ABD'nin Fars Körfezi ülkeleriyle ilişkilerinin materyal niteliği
https://parstoday.ir/tr/news/world-i102081-abd'nin_fars_körfezi_ülkeleriyle_ilişkilerinin_materyal_niteliği
ABD Dışişleri Bakanlığı, BAE ve Katar ile 460 milyon dolarlık yeni silah anlaşmalarını onayladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 10, 2018 09:42 Europe/Istanbul
  • ABD'nin Fars Körfezi ülkeleriyle ilişkilerinin materyal niteliği

ABD Dışişleri Bakanlığı, BAE ve Katar ile 460 milyon dolarlık yeni silah anlaşmalarını onayladı.

Katar, Amerikan Riton firması ile 197 milyon dolarlık silah anlaşması imzalarken BAE ile diğer Amerikan firmaları arasında 270 milyon dolar değerinde silah anlaşması imzaladı.

ABD ile Fars Körfezi'nin kıyısındaki Arap ülkelerinin ilişkilerinin türü ve niteliğine bakıldığında, bu ilişkilerin stratejik birlik düzeyinde olmadığı gibi, ABD'nin bu ülkelerle ilişkilerinde materyal bakışının önemli etken olduğu, başka bir deyişle Washington'un Fars Körfezi'nin kıyısındaki Araplar'la ilişkilerinde normların önemli bir rol ifa etmediği anlaşılıyor.

Stockholm Enstitüsünün raporuna göre, Suudi Arabistan hatta Donald Trump'ın başkanlık koltuğuna oturmadan önce Ortadoğu bölgesinde Amerikan silahının en büyük müşterisi ve ithalatçısı ve Hindistan'dan sonra dünyada ABD'nin en büyük silah müşterisi oldu. 1950-2006 yılları arasında Suudi Arabistan ABD'den yaklaşık 80 milyar dolar silah alımı yaparak, böylece ABD'nin başka ülkelere toplam silah ihracatının beşte birine imza atmış oldu. Diğer raporlar ve rakamlara göre, Suudi Arabistan, 2012-2016 döneminde dünyada en büyük ikinci silah ithalatçısı oldu, 212 yılında Suudi Arabistan'ın silah alımı 2007-2011 dönemine göre yüzde 212 oranında arttı. 

BAE ve Katar da Ortadoğu'da Suudi Arabistan'ın ardından Amerikan silahını alan ülkeler arasında ikinci ve üçüncü sırada yer alıyorlar.

Bu durum, Donald Trump döneminde daha da tırmanmış ve açık ve sarih biçimde görünüyor çünkü aslında ABD'nin şimdiki başkanı, menfaatçi ve tüccar kimliğine sahip olduğu için herkesten ziyade ilişkilerde ekonomik bakışa sahiptir. Fars Körfezi'ndeki Araplar ile ilişkilere materyal bakış işaretlerinden biri, Başkan Trump'ın Suudi Arabistan'ı dev petrol gelirlerine sahip olduğu için "süt veren ineğe" benzeten açıklamasıdır. Pratikte Donald Trump Mayıs 2017 yılında 110 milyar doları silah için olan 400 milyar dolarlık bir anlaşma Riyad ile imzaladı.

Üzerinde durulması gereken başka bir konu ise, ABD'nin Ortadoğu'da şiddet, karışıklık, savaş ve gerilimi memnuniyetle karşılamasıdır çünkü bu durumlarda Washington'un çıkarları daha iyi ve fazlasıyla karşılanır.

Stockholm Enstitüsü'nün raporuna göre sadece 2015 yılında Suudi Arabistan, Yemen'e saldırmak ve Irak ve Suriye'deki teröristleri silahlandırmak için 9 milyar 300 milyon dolar silah aldı. Bu rakam önceki yıla göre yüzde 50 oranında artış gösteriyor.

Bu arada, ABD'nin Suudi Arabistan ile 400 milyar dolarlık anlaşması, Riyad ile Tahran arasındaki gerilim tırmandığı ve ABD'nin İranofobi çabalarının arttığı bir sırada imzalandı. 

Washington yönetimi hatta Araplar içindeki gerilimlerden silah satışı için faydalanıyor; bunun en bariz örneği, Katar ile 4 ülke arasında krizin başlamasının hemen ardından 12 milyar dolarlık ve Doha ile de kasım 2017'de 1.1 milyar dolarlık başka bir anlaşma imzalamasıdır.

Ve daha önemli konu ise, Fars Körfezi'nin kıyısındaki Arap ülkelerinin ABD ve diğer Batılı ülkelerden ithal ettikleri silahlar, Arap ülkelerinin kendilerine karşı kullanıyor olmasıdır.

Nitekim Suudi Arabistan ve BAE, Batılı ülkelerden aldığı bu silahları mazlum Yemen halkına karşı kullanıyor ve aynı silahlarla fakir bir ülke olan Yemen'in okullar, camiler, fabrikalar ve caddeleri gibi alt yapı tesisleri yok ediliyor.

ABD ve diğer Batılı güçlerden alınan ölümcül silahlar hatta Irak ve Suriye'deki teröristler donatılarak, desteklenmiştir.