Bercam’ın korunması için Avrupa’nın Amerika yaptırımlarına karşı girişimleri
-
Avrupa Birliği
Amerika’nın 7 Ağustos tarihinde İran’a karşı nükleer yaptırımlarını tekrar başlatması ile birlikte, AB de uluslararası Bercam nükleer anlaşmasını koruma bağlamında çalışmalarına başladı. Avrupa komisyonu bu bağlamda yayınladığı bildiride “engelleyici yasaların” 7 Ağustos tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğini duyurdu.
Trump yönetimi 8 Mayıs tarihinde temelsiz ve boş bahaneler ileri sürerek Bercam nükleer anlaşmadan çekildiğini ve anlaşma uyarınca kaldırılan tüm yaptırımları tekrar uygulayacağını belirtti. Amerika’nın bazı yaptırımları 90 gün aradan sonra yani 6 Ağustos 2018 ve 180 gün aradan sonra bazı yaptırımları da 4 kasım 2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Carengi düşünce merkezi uzmanlarından Richard Sokolski’ye göre Amerika başkanı Bercam’dan çekilmek ve bölgede İran’a karşı, hiçbir gerçekçi hedef ve stratejisi yoktur.
Buna karşı AB ve Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan Avrupa troykası ise Bercam nükleer anlaşmayı koruyarak Amerika’nın İran karşıtı nükleer yaptırımlarına mücadeleye vurgu yapıyorlar. Bu bağlamda AB dış siyaset sorumlusu Federica Mogherini “ Bercam nükleer anlaşması bir tarafın tek başına ona son verecek iki yönlü bir anlaşma ve ya her hangi bir ülkenin inisiyatifinde değil. Bu anlaşma BMGK onayına varmış ve dünyada nükleer silahların yayılmasını engelleme yapısında, bölge, Avrupa ve tüm dünya için hayati olan anahtar bileşendir” şeklinde konuştu.
Bercam nükleer anlaşmanın korunması ve devam etmesi için Avrupa’nın aldığı önlemlerden biri, AB’de güncelleşen “engelleyici yasalar”dır; söz konusu yasa İran’da faaliyet yapan Avrupalı firmaların faaliyetini ve çıkarlarının yaptırımdan etkilerini azaltma bağlamındadır.
Engelleyici yasalar, AB’nin İran ile ticari ve ekonomi ilişkilerini korumakla, Bercam nükleer anlaşmanın etkin ve tam olarak gerçekleşmesi bağlamındaki çalışmalarının bir bölümüdür. Engelleyici yasaların güncelleme süreci 6 haziran 2018’den itibaren ve Avrupa komisyonun, Amerika’nın İran karşıtı bölge ötesi yaptırımlarını, kendi salahiyet bölgesine eklemesinden itibaren başladı.
Yasa, Avrupalı şirketleri Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrasında devreye girecek yaptırımlara bağımlı olmaktan kurtarıyor. Düzenlemeye göre ABD yaptırımlarının hayata geçirilmesini öngören mahkeme kararları tanınmayacak. Yasa, Avrupalı şirketler açısından ortaya çıkabilecek masraf ve zararların tazminatını düzenliyor.
Buna karşı Amerika, Avrupa’nın İran karşıtı Washington yaptırımlarına mukabil yapacağı uygulamalarından pek de endişeli olmadığını iddia etti. Aslında Amerika, kendi hasmane eylemlerine karşı AB’nin girişimlerine önem vermediğini göstermeye çalışıyor. Tabi ki bu konu Avrupa’nın Trump’ın tek yanlı ve kabadayı eylemelerine karşı daha ciddi ve güçlü tepkilerini gerektiriyor.
Trump şimdiye kadar çeşitli alanlarda Avrupa’ya meydan okumuştur; Paris iklim anlaşmasından çıkmak, Avrupa ile gümrük tarifelerini arttırmakla ticari savaşa başlamak, NATO üyesi Avrupa ülkelerin çalışmalarını sorgulamak, AB ile serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasına karşı çıkmak, ve hepsinden daha önemlisi ise AB’nin en önemli diplomasi getirisi olarak Bercam nükleer anlaşmaya karşı çıkmak ise bunlardan bazılarıdır.
Şimdi top ise Avrupa’nın sahasında ve eğer Avrupalılar gerçekten bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barışın sağlanması bağlamında önemli bir getiri olan Bercam nükleer anlaşmasını korumak istiyorlarsa, Bercam’ın korunması için tüm alanlarda girişimlerini genişletmek ve geliştirmeleri gerekiyor.
Avrupa, Amerika’nın, Bercam nükleer anlaşmadan illegal çekilmekle uluslararası yasalar ve dengeleri ayrıca BMGK 2231 bildirisini çiğneyerek dünya istikrarını tehlikeye düşürmesine karşı direnmesi gerekiyor, zira ancak bu şekilde dünya çapında bağımsız ve etkili bir aktör olduğunu ispatlayabilir. /