Trump’ın Avrupa Savunma Bağımsızlığı İle İlgili Çelişkili Tutumları
Donald Trump’ın Amerika başkanı olarak göreve başlamasından beri Avrupa ve Amerika arasındaki ihtilaflar ve sorunlar ilk kez bu kadar net bir şekilde gün yüzüne çıkmıştır. Paris İklim Anlaşması, Bercam Nükleer Anlaşması, Ticari Anlaşmalar, Avrupa’nın NATO’daki kotası ve Avupa’nın savunma bağımsızlığı gibi meseleler Amerika ve Avrupa arasındaki sorunların başında gelir.
Bu ihtilaflar özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa’nın savunma bağımsızlığının sağlanması ve Avrupa ordusunun oluşturulması gereği açıklamasından sonra daha da körüklenmiş oldu. Trump, Birinci Dünya Savaşının yüzüncü yıldönümü dolayısı ile Paris’e gerçekleştirdiği ziyaretin başında, Twitter hesabından bir mesaj paylaşarak Emmanuel Macron’un bu açıklamalarını sert bir şekilde eleştirerek bu açıklamaları ihanet olarak niteledi.
Trump Twitter’dan paylaştığı mesajda şöyle bir ifadede bulundu: Macron, Avrupa’nın Amerika, Çin ve Rusya karşısında kendisini koruması için özel bir ordu oluşturmasını istiyor. Bu bir ihanettir.
Buna rağmen Macron Trump ile görüşmesinden sonra bile bu tutumuna bağlı kalmış ve hatta kimi Avrupalı ülkelerin Amerika’dan silah alımını da eleştirmiştir.
Trump Macron ile görüşmesine rağmen onu sergilediği tavırdan vaz geçmesi konusunda ikna edemedi. İşte bu Trump için büyük bir yenilgi sayılmaktadır.
Trump bu ziyaretinden sonra Amerika’ya dönmesinin ardından Pazartesi günü Amerika’nın Avrupa’yı savunmaktaki rolüne değinerek bunun mali karşılığının Avrupalılar tarafından ödenmesini istedi.
Trump Twitter hesabından paylaştığı mesajlarda sadece Avrupalıları değil dünyanın dört bir yanındaki Amerika ortakları ve müttefiklerini muhatap alarak Amerika’nın onları savunma masraflarını ödemelerini istedi. Trump bu mesajlarda şöyle bir iddiada bulundu:” Başka ülkeleri savunmak için büyük bir para harcanmaktadır. Bizim payımız ise bütçe açığı ve ekonomik zararlar olmuştur. Artık bu servet sahibi ülkelerin, Amerika’nın onları savunmak için harcadığı paraları karşılama zamanı gelmiştir. Ya bunu karşılayacaklar yada artık ülkelerini kendileri savunacaklar.
Gerçekte Donald Trump, bu mesajı ile Amerika’nın dört bir yanında bulunan ortakları, Suudi Arabistan’dan tutun ta Japonya ve Güney Koreye kadar ve hatta Avrupalı müttefiklerini muhatap almaktadır.
Aynı zamanda Trump’ın bu tutumu, onun güvenli ve askeri yaklaşımının çelişkili olduğunun da göstergesidir. Trump bir taraftan özellikle Avrupa’ya her türlü savunma bağımsızlığı konusunda ciddi bir şekilde karşı çıkmakta ve bir taraftan da Avrupalı ortaklarının güvenliğinin sağlanmasındaki masrafların karşılanmasını istiyor. Gerçek o ki Amerika Avrupalıların güvenlik ve askeri bakımdan kendine bağlı olmasını istiyor. Böylece Avrupa’daki askeri varlığını sürdürmesinin yanı sıra bu aracı kullanarak Avrupa ülkelerinin dış siyaseti ve savunma siyasetine de müdahale etme hakkına sahip olur.
Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk “ Tarihte ilk kez, birlik ve beraberlik içerisinde olan güçlü bir Avrupa’yı görmeye tahammülü olmayan Amerikalı bir hükümet işbaşındadır. “ dedi.
Buna rağmen bu durum artık Avrupa ülkeleri tarafından özellikle de Fransa ve Almanya gibi güçlü ülkeler tarafından kabul edilemezdir. İşte bu ülkeler Avrupa’nın savunma ve güvenlik stratejisinin değiştirilmesini istiyor.
Nitekim Macron da Avrupa’nın yeni güvenlik stratejisinde Rusya’nın yer almasını da istemiştir. Bu düşünce ise Amerika’yı kızdırmış durumdadır. Bunun sebebi ise Amerika’nın uzun yıllardır Rusya’yı Avrupa ve Batı’nın asıl düşmanı olarak tanıtmaya çalışmasıdır. Wahington’un karşı çıkmasına rağmen Avrupalılar, bağımsız savunma yapılandırması alanında ciddi adımlar atmışlardır. Bunun anlamı ise Amerika’nın Avrupa’daki etkisinin ve nüfuzunun azalmasıdır.