Suudi Arabistan'ın Almanya'ya karşı Hariri üzerinden diplomatik savaş başlatması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i89452-suudi_arabistan'ın_almanya'ya_karşı_hariri_üzerinden_diplomatik_savaş_başlatması
Suudi Arabistan, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile ilgili açıklamalarını "iğrenç ve haksız" niteleyerek, Berlin Büyükelçisini Riyad'a çağırdı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 18, 2017 10:50 Europe/Istanbul
  • Suudi Arabistan'ın Almanya'ya karşı Hariri üzerinden diplomatik savaş başlatması

Suudi Arabistan, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile ilgili açıklamalarını "iğrenç ve haksız" niteleyerek, Berlin Büyükelçisini Riyad'a çağırdı.

Suudi Arabistan-Lübnan gerilimi dalga dalga Ortadoğu'dan Avrupa'ya yayılıyor. Suudi Arabistan, Berlin Büyükelçisi'ni geri çağırdı. Riyad yönetimi, söz konusu hamleyi Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin istifasını sert şekilde eleştirmesi üzerine yaptı.
 
Suudiler ayrıca, Almanya'nın Riyad Büyükelçisi'ne protesto notası vermeye hazırlanıyor. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan bir haberde, Gabriel'in eleştirileri 'haksız ve çirkin' olarak nitelendirildi ve kınandı.
 
Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, söz konusu açıklamaları Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Cebran Bassil'i hafta içinde Berlin'de ağırlarken yapmıştı. Lübnan'ın bölünme veya yeniden iç savaşa dönme ihtimalinden söz eden Gabriel, Riyad yönetiminden Hariri'yi bırakmasını istemişti.
Saad Hariri 4 kasımda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan yaptığı açıklamada şüpheli ve soru işaretleri oluşturacak biçimde Lübnan Başbakanlığından istifa etti.
Hariri İstifası Suudi Arabistan'ın baskısıyla ve Riyad'ın Lübnan'in iç işlerine müdahale etmesi ve Hizbullah'a darbe vurması amacıyla gerçekleşti.
Uluslararası hukuk uzmanları ise Suudi Arabistan'ın uluslararası kurallara saygı göstermesi gerektiğine vurgu yaparak, Katar için yaşananların bu kez Lübnan için başka bir versiyonunun yaşanmakta olduğuna inanıyorlar. Bu çerçevede Suudi Arabistan, Lübnan'ı kendi vesayetine geçirmeye çalışıyor. Bölgede yaşanan gelişmeler, Suudi Arabistan'ın bölgenin küçük ülkelerini domine etme ve Riyad'ın kendi politikalarını bu ülkelere dikte etme hırsını gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı ziyaret ve askeri ve askeri olmayan yüzlerce milyar dolar değerinde anlaşmalara imza atıp, Suudi prenslerle kılıç dansı yapmasının ardından Suudi Arabistan'ın tavrı ve izlediği politikalar değişti. Önce Katar'ı abluka ve ambargo altına aldılar, daha sonra da ülke içinde prensler ve üst düzey yetkililer ve işadamlarına yönelik tasfiyeler başladı ve gelinen noktada ise Lübnan'ın iç işlerine dünyanın gözü önünde müdahale ediyor.
Bunlarla birlikte Suudi Arabistan, ABD ve İsrail'e daha yakınlaşmaya çalışarak, bölgede yeni gerilim ve gerginlikler çıkarmaya çalışıyor.
Suudilerin izlediği bu tutum ve yaklaşım, bölge ve dünya ülkelerini derinden endişelendirmiş bulunuyor.
Bedevi Al-i Suud rejimi uluslararası hukuk ve kuralların birçoğuna uymayarak, uluslararası arenada pratikte orman kuralı uyarınca hareket ediyor.
Suudi Arabistan'ın bu tür politika ve hareketleri hatta Riyad'ın Avrupalı müttefiklerini bile endişelendirmiş ve Almanya gibi bu ülkelerin tepkisine yol açmıştır.
Suudi Arabistan'a yapılan baskıların ardından bu ülkede alıkonulan Saad Hariri, Riyad'dan ayrılarak, Paris'e gitti. Ancak Hariri'nin Fransa'ya ziyareti ve Suudi Arabistan'da baskı altında istifaya zorlanması ve Fransa ile Suudi Arabistan'ın Saad Hariri üzerinde pazarlık yapma olasılığı, kamuoyunu Suudilerin Lübnan'a karşı komplosu konusunda daha da endişelendirmiş bulunuyor.
Bu durum, kuşkusuz Suudi Arabistan'a yönelik eleştiri ve tepkilerin artmasına sebebiyet verecek. 
Bu şartlar altında Suudi Arabistan, siyasi ve diplomatik gerilim çıkarmaya ve Lübnan'a karşı krizini Avrupa'ya taşımaya ve bölgedeki maceraperestliği karşısında uluslararası camiayı susturmaya çalışıyor. Ancak Almanya'nın Riyad'a yönelik Hariri üzerinden aldığı açık pozisyon ve Rusya'nın Lübnan Hizbullah'ının siyasi arenadaki varlığına vurgu yapması dahil Suudi Arabistan'a yönelik art arta gelen küresel tepkiler, Irak, Suriye, Yemen ve Katar'daki başarısızlıklarının ardından Suudi Arabistan'ın dış politikası için başka bir yenilginin vuku bulduğunu gösteriyor.