Trump’ın İran’a karşı çelişkili tutumu üzerine
https://parstoday.ir/tr/news/world-i114546-trump’ın_İran’a_karşı_çelişkili_tutumu_üzerine
Amerika’nın popülist Başkanı Donald Trump bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik tehditlerine paralel olarak Tahran yönetimi ile müzakere etmekten söz etti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 14, 2018 03:45 Europe/Istanbul
  • Trump
    Trump

Amerika’nın popülist Başkanı Donald Trump bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik tehditlerine paralel olarak Tahran yönetimi ile müzakere etmekten söz etti.

Amerika Başkanı Donald Trump Brüksel’de düzenlenen NATO liderler zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin İran’la ilgili sorusuna verdiği cevapta şu iddiada bulundu: "Bir gün gelecek İranlılar beni arayacak ve benden bir anlaşmaya varmak için talepte bulunacak ve biz de o zaman anlaşmaya varacağız."

Gerçekte Amerika Başkanı Donald Trump İran ile 5+1 grubu arasında imzalanan Bercam nükleer anlaşmasından çekildiğini açıkladıktan sonra şimdiye kadar bir kaç kez İran İslam Cumhuriyeti ile yeniden anlaşmaya varmak istediğinden söz etti. Ancak buna karşın başta Trump olmak üzere Amerikalı üst düzey yetkililerin çelişkili söz ve amelleri ve sürekli tehditvari ve hakaret içerikle açıklamalarda bulunmaları pratikte Tahran ve Washington’un yeni bir anlaşmaya varmak üzere ortak bir anlayışa kavuşmaları için gerekli olan zemini yok ediyor.

Aslında devletlerin arasında her türlü anlaşmaya varabilmek için başta karşılıklı saygı, karşılıklı güven ve ortak çıkarların tanımlanması olmak üzere bir takım şartların oluşması gerekli ve kaçınılmazdır. Oysa Amerika’da Donald Trump Başkan olduğu günden beri bu şartların asgari düzeyde bile hemen hemen yok olduğu gözleniyor. Gerçekte Amerika Başkanı Trump’ın tek yanlı bir kararla Bercam gibi yedi ülkenin AB ile birlikte on yıl sıkı müzakere ve pazarlığın ardından üzerinde anlaşmaya vararak vardıkları uluslararası bir anlaşmadan çekilmesi İran milleti ve devletinin Amerika devletine yönelik güven duygusunu tamamen yok etti.

Amerika devleti Bercam nükleer anlaşmasında bir takım yükümlülükleri vardı, nitekim devletlerin uluslararası anlaşmalarda üstlendikleri yükümlülükler hükümetlerin el değiştirmesi ile yok olmaz. Üstelik Bercam nükleer anlaşması BM güvenlik konseyi tarafından hem de Amerika’nın konseyi bir üyesi olarak oyu ile onaylanmıştı. Şimdi ise Amerika yönetiminin Bercam gibi uluslararası bir anlaşmaya ve BM güvenlik konseyi gibi uluslararası bir kuruma yönelik sorumsuzluğu Trump yönetimi ile yeni bir anlaşmaya varma şansını da tamamen yok ettiği anlaşılıyor.

Öte yandan son bir kaç ayda ve özellikle Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından Amerikalı yetkililerin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı tehditleri ve saygısız davranışları ve açıklamalarında artış gözleniyor. Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Washington’un Tahran yönetimi ile müzakere etmek için ileri sürdüğü 12 şartı açıkladığı konuşması İran ile her türlü anlaşmaya varma ihtimalini de hemen hemen yok etti. Mike Pompeo’nun ileri sürdüğü 12 şartın arasında ancak yıkıcı bir savaşın ardından işgale uğrayan bir ülkeye dayatılabileceği şartlar yer alıyor, oysa İran milleti İslam inkılabını gerçekleştirerek hem iç istibdada ve hem ecnebi sultasına hayır dedi ve yine Saddam rejiminin dayattığı 8 yıllık savaşta da zafer kazanarak hiç bir zorbalığa boyun eğmeyeceğini ortaya koydu, ayrıca son 40 yılda da Amerika’nın her türlü siyasi ve iktisadi baskıları karşısında dimdik ayakta durdu.

Tüm bu noktalardan hareketle, Amerika Başkanı Donald Trump’ın Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında sarfettiği sözler Amerika devletinin İran İslam Cumhuriyetine karşı stratejilerinden ziyade Trump’ın uluslararası düzende hakim olan gerçekler ve Amerika devletinin İran İslam Cumhuriyeti nizamına karşı 40 yıllık düşmanlığı gözetilmeksizin İran’a karşı kolay ve bedelsiz zafer kazanmak istediğinin işaretidir.

Gerçi gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bu arzu, Amerika’da kongre ara seçimlerinin eşiğinde bulunan Amerika Başkanı Trump ve cumhuriyetçi parti için belki siyasi ideal sonuçlarla beraber olabilir, fakat Amerika ile İran ilişkilerinde eskiden var olan sorunun çözümüne hiç bir katkısı olmayacağı kesindir.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Newyorker dergisine Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinin sonuçları hakkında yaptığı değerlendirmede vurguladığı üzere: Bu karar İran milleti ve tüm dünya halkı için çok tehlikeli bir mesaj göndermektir, şöyle ki, siz asla Amerika ile anlaşma yapmamalısınız, zira sonuçta Amerika şu ilkeyi ileri sürüyor: Bana ait olan her şey benimdir, ama size ait olan şeyler müzakere edilebilir!