Avrupa'dan İran'ın Yemen Krizindeki Yapıcı Rolüne Vurgu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i121202-avrupa'dan_İran'ın_yemen_krizindeki_yapıcı_rolüne_vurgu
Avrupa Birliği Dış Siyaset Temsilcisi Federica Mogherini Avrupa ve İran arasındaki Yemen krizinin çözülmesi için yapılan ortak çabaların bir bölümünün etkili olduğuna vurgu yaparak İran'la Yemen krizinin çözümü için yaptığı yakın işbirliğine devam etmesi gerektiğini açıkladı.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Kasım 21, 2018 03:31 Europe/Istanbul
  • Avrupa birliği
    Avrupa birliği

Avrupa Birliği Dış Siyaset Temsilcisi Federica Mogherini Avrupa ve İran arasındaki Yemen krizinin çözülmesi için yapılan ortak çabaların bir bölümünün etkili olduğuna vurgu yaparak İran'la Yemen krizinin çözümü için yaptığı yakın işbirliğine devam etmesi gerektiğini açıkladı.

İran İslam Cumhuriyeti Ortadoğu bölgesinin etkili bir ülkesi olarak Yemen krizi gibi bölgesel krizlerin ve sorunların diplomatik diyaloglar ve siyasi yollarla çözülmesinin taraftarıdır. Bu yüzden son haftalarda İran yetkilileri ve kimi bölgesel ülkelerin yetkilileri ve Avrupa yetkilileri ile istişarelerini artırmıştır.

Yemen Mart 2015'ten beri Amerika'nın yeşil ışığı ve geniş çaplı destekleri ile gerçekleşen Suudi-BAE Koalisyonu ve ortaklarının saldırılarına maruz kalmıştır. Bu savaş istifa etmiş Yemen eski Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin geri döndürülmesi bahanesi ile geniş çaplı bir operasyon şeklinde başladı. Bu savaş, Suudi Arabistan'ın kısa bir süre içerisinde hedeflerine ulaşıp Yemen savaşını kazanmak kuruntusu ile hala devam etmektedir. Ancak Yemen halkının direnmesi savaşın uzamasına ve Suudi Koalisyonunun Yemen'e musallat olmasını engellemesine neden olmuştur.

Bu ortamda Batılı yetkililer ve medyası Suudilerin Yemen'deki cinayetlerini uzun süreliğine göz ardı etmişlerdir. Ancak Birleşmiş Milletlerin Yemen'deki olayların ve cinayetlerin dünyanın en büyük insani trajedisine yol açtığını açıklaması ve Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Ekim ayının başlarında Türkiye'de feci bir şekilde öldürülmesi dosyası bu gidişatın yön değiştirmesine neden oldu. Bundan sonra Batı kamuoyu da artık Suudi Arabistan karşısında bir tutum sergileyerek Yemen'deki savaşın durdurulması ve saldıran tarafa ceza verilmesi istendi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas  Kaşıkçı'nın cinayetiyle ilişkili 18 Suudi Arabistan uyruğunun boykot edildiğine değinerek şöyle bir açıklama yaptı:" Bu kişiler Schengen bölgesi ülkelerine giremeyecektir."

Halihazırda Yemen'de barışın sağlanması için baskılar ve görüşmeler artmıştır. Avrupa yetkilileri de İran'ın Yemen'deki çatışmaların bir bölümün bitmesindeki rolüne vurgu yapmışlardır. Burada dikkat çekici nokta ise İran'ın çok uzun zamandan beri Yemen vatandaşlarının haklarının korunması şartı ile Yemen'deki savaşın bitmesine dair planlar sunduğudur.

İran'ın yaptığı barış önerisinde acil ateşkes yapılması, yabancı saldırıların son bulması, insani yardımların yapılması, ulusal diyalogların geniş bir şekilde başlaması ve ulusal birlik hükümetinin kurulması gibi hususlar önerilmişti.

İran İslam Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani bu alanda, Yemen krizinin yabancı müdahalelerin kesilmesi ve Yemenli-Yemenli diyalogları yoluyla çözülebileceğine işaretle İran'ın her türlü yardım yapmaya hazır olduğunu belirtti. Hasan Ruhani sözlerine şunları da ekledi:" Barışın sağlanması için önerilen Yemenli-Yemenli diyaloğu tezi, Yemen savaşının başladığı andan itibaren İran bölgesel diplomasisinin eksenini oluştururdu. Bu öneri bugün en çok ilgi gören yaklaşım haline gelmiştir. "

Şimdi Yemen savaşının bitmesi için barış görüşmelerinin gelecek haftalarda Birleşmiş Milletler Teşkilatı denetimi altında İsveç'in başkenti Stockholm'da yapılması bekleniyor. Bu ortamda Batılı yetkililer de İran'ın Yemen'deki savaşın ve çatışmanın bitirilmesindeki rolüne vurgu yapmaktalar. Bu doğrultuda İran da Yemen savaşında ateşkesin sağlanması, diyalogların başlatılması ve Yemen krizinin siyasi yollarla çözülmesi doğrultusunda taraflarla görüşme yapıp yardım etmeye tamamen hazır olduğunu bildirmiştir.

Buna rağmen Suudi cinayetleri karşısında günümüze dek sadece slogan atmak ve yetersiz girişimlerle yetinen Batılı devletlerin pratikte neler yapacağını bekleyip görmek lazım.