Avrupa'nın Suudi Cinayeti Karşısındaki Tepkilerinin Şiddetlenmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i119797-avrupa'nın_suudi_cinayeti_karşısındaki_tepkilerinin_Şiddetlenmesi
Batı ile olan iyi ilişkilerini kendisi için bir kuvvet noktası ve gurur kaynağı olarak telakki eden Suudi Rejimi, şimdi ise Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Konsolosluğunda öldürülmesi ile daha önce yaşamadığı uluslararası düzeyde bir sorunla karşı karşıya kalmıştır. Dünya kamuoyu, kurumları ve devletler bu olayın bütün boyutlarıyla aydınlanmasını istemektedir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 23, 2018 03:40 Europe/Istanbul
  • Avrupa'nın Suudi Cinayeti Karşısındaki Tepkilerinin Şiddetlenmesi

Batı ile olan iyi ilişkilerini kendisi için bir kuvvet noktası ve gurur kaynağı olarak telakki eden Suudi Rejimi, şimdi ise Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Konsolosluğunda öldürülmesi ile daha önce yaşamadığı uluslararası düzeyde bir sorunla karşı karşıya kalmıştır. Dünya kamuoyu, kurumları ve devletler bu olayın bütün boyutlarıyla aydınlanmasını istemektedir.

Suudilerin bu cinayetine karşı uluslararası düzeyde tepkiler çığ gibi büyümektedir. Bu doğrultuda Suudi Rejiminin Avrupalı ortakları bile bu mesele ile ilgili yeni tutumlar sergileyerek Suudi Arabistan'a daha fazla baskı uygulamak istiyorlar. Suudi Arabistan Cumartesi günü iki haftalık ağır medya baskısı sonucunda nihayet Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğünü itiraf etti. Ancak Cemal Kaşıkçı'nın çıkan arbede sonucunda öldüğünü ve Suudi Arabistan veliahdı Muhammed bin Selman'ın bundan habersiz olduğunu iddia ettiler. Bu doğrultuda Fransa, Almanya ve Britanya gibi üç Avrupa ülkesi Pazar günü bir bildiri yayınlayarak Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesini şiddetli bir şekilde kınayarak hiçbir bahanenin bu gazetecinin ölümünü izah etmeyeceğini bildirdi.
Üç ülkenin de Dışişleri Bakanlığı sitelerinde yayımlanan bu bildirinin bir bölümünde şöyle bir açıklama yapılmıştır:" Zaten Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğundaki vahşice öldürülmesinden duyulan korkuya rağmen yine de bu olayın onaylanması şoke edicidir. "
Söz konusu üç Avrupalı ülkesi bu cinayetle ilgili bütün detayların ortaya çıkmasına kadar Suudi Arabistan'ın araştırmalarına devam etmesini ve bu cinayetin faillerini yargılama sürecini sürdürmesini istemişlerdir.
Avrupa troykası, " Bizim Suudi Arabistan ile yürüttüğümüz ilişkiler, uluslararası kurallardan doğan değerler ve örf ve adetlere duyulan saygı çerçevesinde şekillenmiştir.” Şeklinde vurguda bulundular.
Gerçekte Avrupalılar, Suudi Arabistan'ın Cemal Kaşıkçı'nın ölümü ile ilgili gerçekleri gizlemek ve bu cinayeti izah etmek  yönündeki çalışmalarının devam etmesinin Avrupa ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyeceğini anlatmak istiyorlar. Bu tavrın nedeni ise net ve açıktır. Avrupa devletleri Suudi Rejimi'nin insan haklarındaki durumundan haberdardır ve  uluslararası insan hakları kurum ve kuruluşların Suudi Arabistan'ın Yemen'deki cinayetlerine karşı çıkarılan bildirileri ve protestolarına da tanıklık yapmıştır. Bu yüzden bu tavrı daha fazla Batı ve Avrupa kamuoyunun baskıları neticesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.
Suudi Rejiminin işlediği cinayetleri karşısında sessiz kalmak Avrupa devletleri özellikle de Almanya Koalisyon Hükümeti ve Britanya Muhafazakar Hükümeti için olumsuz sonuçlar doğurabilir. İşte bu yüzden  Almanya Başbakanı Angela Merkel Pazar günü yaptığı açıklamada, Suudi memurları tarafından öldürülen Cemal Kaşıkçı'nın  öldürülmesini kınayarak olayın bütün boyutlarıyla aydınlanmasına dek Suudi Arabistan'a silah satışının durdurulduğunu bildirdi.
Merkel sözlerinde şu cümlelere yer vermişti: Suudi Arabistanlı Gazeteci  Cemal Kaşıkçı'nın akıbeti ile ilgili meçhul noktaların açıklığa kavuşturulmasına dek Berlin artık Suudi Arabistan'a silah satmayacaktır.  
Şimidi Suudi Arabistan, zor bir seçim yapmak zorundadır. Muhtemelen Suudiler, günden güne artan uluslararası baskılar neticesinde bu cinayetin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacaktır. Böyle olursa sözde insan hakları savunucuları Avrupalıların Suudi Rejimine karşı sergileyeceği tavrı bekleyip izlemek lazım. Eski tecrübelere dayanarak Avrupalıların her zaman Suudi cinayetlerine karşı gözlerini yumduklarını ve askeri ve silah alanındaki Suudi Rejimi ile olan ilişkilerini devam ettireceklerini söyleyebiliriz./