Lübnan, tefkircilerden temizlenmek üzere
-
Nusracıları taşıyan son otobüs, dün gece Arsal'dan ayrıldı.
Lübnan'ın Arsal dağlarından, Nusra Cephesi teröristleri tahliye edildi. Nusracıları taşıyan son otobüs, dün gece Arsal'dan ayrıldı.
Nusra Cephesi teröristlerini taşıyan son otobüsün Arsal'dan ayrılmasının ardından, bölgede Nusracıları tahliye işlemi sona ermiş oldu.
Lübnan Hizbullah hareketi ile Nusra Cephesi son sıralarda yaptığı ateşkesin ardından Nusra unsurları Arsal dağlarından çekildi. Hizbullah, arabuluculuk çabaların ardından, Hizbullah'lı esirler ve şehitlerin teslim edilmesi halinde, Nusra Cephesi üyelerine, Lübnan'ın doğu sınırlarından çekilerek, Suriye'nin İdlip bölgesine gitmelerine izin vereceğini kabul etmişti.
İki taraf arasında yapılan anlaşa geçen Perşembe günü Jerud Arsal ve el-Kalemun bölgesinde hayata geçirildi.
Yaklaşık 3 yıl önce Nusra Cephesi teröristlerine işgal edilen Lübnan'ın Arsal dağları ve Suriye'nin el-Kalemun tepelerini kurtarma operasyonu 21 Haziran 2017 tarihinde başladı. Lübnan direniş güçleri işgal altındaki bu toprakların yüzde 95'inden fazlası kurtarmayı başararak, terörizmle mücadelede büyük bir başarıya imza atmış oldu.
Ancak Lübnan topraklarının bazı kısımları hala tekfirci IŞİD örgütünün işgalindedir. Bu yüzden yakında bu noktaları işgalden kurtarma operasyonunun başlayacağı düşünülüyor.
Bölge gelişmelerini izleyen siyaset uzmanlarından Dr. "Vafik İbrahim" bu bağlamda şu değerlendirmede bulundu: Arsal bölgesinde Hizbullah'ın Nusra Cephesi teröristlerine karşı elde ettiği zaferle, bazıları, bu çatışmanın Lübnan'ın içinde mezhepçi fitneye sebebiyet vereceğini ve Hizbullah'ın güç kaybedeceğini düşünüyordu, ancak bu hayalleri suya düştü ve Hizbullah, Arsal'i kudretle ve profesyonel şekilde teröristlerin işgalinden kurtardı.
Lübnanlı stratejist de İlyas Hana Lübnan'da son sıralarda yaşanan önemli gelişmelere temasla, "Bölgedeki denklemler, Siyonist rejim ve IŞİD için daha fazla başarısızlıklara doğru ilerliyor" diye değerlendirmede bulundu.
Tekfirici ve Siyonizm terörizmi bölgede güvensizlik madalyonunun iki yüzünü teşkil ederek, bölge ülkelerini artan tehdit ve tehlikeyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu çerçevede, ordu ve direnişi dahil Lübnan'ın savunma kabiliyet ve kapasitesi, muhtelif şekillerde bu tehditlerle karşılaşmıştır.
Geçtiğimiz senelerde dünya, Lübnanlılar'ın Siyonist rejim ve teröristler karşısında büyük başarı ve zaferlere imza attıklarına tanıklık etmiştir.
Siyonist rejimin Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerin büyük kısmında 2000 yılından geri çekilmek zorunda kalması, Lübnanlıların işgal rejimi karşısındaki zafer ve başarılarında dönüm noktası sayılıyor.
Siyonist rejimin Lübnan direnişi karşısındaki yenilgileri, 2006'daki 33 günlük savaşıyla devam etti.
Böylece Siyonist rejimin yenilmez bir orduya sahip olduğu iddiasının boş bir iddia olduğu ortaya çıkmış oldu.
Lübnanlılar, Hizbullah'ın liderliğindeki direniş güçlerinin desteğiyle, işgal rejimi İsrail'in yenilmez efsanesini suya düşürmüş oldular.
Buna ilaveten Lübnan, Hizbullah mihverindeki altın savunma denklemi sayesinde, teröristler karşısında sağlam bir set haline gelmiştir.
Teröristlerin Lübnan'da üst üste aldıkları yenilgiler ve de halk direnişinin Suriye ve Irak'ta son aylarda elde ettikleri kazanımlar, direniş varken bölgede tekfirciler ve siyonistler için hiçbir geleceğin olmadığını ortaya koymuş oldu.