Trump'ın Kudüs'a karşı garezli tutumunun sebepleri ve sonuçları
-
Trump'ın Kudüs'a karşı garezli tutumunun sebepleri ve sonuçları
Amerika başkanı donlad Trump'ın Kudüs ile ilgili kararına dünya çapından gelen tepkilere paralel olarak Filistinliler ve dünya kamuoyun geniş itirazları hala dünya gündemindeki önemli yerini koruyor. Bu arada Siyonist rejim geçen haftalarda baskıcı eylemlerini yoğunlaştırarak Filistin halkının her türlü itirazını bastırmaya çalıştı.
Dünya çapından tüm geniş çaplı muhalefetlere rağmen Trump geçen Çarşamba günü kışkırtıcı bir girişimde, Kudüs kentini işgalci rejimin başkenti olarak resmiyete tanıdığını ve büyükelçiliğin Tel Aviv'den bu kente taşınma direktifini verdi. Amerika kongresi 23 ekim 1995 tarihinde elçiliğin Kudüs'e taşınma planını onaylamıştır. Fakat önceki hükümetler bu kararı gerçekleştirmekten kaçındılar. BM bildirileri uyarınca Kudüs kenti, işgal edilmiştir; bu yüzden Amerika'nın işgal edilen bir kenti Siyonist rjeimin başkenti olarak tanıması, ulusararası bildirilerin açıkça ihlali sayılıyor. Bu bağlamda Rusya stratejik araştırma enstitüsü başkanı Yelene Soponina, Trump'ın bu kararla ateşle oynadığnı söyledi.
Bu konuda önemli olan nokta, kongrede alınan kararın üzerinden 22 yıl geçerken, neden şimdi ve neden Trump Amerikan elçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşınma cesaretini bulmasıdır. Trump'In bu bağlamda Siyonistleri hoşnut etmek için seçim propagandalarında bu konuda verdiği vaatlere bir yana, dünyada, batı Asya ve İslam dünyasında yaşana son gelişmelerin bu kararın alınmasında etkili olduğu söylenebilir.
Amerika içindeki son gelişmelerde Trump ve yakınları ve özellikle damadının Rusya ile olan skandal ilişkilerinin dosyası, heber manşetlerinde yerini almıştır. Bir çok uzmana göre Trump'a ülke içinden uygulanan baskılar ve hatta hakkında muhtemelen gen soru verilmesi ve böyle bir skandalda yer alması nedeni ile görevden alınma ihtimali bulunuyor. Bu yüzden Trump Kudüs ile ilgili aldığı kararla haber çevrelerinde bir bomba patlatarak dünya kamuoyunu "Rusgate" olarak bilinen Rusya ile ilişki skandalından saptırabilir.
Buna ilaveten Trump "Hristiyan Siyonistlerin" desteğinde olan kendi partisi cumhuriyetçilerin oylarının büyük bölümünü şimdiden gelecek başkanlık için toplamak istiyor; bu da onun gelecek seçimlerde zaferini garantileyebilir. Amerika'nın siyaset alanında Siyonizm lobisi adayların kazanmasında önemli rolü bulunuyor.
Fakat bu arada bazı Arap yönetimlerin Amerika başkanının aldığı kararda özel rolleri olduğu da biliniyor. Bu bağlamda geçen mayıs ayında Trump'ın Riyad ziyareti ve Kudüs'ün Siyonist rejimin başkenti ilan etme konusunda Arabistan yetkilileri ve diğer Arap yöneticilerin pasif tutumları dikkat çekiyor. Trump bu ziyaretin ardından Kudüs ile ilgili kararında Arap yöneticiler tarafından ciddi bir tutum sergilenmeyeceğinden emin oldu.
Fakat şimdiye kadar Siyonistler ve onların destekçilerinin aşırı hırslarına karşı Filistin ve beytulmukaddes'i İslam dünyasının bir parçası olarak ayakta tutan ise başta Arabistan olmak üzere Arap yöneticiler veya Filistin ülküsüne ihanet eden diğer ülkelerin desteği değildir. Aslında Filistin halkının direnişi ile yaşıyor ve Trump ile danışman takımı bu gerçeği çok geç fark ettiler.
Bu bağlamda İslami şura meclisi Filistin intifadasına destek komitesi genel sekreteri Hüseyin Emirabdullahiyan ise Trump'ın son kararına tepki olarak, Amerika elçiliğinin Kudüs'e taşınmasının Trump'ın dayanacak gücü olamayan bir yangın olduğunu, Netanyahu'nun da bu yangında yanacağını söyledi.
Hiç şüphesiz Filistin gelişmeleri, Filistin intifadsı ve Amerika'ya karşı dünya çapından gelen itiraz sesleri, Amerika'nın inzivasına ve Siyonistlerin dehşete kapılmalarına sebep olacaktır. Trump'un bu tutumlarını sonucu, Amerika siyasetlerinin bölgede daha da yenilmesi, siyonsit rejimin yok olma sürecinin hızlanması ve Amerika siyaset alanındaki etkinliğinin azalması olacaktır./