Bahreyn'de ABD karşıtlığı artıyor
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i72820-bahreyn'de_abd_karşıtlığı_artıyor
Bahreyn'de Al-i Halife rejimine, kendi halkı ve Washginton'un yaktığı yeşil ışıkla ev hapsine alınan Şeyh İsa Kasım başta olmak üzere devrim liderlerine karşı şiddet eylemlerinde eşlik etmesinin ardından ABD'ye karşı nefret duyguları tırmanmıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 03, 2017 05:13 Europe/Istanbul

Bahreyn'de Al-i Halife rejimine, kendi halkı ve Washginton'un yaktığı yeşil ışıkla ev hapsine alınan Şeyh İsa Kasım başta olmak üzere devrim liderlerine karşı şiddet eylemlerinde eşlik etmesinin ardından ABD'ye karşı nefret duyguları tırmanmıştır.

Bahreyn halkının son aylarda ABD'ye karşı itiraz ve tepkileri artarken, Bahreyn 14 Şubat hareketi liderleri de, Bahreyn halkı ABD'nin yeşil ışığıyla ülkenin önde gelen Şii din adamı Şeyh İsa Kasım'ın evine yapılan saldırının ardından Amerikan güçlerinin, bu ülkeden sınırdışı edilmesini istediklerini deklare ettiler.

Bu çerçevede, Bahreyn 14 Şubat hareketi liderlerinden "İsam Manami" yaptığı açıklamada, 14 Şubat gençlik koalisyonunun bir stratejik girişimde bulunarak, mübarek Ramazan ayının ilk Cumasını, Amerikan güçlerinin sınırdışı edilmesi ve Amerikan üslerinin tahliye edilmesi için ulusal gün olarak ilan ettiklerini bildirdi.

ABD, Bahreyn'deki askeri varlığıyla, bu ülkenin egemenlik hakkını ihlal etmiş olduğu için Bahreyn halkının tepki ve itirazlarına yol açmış bulunuyor.

Al-i Halife rejimi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki zirvede ABD'nin yaktığı yeşil ışığın ardından Bahreyn halkına yönelik cinayet ve saldırılarını arttırmıştır.

Siyasi uzmanlar ve gözlemciler, Şeyh İsa Kasım'ın evine düzenlenen saldırı ve bu büyük din adamının ev hapsine alınmasını, ABD Başkanı Donald Trump ve Arap yöneticilerin katılımıyla Riyad'da düzenlenen komplo amaçlı Arap-Amerikan toplantısının ilk sonucu olarak nitelendiriyor.

Bahreyn, Şubat 2011'den beri Al-i Halife rejimine karşı halk itirazlarına sahne olmaktadır. Bahreyn halkı ülkede özgürlük, adaletin tesisi, ayrımcılığın kaldırılması ve seçilmiş bir hükümetin iktidara gelmesini istiyor. Ancak Al-i Halife rejimi Ada Kalkanı Güçleri karşısında Bahreyn'e konuşlanan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri askerlerinin yardımıyla, Bahreyn'lilerin halk kıyamı ve itirazlarını bastırmaya devam ediyor. 

Ayrıca ABD başta olmak üzere Batılı devletler de Al-i Halife rejimine artan yardım ve desteklerine de devam ediyor ki bu yardımlar, diktatör Al-i Halife rejimini Bahreyn halkını bastırmakta daha da küstahlaştırmıştır.

ABD başta olmak üzere Batı'ya yakınlaşmak ve Bahreyn'in onların siyasi, iktisadi ve askeri sultası altına geçmesi, Bahren halkının, dışarıya bağımlı Al-i Halife rejimine karşına öfke ve nefretini daha da tırmandırmıştır. 

Son yıllarda Bahreyn topraklarındaki askeri üssünü genişleten ABD güçleri, Bahreyn halkını bastıran Bahreynli askerlere eğitim hizmetleri de veriyor. Bu da, ABD'nin Ada Kalkanı Güçleri'nin yanında Al-i Halife güçlerine Bahreyn halkını bastırmakta yardım ettiğini ortaya koymaktadır.

Bahreyn ve ABD arasında 1971 yılında ortak askeri anlaşma imzalandı. Bu anlaşma uyarınca Bahreyn topraklarından 40 kilometre karelik bir alan Amerikalılar'a verildi. 1993 yılından itibaren de ABD Deniz Kuvvetleri Bölgesel Komutanlığı da Bahreyn'e konuşlandı, 1995 yılından itibaren de Bahreyn resmen ABD Deniz Kuvvetleri 5. Filosu'na evsahipliği yapmaya başladı. Bahreyn halkı, 2011'de başlayan kıyamın başından beri, ülkede siyasi reform ve ABD ile imzalanan ve ülkelerinin ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal eden anlaşmaların iptalini istemektedir.

Manama yönetiminin ABD ile son 20 yılda imzaladığı anlaşmalar, ABD'nin Bahreyn'i bölgedeki müdahaleci ve askeri girişimleri için bir sıçrama tahta olarak kullandığını göstermektedir.

Buna ilaveten, Bahreyn'deki halk ayaklanmaları, Suudi Arabistan ve ABD'nin Al-i Halife rejimine verdiği destekle, kanlı şekilde bastırılmış ve bastırılmaya devam ediyor.

Bu şartlar altında Bahreyn halkı, Amerikan askerlerinin kendi topraklarını terk etmesini isteyerek, totaliter bir rejim sayılan Al-i Halife rejiminin Bahreyn'de ABD ve Suudi Arabistan'ın yardımıyla insan haklarını ihlal etmeye ve mezhepçi ve etnikçi ayrımcılığına devam ettiğine inanıyor.