Filistin ülküsü, Trump ve Suudi hanedanının komploları kıskacında
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i89270-filistin_ülküsü_trump_ve_suudi_hanedanının_komploları_kıskacında
Suudi rejiminin kriz çıkarıcı girişimlerinin tüm şiddetiyle devam etmesi, özellikle tüm dünya kamu oyunun dikkatini çeken Lübnan başbakanı Saad Hariri'nin Arabistan'ın başkenti Riyad'da eline kağıt parçası tutuşturularak ani istifası ardından medya organları Amerika'nın bölgede yeni ve aynı zamanda çok tehlikeli bir oyunu sergilemeye başladığını ve ABD takımının Filistin ülküsünü yok etmek için kolları sıvadığını bildirmekteler.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 15, 2017 08:12 Europe/Istanbul
  • Filistin ülküsü, Trump ve Suudi hanedanının komploları kıskacında

Suudi rejiminin kriz çıkarıcı girişimlerinin tüm şiddetiyle devam etmesi, özellikle tüm dünya kamu oyunun dikkatini çeken Lübnan başbakanı Saad Hariri'nin Arabistan'ın başkenti Riyad'da eline kağıt parçası tutuşturularak ani istifası ardından medya organları Amerika'nın bölgede yeni ve aynı zamanda çok tehlikeli bir oyunu sergilemeye başladığını ve ABD takımının Filistin ülküsünü yok etmek için kolları sıvadığını bildirmekteler.

Amerika'nın Filistin ülküsü aleyhindeki bu planının daha önceki tüm plan ve komplolarından tehlikeli olduğu ve direkt olarak bölgede başta Filistin direnişi olmak üzere tüm direnişi hedef aldığı belirtiliyor.

Bu arada Suudi rejiminin Filistin davasının yok edilmesi komplosunda üstlendiği rol ve hatta ilk startı vermesi de dikkatlerden kaçmamakta. 

Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh'in HAMAS'la ilgili vermiş olduğu skandal bir fetva bu komploda Suudilerin nerede yer aldığını göstermekte.

Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh, verdiği fetvada İslami Direniş Hareketi Hamas'ı terör örgütü ilan ederken İsrail'le savaşmanın da caiz olmadığını savundu.

Suudi Müftüsü Abdülaziz Al-i Şeyh'in geçtiğimiz aylarda yerel bir televizyon kanalında katıldığı programda "İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Hamas'ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah'a karşı İsrail ordusuyla iş birliği yapılabileceğini" belirtti.

Bu fetva karşısında sevinçten ne yapacağını şaşıran Siyonist İsrail Rejimi İletişim Bakanı Eyüp Kara ise, Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh'i verdiği skandal fetvadan ötürü tebrik ederek İsrail işgali altındaki topraklara davet etti.

Diğer yandan böyle bir ortamda Lübnanlı kaynaklar Suudi rejimi yetkililerin siyonist İsrail rejimi ile ilişkileri normalleştirmek, Filistinli mültecilerin kendi vatanlarına geri dönmeleri uygulamasının iptali, Filistinli esirler meselesinin gündemden düşürülmesi ve Filistin davasının yozlaştırılması amacıyla Kudüs meselesinin uluslararası bir mesele haline getirilmesi hususunda gizli çalışmalar içinde olduğunu gösteren gizli bir belgeyi ortaya çıkardılar.

Lübnan el-Ahbar gazetesi Suudi rejimi dışişleri bakanı Adil el-Cubeyr tarafından Suud veliahdi oğul Muhammed Bin Selman'a hitaben kaleme alınan gizli bir mektubu ifşa ederek suudi rejiminin gizli çirkef planlar peşinde olduğunu ortaya çıkardı. Cubeyr söz konusu mektubunda, Amerika ile stratejik ortaklık adı altında Arabistan'ın siyonist İsrail rejimi ile ilişkilerini geliştirmesi yönünde bir takım tavsiyelerde bulunmakta.

İlk kez ifşa olunmakta olan bu gizli belge ABD başkanı Donald Trump'ın geçen ay Arabistan'a yaptığı gezi ardından ortaya atılan Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi söylentilerinin gerçekliğini göstermiştir. Bu belge aynı zamanda Suudi rejiminin Filistin meselesiyle ilgili olarak işgal rejimi İsrail'e vermek istediği imtiyazın büyüklüğü ve başta Lübnan Hizbullah hareketi olmak üzere bölgede direnişin zayıflatılması yönündeki girişimlerini göstermiştir.

Arabistan'ın Filistinlilerle ilgili tutumu aynı zamanda onların Lübnan'a müdahalesi ve Lübnan başbakanı Saad Hariri'yi istifaya zorlamaları ve Lübnan Hizbullah hareketi aleyhinde açıklamada bulunmaya zorlamalarını tedai ettirmektedir.

Trump'ın bölgeyle ilgili yeni planı uyarınca başta Suudi rejimi ve bu rejimin uyduruğu öteki rejimlerin İsrail ile şimdiye kadar gizlice sürdürdükleri ilişkilerini alenileştirmeleri ve direnişe karşı resmen düşmanca tutum içine girmeleri esasına dayalıdır ve Arabistan rejiminin Lübnan'da sergilediği son senaryo ve Hizbullah'ı terör örgütü ilan ederek bu yolla İran'a karşı baskıda bulunmak istemesi veya Suudi müftünün HAMAS'ı terör örgüt ilan ederek, İsaril'e karşı mücadelenin haram olduğunu ilan etmesi Trump'ın sergilediği yeni oyunun birer parçalarıdır.

Bu hengamede Amerika Filistin davasının dikkatlerden uzak tutulması için Filistinli mülteciler meselesine de el atmış ve vatanlarından edilmiş Filistinliler için yeni bir vatan arayışı içine girmiştir. Bunun için de Filistin topraklarının dışında bir başka Arap ülkesinde Filistinlilerin iskanı meselesi ve yeni bir vatan oluşturulması siyasetini takip etmekteler. Bunun için de Amerikalılar Sina yarımadası, Ürdün'ün bir kesimi veya Arabistan çöllerinden bazı kesimleri bu konuda şimdilik alternatif teklif olarak incelemekteler. Böyle bir meselenin tahakkuku ise pratikte Kudüs başkentliğinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması hedefini ortadan kaldırmış olacak.