İşgal rejimi İsrail'den geri adım
Kudüs halkının çok yönlü direnişi sonucu işgalci siyonist Siyonist İsrail rejimi sonunda , Mescid-i Aksa'nın kapılarına kurduğu elektronik arama dedektörlerini geceleyin toplatmaya mecbur kaldı.
Siyonist İsrail rejimi, Mescid-i Aksa'nın kapılarına elektronik arama dedektörleri, kameralar ve siyonistlerin geçmesine tahsis edilen askılı köprüleri yerleştirmesinden sadece 10 gün sonra geri adım atarak bunları toplatma kararı almış bulunmaktadır.
Dünya, 11 gündür İsrail'in Mescid-i Aksa'daki zulmüne odaklanmış durumda. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'yı 50 yıl aradan sonra 14 Temmuz'da cuma namazına kapatan İsrail, kutsal mekanın kapılarına metal dedektörler yerleştirdi. Tel Aviv 'güvenlik önlemleri' olarak atfettiği baskının, Mescid-i Aksa'da 3 siyonist polisin öldürülmesine karşılık olduğunu iddia ediyor. Mescid-i Aksa'nın önemini bilmeyenler ise 'Metal dedektörler kalsa ne olacak?" tepkisini veriyor. Ancak Müslümanlara göre mesele dedektörler değil, asıl sorun egemenlik, işgal, dini özgürlük ve Filistin'in aidiyeti.
Şimdi soru şudur ki acaba İsrail bu uygulama üzerinden sadece bir kaç günün geçtiği bir ortamda böyle bir karar almıştır?
Bilindiği üzere işgal altındaki topraklardaki bu son kriz 14 Temmuz tarihinde siyonist rejim askerlerinin Filistinli Müslümanların üzerine ateş açması ardından baş göstermiştir. Bu tarihte işgal rejimi askerleri namaz için Mescidi Aksa'ya gelen Filistinlilerin üzerine ateş açarak üç Filistinli genci şehit etmiş ve bunun ardından siyonist rejim başbakanı Netanyahu'nun direktifi üzerine Mescidi Aksa üç gün boyunca namaz kılanların yüzüne kapalı tutulmuş ve daha sonra Mescidi Aksa'nın giriş kapılarına elektronik dedektörler ve duyarlı kameralar ve asma köprüler yerleştirilerek Filistinli Müslümanların Mescidi Aksaya girişlerinin zorlaştırılmasına çalışılmıştır ki bu durum başta Kudüs olmak üzere Filistin topraklarında ve hatta İslam aleminde siyonist İsrail rejiminin bu tutumunun protesto edilmesi amacıyla geniş eylem ve gösteriler düzenlenmiş ve işgal altındaki topraklarda Filistinlilerin protesto eylemlerini sindirmek isteyen siyonist rejim askerleri elektronik dedektörlerin yerleştirilmesinden sonra geçen 11 gün içinde 5 Filistinliyi daha şehit etmiş ve bini aşkın kişiyi de yaralamışlardır.
Bu konuyla ilgili olarak Nisim Bahar işgal altındaki Filisti ve siyonist İsrail rejiminin son Mescidi Aksa'yı kapatmasıyla ilgili Fransız gazete Liberasyon gazetesine yazdığı bir makalede, siyonist rejim başbakanı Netanyahu'nun akıl tutulması yaşadığını, zira Müslümanların namaz kılmak ve ibadet etmek için Mescidi Aksaya alınmaması olayı öyle üzerinden basitçe geçilebilecek bir olay olmadığını ve siyonist rejimin bu olayın bedelini ağır ödeyeceğini, zira Filistin halkının gösterilerinin ardı arkası kesilmeyerek her geçen gün daha da büyüyeceğini belirtmiştir.
Bu ise siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu üzerindeki baskıyı daha da artırmış ve sonunda bu uygulama ve karardan geri adım atarak sözde güvenlik önlemleri amacıyla Mescidi Aksa'nın kapılarına yerleştirdiği elektronik dedektörler, duyarlı kameralar vs. toplama mecburiyetinde kalmıştır.
İsrail, Mescid-i Aksa'nın da içinde bulunduğu Doğu Kudüs'ü 1967'den beri işgal altında tutuyor. Mescid-i Aksa'nın kapılarına 16 Temmuz'da yerleştirdiği dedektörlerle gerçekte Müslümanları bu kutsal mekandan uzak tutarak Mescidi Aksayı ve tüm İslami alamet ve bağları yok etmeyi planlıyor. Filistinliler'e göre, İsrail'in ana hedefleri Mescid-i Aksa'nın içerisinde sadece Müslümanlara tanınan ibadet hakkını bertaraf ederek statükoyu değiştirmek. Ardından Aksa'yı İbrahim Camisi gibi bölerek, zamanla tamamen işgal altına almak.
Ancak Filistin halkının üstün direnişi başta Netanyahu olmak üzere tüm siyonistlere Mescidi Aksa'nın Yahudileştirilmesinin imkansız olduğunu ve Müslümanların kesinlikle buna müsaade etmeyecekleri gerçeğini bir kez daha göstermiştir. Zira Mescidi aksa Filistinliler ve Müslümanların kırmızı çizgisidir. Öyle ki şimdiye kadar Filistinlilerin siyonist rejim karşısındaki kıyamlarının ana kaynağı işgal rejimini güçlerinin ve aşırı Yahudilerin bu kutsal mekan Mescidi Aksa'yı hedef almalarından kaynaklanmıştır. Örneğin siyonistlerin Mescidi Aksaya yönelik girişimleri 2000 yılı intifadasının baş göstermesine yol açmıştır ve Ekim 2015 tarihinden başlayarak bugüne kadar devam eden Kudüs intifadasının ana kaynağı yine siyonistlerin Mescidi Aksaya yönelik tahkir edici, aşağılayıcı tutumları olmuştur.
Şimdi ise siyonistlerin bu aleni geri adım atması Filistinlilerin azmini göstermekle birlikte, Filistinli Müslümanlara aynı zamanda şunu da bir kez daha isbatlamıştır ki kendi öz değerlerini ve mukaddesatını savunmak için kiralık Arap rejimleri ele başlarının desteğine göz dikmemek gerekir. İsrail işgal rejimi ancak direniş ve mücadeleyle dize getirtilebilir.