Terörizmin yaygınlaşması, Amerika'nın savaş politikasının doğal sonucu
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i76794-terörizmin_yaygınlaşması_amerika'nın_savaş_politikasının_doğal_sonucu
İran İslam cumhuriyetinin BM daimi temsilcisi Gulam Ali Hoşru yabancı güçlerin askeri müdahale ve işgal girişimlerinin Batı Asya bölgesinde aşırıcılık ve terörizmin yaygınlaşmasının ana kaynağı olduğunu söyledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 09, 2017 01:29 Europe/Istanbul
  • Terörizmin yaygınlaşması, Amerika'nın savaş politikasının doğal sonucu

İran İslam cumhuriyetinin BM daimi temsilcisi Gulam Ali Hoşru yabancı güçlerin askeri müdahale ve işgal girişimlerinin Batı Asya bölgesinde aşırıcılık ve terörizmin yaygınlaşmasının ana kaynağı olduğunu söyledi.

Batı Asya bölgesi en buhranlı ve kargaşanın yaşandığı bölgedir. Yabancı güçlerin askeri ve işgal girişimleri ise, bu bölgedeki siyasi ve güvenlikle toplumsal krizlerin kat kat artmasına sebep olmaktadır. Bu krizler dikta rejimlerin de takviye edilmesine sebep olmaktadır. Yabancı güçlerin militarist girişimleri ve askeri müdahalelerine paralel olarak şiddet eylemi ve terörizmin siyasi tanımı da bu bölgede güvensizliğin artmasına ve terör örgütlerinin kurulup, kanlı ve karanlık bir ortamın yaratılmasına sebep olmaktadır.
11 Eylül 2001 terör saldırısı ardından Amerika rejimi terörizmle mücadele stratejisini yürürlüğe koydu. Amerika Afganistan ve ardından Irak'a saldırarak bu ülkeleri işgal etmesi sonucu, güvensizlik, terörizm ve aşırıcılıkla kanlı yıkıcı saldırılar meydana geldi. Amerika 2001 yılında Afganistan'da el-Kaide ve Taliban ile savaş amacıyla Afganistan'a saldırıp, bu ülkeyi işgal ederek, çökertip, yoksulluk, katliam, terörizm ve şiddetin artmasına sebep oldu. Nitekim Afganistan siyasi ve güvenlik sorunu içinde kıvranırken, tekfirci Taliban da varlığını ve terör saldırılarını hala sürdürmektedir.
Buna ilaveten tekfirci DAEŞ de Afganistan'da kol gezmektedir. Amerika ve NATO'nun askeri varlığı Afganistan'ın kalkınıp gelişmesini engellediği gibi, terörizm ve uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığını da azdırmaktadır. Buna rağmen Amerika Afganistan'da askeri varlığını arttırma kararı almıştır. Amerika'nın militarist ve işgal politikaları, Afganistan güvenliğini sağlamadığı gibi üstelik bozmaktadır.
Amerika'nın son 16 yılda Taliban'ı yok etmediği yada yok etmek istemediği söylenebilir. Afganistan savaşı çıkmaza girmiştir. Diğer yandan Irak'ın 2003 yılında Amerika ve batılı müttefikleri tarafından saldırıya uğrayıp işgal edilmesi de Afganistan gibi benzer vahim duruma yol açtı. Amerika'nın dönem başkanı George Bush yönetimi de Saddam rejiminin kitle imha ve kimyasal silahlarını yok etmek bahanesiyle İngiltere ile birlikte Irak'a saldırıp, bu İslam ülkesini işgal etti.
Amerika, Irak halkına karşı seyreltilmiş uranyumlu mühimmat ve roketler kullanıp, bu ülkenin çevre hayatını ve topraklarını kirletti. Bir milyonu aşkın Iraklının ölümüne sebep olurken, on binlerce Iraklı kadın ve erkeğe işkence yaptı. Üstelik Amerika bu savaş suçlarına ilaveten, Irak'ı terör saldırılarına boğdu. Amerika'nın saldırısı sonucu, ilkin el-Kaide ve ardından selefi Vahhabi DAEŞ terör örgütü 2014 yılında ortaya çıktı ve terör saldırıları devam etti. Amerika'nın eski başkanı Barack Obama yönetimi de DAEŞ'in kuruluşunda etkin rol aldığı bizzat amerikan yetkililerince itiraf edildi. Amerika Irak ve Suriye'de DAEŞ'i askeri ve istihbarat açıdan destekledi ve onlara silah ve mühimmat indirdi. Irak ve Suriye ordularını bombalayan Amerika birçok bölgede ablukaya alınan DAEŞ ve diğer tekfirci terör örgütlerini kurtarmaya çalıştı.
Amerika DAEŞ ile savaş koalisyonu kurdurduğu halde DAEŞ gibi terör örgütlerini yönlendirmektedir. Nitekim Pentagon, Rakka'daki DAEŞ teröristlerinin Deyr Zor'a kaçmalarını sağlamak için güvenlik koridoru kurmuştur. Amerika 20. yüzyılda Güney Amerika'da terör örgütlerini kurdurup, onlara destek verdiği gibi, 21. yüzyılın başlarından itibaren Afganistan ve Irak ile Suriye'de terör örgütlerini kendi emperyalist ve işgal politikaları doğrultusunda kullanmaktadır.
Amerikalı sosyolog prof. Bo Groscoop Tahran'da düzenlenen uluslararası "ABD, İnsan hakları ve hegemonik söylemler" konferansında yaptığı konuşmada, Liberal Demokrasi düzenin varlık sürdürdüğü müddetçe, terörizmin siyasi anlamı olduğunu, Amerika'nın terörizmle savaşının da bu çerçevede tanımlandığını söyledi./