Lübnan'ın Arap ülkelerin Amerika'ya baskı yapmasını istemesi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i94877-lübnan'ın_arap_ülkelerin_amerika'ya_baskı_yapmasını_istemesi
Amerika başkanı Donald Trump'ın Kudüs ile ilgili kararı ardından Lübnan meclis başkanı Nebih Berri Amerika'da Arap ülkelerin büyükelçiliklerinin kapatılmasına vurgu yaptı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 05, 2018 04:53 Europe/Istanbul
  • Lübnan'ın Arap ülkelerin Amerika'ya baskı yapmasını istemesi
    Lübnan'ın Arap ülkelerin Amerika'ya baskı yapmasını istemesi

Amerika başkanı Donald Trump'ın Kudüs ile ilgili kararı ardından Lübnan meclis başkanı Nebih Berri Amerika'da Arap ülkelerin büyükelçiliklerinin kapatılmasına vurgu yaptı.

Lübnan meclis başkanı Nebih Berri Arap ülkelerin Amerika'nın Kudüs ile ilgili kararına verdikleri tepkinin yetersiz olduğuna işaretle, Amerika başkanının Kudüs ile ilgili kararının bu kentin tarihine, siyaset ve kanuna tecavüz olduğunu ayrıca Siyonistlerin işgalcilik ve cinayetlerini örtbas anlamında olduğunu söyledi.
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri yaptığı açıklamada, Kudüs-i Şerif'in İslam ümmeti tarafından özgürleştirilmesine ve ABD'nin bu kenti işgal rejiminin başkenti olarak tanıma kararını boşa çıkarılması gerektiğine işaretle, tüm Arap ülkelerinden Filistin halkına destek için ABD'deki büyükelçiliklerini kapatmalarını istedi.
Amerka başkanı Donald Trump 6 aralık 2017 tarihinde aldığı kararla Kudüs kentini Siyonist rejimin başkenti olarak tanıyarak, Amerika büyük elçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması talimatı verdi. Bu karar uluslararası toplum, ülke liderleri ve kamuoyun sert tepkileri ve muhalefeti ile karşılaştı. Bu arada Arap Birliği'nin Amerika'nın girişimlerine karşı pasif tutumu, başta Arap ülkeleri olmak üzere kamuoyu tarafından büyük eleştirilere sebep oldu. 
Arap Birliği, Arap dünyasının çıkarları ve menfaatlerini savunan ve destekleyen resmi merci olarak Filistin ülküsüne, Arap ve İslam dünyasına karşı indirilen bu büyük haysiyetli darbeye karşı pasif tutum sergiledi. Arap Birliği'nin birkaç gün önce Mısır'ın başkenti kahire'de düzenlenen olağan üstü oturumunda Amerika'nın Kudüs kentini işgalci rejimin resmi başkenti olarak tanımasına dair kararını ele alarak kapanış bildirisinde Amerika'ya karşı zayıf bir konumdan kararını tekrar gözden geçirmesini, bu bağlamda Amerika'ya baskı uygulamak için dünyaya seslendi. 
Arap birliğiğinin böyle pasif tutumu, diğer ülkelerin Washington'un aldığı facia karara karşı tepkilerinin daha ciddi ve daha kesin olması açısından önem arzediyor. Raialyoum internet sitesi başmakalede Arap ülkelerin Amerika başkanı Donald Trump'ım Kudüs ile ilgili kararına karşı zayıf tutumuna işaretle şöyle yazdı: Bu ülkelerin biri bile Amerika veya İsrail büyükelçisini sınırdışı etmedi ayrıca hiç biri başkentlerindeki Amerika büyükelçilerini, Trump'ın kararı ile ilgili bir itiraz notu vermek üzere çağırmadı.
Tabi ki Trump sahip olduğu ticari ve ekonomi tecürbeleri nedeni ile adeta pazarcıların yöntemini izlemekte, bu yüzden Arap ülkeleri Amerika ile olan mali, ticari ve diplomatik ilişkilerini askıya alarak Trump'ı ve yönetimini sarsabilirler. Bu çerçevede Arap ülkeleri başta olmak üzere dünya kamuoyu bu bağlamda ciddi kararlar alınmasını bekliyorlar ve Lübnan meclis başkanı Nebih Berri'nin önerisi ise bu isteklerin bir yansımasıdır. 
Kudüs meselesinin Filistinliler ve genel olarak İslam dünyasındaki hassasiyeti nedeni ile Amerika'nın Siyonist rejimin sultacı siyasetlerine her türlü eşlik girişimi ve kararı, Amerika için büyük siyasi, diplomatik ve ekonomik bedelleri olabilir. Böyle bir olay ise Trump için siyasi bir intihar anlamına gelirken Trump'ın iç ve dış siyasetlerinde aldığı yaygaralı kararları nedeni ile ülke içinde ve uluslararası alanda kendisine karşı duyulan nefretin artmasına sebep olabilir. 
Arap Birliği'nin Trump'ın kararına karşı daha ciddi tedbirler alınmasına dair isteklerin artması ise bu gerçeğin göstergesidir. Aslında Amerika başkanı Donald Trump'ın Siyonistlerin Kudüs'e yönelik işgalci siyasetlerini tesbit etmek için onlarla birlikte olması, İslami ve Arap ülkeler başta olmak üzere diplomatik tepkilere sebep olabilir. Bunun sonucu ise Amerika'nın bölge ve uluslararası çapta daha da yalnızlaşmasından başka bir sonucu olamayacaktır. /