tasarı 2015'te de gündeme gelmiş ancak koalisyon ortaklarının itiraz emesi üzerine yasama komisyonunun gündemine alınmamıştı.

Tasarıda ayrıca, Beytül-Mukaddes'in sahte İsrail rejiminin başkenti olarak addediliyor.

İsrail rejimi "İsrail, Yahudi Ulus Devleti" denen tasarını yasallaştırmak suretiyle, ırkçı politikalarına resmiyet kazandırmaya ve uluslararası camiaya bunu kabullendirmek için zemin sağlamaya çalışıyor.

Irkçı İsrail rejimi, kendini "Yahudi Devlet" olarak uluslararası camiaya kabullendirme çalışma ve girişimlerinden muhtelif hedefler peşindedir. 1948 yılında işgal edilen topraklarda yaşayan yaklaşık bir buçuk milyon Filistinli'yi tamamen sınırdışı etme, Siyonist rejimin işgal altındaki topraklarda yürürlüğe koyduğu yeni tur girişimlerinin esas hedeflerinden biri sayılıyor. Siyonist rejimin Filistinliler'e karşı girişimleri, işgal altındaki toprakların hiçbir noktasında Filistinliler'in İsrail'in ırkçı politikaları ve cinayetleri karşısında güvende olmadığını gösteriyor. Bu bağlamda, 1948 yılında işgal edilen bölgelerde yaşayan Filistinliler, Siyonist rejimin bu noktaları işgal etmesine rağmen kendi evleri ve yurtlarını terk etmediler. Siyonist rejimin "İsrailli Araplar" dediği bu Filistinliler de Siyonist rejimin ırkçı ve yıkıcı politikalarına maruz kalmıştır. İşgal rejiminin İsrail'i "Yahudi Devlet" olarak tanınmasına ilişkin tasarıyı gündeme getirmekten asıl amacı, bütün Filistinlileri, Filistin topraklarında kovmak ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasını önlenmektir. Korsan İsrail rejimi, Filisitnliler'i kendi evlerinden ve topraklarından göç ettirmek için farklı yöntemler ve planlara başvuruyor ve Filistinliler'e karşı yoğun ve ağır biçimde ırkçı politikaları uyguluyor. 1948 sınırları içinde yaşayan Filistinliler, esasında Siyonist toplumda herhangi bir hakka sahip değiller ve her daim kendi evleri ve yurtlarından olma tehlikesine maruz kalmış bulunuyor. 

Irkçı bir kimliği olan Siyonist rejim sürekli 1948 sınırları başta olmak üzere Filistin'in işgal altındaki topraklarında geniş şekilde etnik temizleme politikasını takip etmiştir. Bu girişimler ve politikaların sonucunda, kendi ana yurtlarında yaşayan Filistinlilerin sayısı şiddetli şekilde azalmıştır. İsrail rejiminin yeni yayılmacı girişimleri de, Filistinliler'in bu sultacı rejim karşısında her türlü taviz vermelerinin Filistin'e ait bölgelerde kendi yayılmacı politikalarını tırmandırmaktan başka bir sonucu olmadığını gösteriyor. Bu şartlar altında Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS bir kez daha, Filistin topraklarının yüzde 99'u kurtarılması halinde, diğer yüzde birden de asla vazgeçmeyeceklerini ve o yüzde birde bile İsrail'i tanımayacaklarını duyurdu.

Bu arada, uluslararası camianın da Irkçı Siyonist rejime karşı ihmalkar davranması, uluslararası arenada ırkçılığın başka türünün güçlenmesine sebebiyet vermiştir. Siyonizmin yol açtığı yıkıcı sonuçlara göre, bu durumun sebebiyet vereceği etkiler ve sonuçlarının Aparthied, Faşizm ve Nazism gibi diğer ırkçı rejimlerin tehlikelerinden daha beter olacak.