Putin'in başkanlık seçimleri galibiyeti; Dış ve iç etkileri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i102995-putin'in_başkanlık_seçimleri_galibiyeti_dış_ve_iç_etkileri
Rusya’da milyonlarca seçmen, ülkenin devlet başkanını belirlemek için dün sandık başına gitti. Neredeyse tamamı sayılan oyların yüzde 76'sı mevcut başkan Vladimir Putin'e gitti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 19, 2018 07:51 Europe/Istanbul
  • Putin'in başkanlık seçimleri galibiyeti; Dış ve iç etkileri

Rusya’da milyonlarca seçmen, ülkenin devlet başkanını belirlemek için dün sandık başına gitti. Neredeyse tamamı sayılan oyların yüzde 76'sı mevcut başkan Vladimir Putin'e gitti.

Rusya Merkez Seçim Komisyonu ise oyların yüzde 21.33’ünün sayıldığını açıkladı. Rusya Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, seçimlerin kesin olmayan sonuçlarının Moskova saatiyle (Türkiye saatiyle aynı) gece 2.00-3.00 civarında belli olacağını bildirdi.

Komisyon ülke genelinde seçime katılım oranının %67 olduğunu şu ana kadar oyların %97sinin sayıldığını ve Putin'in ülke genelinde oyların %76.6'sının elde ettiğini bildirdi.

Rusya seçmenlerinden 52 milyonun üzerinde insan Putin'e oy vermiş olup bu ise Putin'in şimdiye kadar daha önceki seçimlere oranla elde ettiği en iyi seçim sonucu olarak açıklanmaktadır. Elbette Sovyetler Birliğinin dağılması ardından bu ülkede iktidara gelen öteki tüm başkanların elde ettikleri sonuçların tümünden de iyi olduğu bildirilmiştir.

Putin'in %70'li bir oyla seçimin galibi olacağı gerçi daha önceden de tahmin ediliyordu ama bu seçimlerin böyle yüksek bir oy getirmesi Putin'in kendini bile hayret içinde bırakmıştır. Bunun için bir kaç sebebi vardır.

Birincisi Vladimir Putin'in Rusya devlet başkanı olarak iktidara geldiği 2000 yılından beri, Sovyetler Birliği sonrası yıkımlarından ülkeyi kurtarmak ve yeniden güçlü bir devlet haline getirmek için çok büyük uğraşılar vermesidir. daha doğrusu Putin sahip olduğu kendine has bir takım ferdi, kişilik, davranış ve dinamiklik özelliklerinden dolayı gerek  ülke içinde ve gerekse ülke dışından önemli bir takım başarılara imza atmıştır.

Sovyetlerin dağılması ve yeni Rusya'nın kurulması ardından 1990'lı yıllarda ve Boris Yeltsin'in başkanlığı döneminde Rusya'nın önemli bir takım iç ve dış sorunları bulunuyordu. Fakat Putin başkanlık koltuğuna oturduktan sonra bu sorunları çözmeyi ve ülkeyi yeniden güçlü bir hale getirmeyi başardı. Putin kendi başkanlığı döneminde Rusya'ya yeniden güven, istikrar, huzur ve barış kazandırmış, geçmiş kaos ve kargaşalara son vermiştir. Bu ise Rusya halkı açısından büyük önem taşıyor.

21. Asrın başlarında petrol fiyatlarındaki artış da Rusya'nın ekonomik bünyesinin güçlenmesine ve dolayısıyla ülkenin askeri gücünün artmasına sebep olmuştur. Diğer yandan Putin Avrasyacılık eğilimi içignde Rus milliyetçiliğini tebliğ etmek suretiyle, Rusya'nın geçmişte Sovyetler birliği döneminde dünyada elde ettiği güçlü konum ve pozisiyonunu yeniden kazanmak için dış alanda da önemli girişimleri olmuştur.

Ancak Putin'in siyasetleri ve izlediği tutum hiç bir zaman başta Amerika devleti olmak üzere batılılara hoş gelmemiştir. Putin kendi iktidarı döneminde her zaman batının sultacı ve tahakkümcü tutumuna karşı çıkmış, mücadele vermiştir ki Ukrayna krizi sonrası NATO'nun Doğu Avrupa bölgesine yayılmak istemesine karşı çıkması veya Amerika ve Batılıların Suriye'deki yıkıcı girişimlerine karşı resmen baş kaldırarak Suriye yönetiminin yanında yer alması bunun somut örneklerindendir.

Bu arada Rusya gerek içte ve gerekse dışta bir takım ciddi sorunlarla da karşı karşıya bulunuyor. Ülke içinde Putin'in önünde duran en önemli sorun, ülke genelindeki yolsuzluk ve bürokratik sistemin işlevsiz olmasıdır. Bunun için de Putin'in muhtemelen başbakan Dimitri Medvedev ve diğer bazı bakanları değiştirmek suretiyle bu kadim sorunun giderilmesi yönünde gerekli adımları atacaktır.

Nitekim hükümette yapacağı değişikliğe değinen Putin, yemin töreninin hemen ardından hükümetteki değişikliğin startını vereceğini ve şu anda bu meselenin planlamasını yapmakta olduğunu belirterek, ülkenin bürokratik sisteminde de temel bir takım reformlara baş vurmayı planladığını söyledi.

Dış siyaset alanında da Putin daha ziyade doğuya eğilimli bir siyaset arayışı içinde olup bölgesel ortaklıkları güçlendirmeye çalışacağı düşünülmektedir. Ancak Putin'in yeni dönem başkanlığı döneminde Rusya'nın  dış, savunma ve güvenlik siyasetlerinde pek önemli bir değişikliğin yapılmayacağı ve daha önceden belirlenen genel strateji çerçevesinde bu alanda çalışmaların devam edeceği tahmin ediliyor.

Öteki ülkelerle eşit ilişkiler kurma zaruretini vurgulayan Putin, 21. Asırda başka ülkelerle ilişkilerin eşit seviyede sürdürülmesi temennisi içinde olduğunu söyledi.

Bu arada Rusya'nın batı ile özellikle de Amerika ile ilişkilerindeki rekabet ve ihtilaflar sürecinin artarak devam edeceği düşünülüyor.