Dikta Arap rejimlerinde şiddeti besleyen terörizm
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i73484-dikta_arap_rejimlerinde_şiddeti_besleyen_terörizm
Dikta Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır Askeri yönetimi muhalefeti bastırmak ve susturmak, diğer ülkeleri de kendi saflarına çekmek amacıyla terörizmi bir araç olarak kullanmaktadırlar.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 10, 2017 01:14 Europe/Istanbul
  • Dikta Arap rejimlerinde şiddeti besleyen terörizm
    Dikta Arap rejimlerinde şiddeti besleyen terörizm

Dikta Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır Askeri yönetimi muhalefeti bastırmak ve susturmak, diğer ülkeleri de kendi saflarına çekmek amacıyla terörizmi bir araç olarak kullanmaktadırlar.

 Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır; Mısırlı, Katarlı, Libyalı, Ürdünlü, Bahreynli, Kuveytli, BAEli ve Arabistanlı, Yemenli 59 kişiyi ve Bahreyn, Katar ve Libya'daki 12 gurup ve kuruluşla derneği, terör örgütüne üye olmak ve Katar'a yardım etmekle suçlayıp terör listesine aldılar. Terörizm sınır tanımaz, Irak, Suriye, Yemen, Libya, Afganistan, Pakistan, Mısır, Nijerya, Paris, Brüksel, Almanya, Moskova, Londra, Paris, terör saldırılarına maruz kaldı ve masum sivil insanlar katledildi ve edilmektedir. Irak, Suriye ve Yemen'in bir kısmı ise Tekfirci terör örgütlerinin işgali altındadır.

Bu terör saldırıları sonucu, dünya toplumu terörizmle mücadele sloganında birleşti.  Amerika Başkanı Trump, daha önce Suudi krallık rejiminin en azılı terör örgütlerini kurdurup beslediğini söylemişti. Ancak yüz milyarlarca Dolar tutarında Suudi krallık rejimiyle askeri, silah ve ticari bağlantı kurduktan sonra Aniden Suudi hanedan rejimi sütten çıkmış kaşık gibi oldu. Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır muhalefeti susturmak amacıyla onları terörizmle suçlayıp, şiddete başvuruyorlar. Terör listesi de, muhalefetin şiddete başvurarak bastırılmasına çalışılacağını gösteriyor. Mısır'ın geçici hükümet başbakanı Adli Mensur 2013 yılı sonunda İhvan-ül-Müslim'in terörist ilan edildi. Suudi krallık rejimi, Birleşik Arap emirlikleriyle Bahreyn de bu kararı Sui istimal ederek köklü ve halk desteğine sahip İhvan'ı terör örgütü olarak ilan ettiler.

Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır terör listesine, Bahreyn'deki "Seriya Eşter, Seriya Mukavemet, Seriya Muhtar, 14 Şubat, Ahrar hareketi ve Hizbullah'ı" terör listesine aldılar. Bahreyn 14 Şubat ittifakı, Bahreyn Müslüman halkının haklarını korumak için 2011 yılında oluşturulan ve Al'i Halife dikta rejimine karşı özgürlük mücadelesi veren bir teşkilattır.  

Ahrar hareketiyse 1956 yılında Bahreyn'de kurulan medeni sivil bir harekettir. Bu hareket hiçbir terör eylemi, intihar eylemi, Sui kast gerçekleştirmemiştir. Bahreyn İslami Elvefag hareketi ve Emel İslami ve milli demokratik çalışma cemiyeti de Al'i Halife rejimi tarafından yasaklandı ve kapatıldı. Suudi Arabistan, Bahreyn ve birleşik Arap rejimleriyle Mısır'ın ortak bildirisinde teröristler ve onların mali kaynaklarını kurutmak amacıyla terör örgütlerinin her hangi kökenlerine bakılmaksızın mücadele edileceği belirtildi.

   Halbuki selefi Vahhabi tekfirci terör örgütlerinin ideolojik kökeni ve parasal kaynağı Suudi krallık rejimi ve sarayıdır. Tekfirci Vahhabi müftüler, Vahhabi olmayan Müslüman milletlerin öldürülmesine fetva vermektedirler. Vahhabi fırkası terörizmi dünya toplumunun güvenliğini tehdit etmektedir. Amerika ise, bu tekfirci terörizmin kaynağını koruma altına almış bulunuyor. buna rağmen Katar teröre destek vermek ve İhvan hareketi de  terörizmle suçlanmaktadır. Çünkü İhvan liderlerinin bir kısmı Katar'da ikamet etmektedir. İhvan, Vahhabiliği Haricilik olarak nitelendirip reddediyor.

   Yusuf El-Kardavi de Doha'da bulunuyor. Katar 2014 yılında İhvan liderlerini sınır dışı etmediği için Suudi Arabistan'ın öfkesini üzerine çekti. Mısır da Katar ile ilişkilerini kesti. Halkların itirazlarıyla karşılaşan dikta krallık rejimleri, muhalefeti bastırmak için sivil, medeni örgütleri terörizmle suçlayıp halkçı teşkilatlara karşı şiddet uyguluyorlar. Bu ülkelerdeki rejimler açısından Terörizm, siyasi ve güvenlik baskı uygulamak amacıyla kullanılmaktadır.