Suud rejiminin Yemen’de işlediği cinayetlerine yönelik artan uyarılar
Suud rejiminin Yemen’de işlediği cinayetlerin şiddet kazanması ve ayrıca Riyad’ın mazlum Yemen milletine dayattığı yıkıcı savaşla sebebiyet verdiği feci durum ve özellikle Yemen’in daha da yoksullaşması ve kolera gibi epidemik hastalıklara bulaşması, uluslararası kaygıları ve itirazları tetiklediği gözleniyor.
Dünya Sağlık Örgütü-WHO bu bağlamda yaptığı açıklamada, Yemen’de şimdiye kadar 1500 kişinin kolera hastalığı yüzünden hayatını kaybettiğini, kurbanların büyük bir bölümünü ise masum çocukların oluşturduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü Yemen’de kolera hastalığına yakalananların sayısını ise 246 bin olarak açıkladı.
Yemen’de Suud rejiminin bu ülkenin altyapı tesislerine ve özellikle içme suyu tesislerine yönelik saldırılarını arttırması yüzünden kolera hastalığı bu yoksul ülkede hızla yayılıyor. Bu bağlamda Amerika temsilciler meclisinin demokrat senatörü Chris Morphy, Arabistan’ın Yemen topraklarına tecavüzünü kınadığı açıklamasında Yemen’de insani facia konusunda uyarıda bulundu.
Her halükarda Suud rejimi ABD’nin yeşil ışık yakması ile Yemen’de bu cinayetleri işlemeye başladı, öyle ki şimdi bu ülkede oluşan şartlar uluslararası camiayı kaygılandırmaya başladı. Ancak başta ABD olmak üzere Batılı devletler şer bir rejim olan Suud rejimini silahlandırmaya devam ediyor. Ortadoğu meseleleri uzmanı ve Amerika’nın Şii bilimi müessesesi Başkanı Abbas Kazım, Yemen’de insani faciadan Suud rejiminin sorumlu olduğunu belirterek Yemen milletinin katliam edilmesi ve altyapılarının çökertilmesinin kökleri, Suud rejiminin savaş çığırtkanlığına uzandığını belirtti. Kazım, bu savaş şimdiye kadar Arabistan’a 70 milyar dolar bedel dayattığını ve Yemen için de vatandaşlarının katliamı, açlık ve kıtlık, kolera salgını ve yıkımdan başka bir getirisi olmadığını vurguladı. Kazım bundan önce de Suud rejiminin cinayetlerini eleştirerek maalesef zalim Suud rejimi bazı Batılı devletler ve çevrelerce desteklendiğini kaydetmişti.
Şimdi ise dünya halkı ABD Başkanı Donald Trump’ın bir süre önce ilk yurt dışı ziyaretini Arabistan’a yapmasını ve bu ülke ile yüz milyar doları aşkın silah satışı anlaşması imzalamasını, ardından fitneci Suud rejimi elebaşıları ile kılıç dansı yapmasını ve böylece bu rejimin akıttığı kanı onaylamasını yansıtan görüntüleri büyük bir esefle hatırlıyor. Gerçekte bu görüntüler bir kez daha insan haklarını savunduklarını iddia eden Batılı liderlerin nasıl iktisadi çıkarları uğruna her şeyi gözardı edebildiğini ve Suud rejimi gibi vampir, despot ve cani dikta rejimlere silah satmaktan çekinmediklerini ortaya koydu.
Her halükarda Batılı ikiyüzlü politikacılar bir yandan insan haklarından dem vuruyor ve öbür yandan Suud rejimi gibi bebek katili rejimlerin cinayetlerine göz yumuyor. Ancak Batılı devletlerin bu tutumu dünya kamuoyunun tepkilerine yol açtığı anlaşılıyor.
Bu şartlarda kamuoyunun uluslararası camiadan beklentisi ise bir an önce mazlum Yemen milletinin yardımına koşması, Suud rejiminin cinayetlerini durdurmak için gereken tedbirleri alması ve bedevi ve aşiret rejimi olan Suud rejiminin elebaşılarının uluslararası mahkemelerde yargılanmaları için gereken zemini oluşturmasıdır./