Netanyahu abarttı: Arap ülkeleriyle ilişkilerimizde büyük değişim var
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i83097-netanyahu_abarttı_arap_ülkeleriyle_ilişkilerimizde_büyük_değişim_var
Siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde büyük bir değişim yaşandığına işaretle, bu ilişkileri "şimdiye kadar hiç görülmemiş" olarak niteledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 07, 2017 05:37 Europe/Istanbul
  • Netanyahu abarttı: Arap ülkeleriyle ilişkilerimizde büyük değişim var
    Netanyahu abarttı: Arap ülkeleriyle ilişkilerimizde büyük değişim var

Siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde büyük bir değişim yaşandığına işaretle, bu ilişkileri "şimdiye kadar hiç görülmemiş" olarak niteledi.

İşgal rejimi İsrail başbakanı Benyamin Netanyahu dün rejimin dışişleri bakanlığı yetkilileri ve çalışanlarıyla yaptığı oturumda, "daha Arap ülkeleriyle işbirliğinin hacmi netleşmemiştir ancak her zamankinden çok büyüktür ve bu büyük bir değişim ve dönüşümdür" iddiasında bulundu.

Netanyahu'nun bu açıklamasının ardından akla şöyle bir soru gelmektedir; "Acaba, İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde büyük bir dönüşüm sahiden mi vuku bulmuş ve bu ilişkiler hiç görülmemiş bir düzeye yükselmiş midir?"

İsrail'in bazı Arap ülkeleriyle münasebetlerinin son yıllarda geliştiği inkar edilemez, ancak Netanyahu'nun kullandığı "büyük dönüşüm" ibaresinin bir abartıdan ibaret olduğu düşünülüyor.

Çünkü evella; İsrail'in bütün Arap ülkeleriyle ilişkilerinde bir değişim ve değişiklik söz konusu değil, bir değişim veya dönüşüm varsa o da İsrail rejiminin Suudi Arabistan, Bahreyn ve kısmen de Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerindedir.

İsrail'in ilişkilerindeki en fazla değişiklik, Suudi Arabistan ve Bahreyn ile olmuştur. Bu bağlamda İsrail ile Suudi Arabistan ve Bahreyn diplomatları arasında görüşmeler yapılmıştır.

İsrail'in bu ülkeler ile diplomatik görüşmeleri ve de güvenlik işbirliği, bu ilişkilerde bir değişimin olduğunu tasdik eder niteliktedir. İsrail'in BAE ve Ürdün ile münasebetleri gelişmekte olduğu da ifade edilebilir, ancak unutmamak gerekiyor ki BAE ve Ürdün'ün da bundan önce de İsrail ile iyi ilişkileri olmuş ve bu ilişkilerde değişim denecek kadar önemli bir gelişme olmamıştır.

Esasında İsrail'in Katar, Mısır, Kuveyt ve Umman gibi önemli Arap ülkeleriyle münasebetlerinde de geçmişe göre pek bir değişiklik yaşanmamış, hatta Katar ile münasebetleri aşağı yönlü bir seyir izlemiştir ve İsrail'in Mısır büyükelçisi de yakın zamanda Kahire'ye dönmüştür.

Bu yüzden Siyonist rejim İsrail başbakanı Netanyahu'nun İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde büyük değişim yaşandığına dair açıklamasının bir "diplomatik abartı"dan ibaret olduğu ifade edilebilir.

Peki eğer gerçekten İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanmışsa eğer, işgal rejimi başbakanı neden bunun ayrıntılarına değinmekten kaçınıyor!

Netayahu, niçin ve hangi amaçlar için böylesi bir abartılı açıklamada bulunuyor?

Bu soruya cevaben ilk önce şunu ifade etmek gerekiyor ki; Netanyahu bu abartmalı açıklamasıyla İsrail'in geçmişteki gibi Ortadoğu'da ülkelerin ilişki kurmaktan kaçınan bir menfur rejim değilmiş gibi göstermeye çalışıyor.

Netanyahu, bazı Arap ülkelerindeki yöneticilerin İsrail'a yönelik bakışının değiştiğine dair böyle bir iddiada belki bulanabilir. Ancak aslında, Arap milletleri işgal rejimi İsrail'e hala bir menfur rejim olarak bakıyor. Bu iddiayı kanıtlayabilecek bariz bir örnek, en kalabalık Arap ülkesi olan Mısır halkının Ehlül 2011'de İsrail'in Kahire büyükelçiliği etrafındaki beton duvarlarını kırarak, İsrail rejimine karşı gösterdiği nefrettir.

Netanyahu'nun Arap ülkeleriyle ilişkilerinde bir değişim yaşandığına dair abartmalı açıklamasından ikinci hedef ise, içe dönüktür. Son aylarda Netanyahu ve ailesi aleyhinde çok sayıda yolsuzluk ve usulsüzlük yaptıkları için defalarca protesto eylemleri düzenlendi.

Eylemciler Netanyahu ve eşinin yolsuzluk işledikleri için yargılanmasını istiyorlar.

Benyamain Netanyahu, dış politikadaki bazı başarıları abartmak suretiyle işgal topraklarındaki kamuoyunun kendisi ve ailesinin işlediği yolsuzluk üzerine odaklanmasına engel olmaya çalışıyor.