Suudi Arabistan'ın İnsan Hakları Karşıtı Siyasetlerinin Eleştirilmesi
-
Arabistan
Suudi Rejiminin muhaliflere ve insan hakları alanlarındaki faaliyet gösteren aktivistlere baskı uygulaması ve onları tutuklaması ve işkence etmesinin devam etmesi, Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Haklarını İzleme örgütünün eleştirilerine yol açtı.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Haklarını İzleme Örgütü'nün raporlarına göre aralarında birkaç kadın da olan insan hakları aktivistin bulunduğumuz yılın Mayıs ayında Suudi Rejimi tarafından tutuklandığı ve işkence ve cinsel tacize uğradıklarını ve kimi gözaltına alınanların da elektro şoklar ve kırbaçlarla işkence edildiğini bildirdi.
Alı Suud Rejiminin muhalifleri ve sosyal ve toplumsal alanlardaki aktivistleri bastırması doğrultusunda yaptığı bu vahşi girişimler, pratikte bu ülkeyi uluslararası arenada vatandaşlık hakları ihlallerinin odağı haline getirmiştir. Bu girişimler o kadar artmış ki insan hakları alanında faaliyet gösteren birçok bölgesel ve uluslararası kurum Suudi Arabistan'ın siyasetlerini eleştirmiş ve tutuklamalar ve tutuklulara işkence uygulanmasının durdurulmasını istemiştir.
Suudi Arabistan'daki İnsan Haklarını Destekleme Topluluğu Başkanı Yahya Useyri bu konu ile ilgili şöyle bir açıklamada bulundu:" Suudi Rejiminin ihlallerinin durdurulması için bir tek çözüm mevcuttur. O da Suudi Rejimine baskı uygulamaktır. Bu baskının Suudi Arabistan'ın içinden yapılması mümkün görünmüyor çünkü Suudi Arabistan'ın iç arenası çok kısıtlı ve sınırlı olmasının yanı sıra çok büyük korkutucu bir baskı ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bu ülke içinde, kim Suudi yetkililerini eleştirdiyse şimdi Alı Suud zindanlarındadır."
Suudi Rejimi sadece yurt içinde değil sınırları ötesinde de Alı Suud'a muhalif olanlara tehdit ve terör araçları ile baskı yapıyor. Suudi'nin bu siyasetlerinden dolayı birçok insan katledilme veya tutuklanma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Nitekim Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesi de Alı Suud'un bu insanlık karşıtı siyasetinin açık bir örneği haline gelmiştir.
Yemen savaşının başlatılmasından beri ve binlerce Yemenli sivilin özellikle de çocukların ve kadınların Suudi Arabistan ele başlığından Suudi Koalisyonu bombardımanları sonucunda ölmesi veya yaralanması bu ülkenin makamlarının insan hakları konusunda ne kadar umursamaz kayıtsız davrandıklarını açık ve net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Son zamanlarda Suudi Koalisyonunun bombardımanları sonucunda çocuk öğrencilerle dolu bir minibüsün Yemen'de hedef alınması ve bunun neticesinde onlarca Yemenli gencin hayatını kaybetmesi göz önünde bulundurulması gerekiyor. Ayrıca Yemen'de çatışmaların devam etmesi, ilaç ve gıda maddelerinin eksikliğine neden olmuştur. Uluslararası kurumlar ise bu sebepten dolayı Yemen'de en büyük insani krizin ortaya çıkacağı konusunda uyarılarda bulunmuşlar.
Alı Suud'un Bahreyn gibi başka insan hakları ihlalcileri ülkelerini desteklemesi ve onlarla işbirliği yapması Suudi Rejiminin insan hakları ihlalleri konusunda ne kadar ileri gittiğini göstermektedir. Bahreyn halkının özgürlük, adaletin kurulması, ayrımcılıkların kalkması ve seçimler ile işbaşına gelen bir hükümet taleplerine karşı, Suudi Rejimi askeri güçlerinin ve BAE güvenlik güçlerinin müdahaleleri ile Bahreyn'deki protesto gösterileri şiddetli bir şekilde bastırılmaya ve sindirilmeye devam ediyor.
Suudi Arabistan içindeki insan haklarının sistematik ve geniş çaplı bir şekilde ihlal edilmesine ve bu siyasetin Suudi Arabistan'ın dışında da sürdürülmesine rağmen görünen o ki Amerika ve Suudi Arabistan'ın diğer ortakları bu ülke ile olan milyarları bulan göz döndürücü ticari ilişkilerini korumak için bu cinayetleri göz ardı etmeye razı, hatta Suudi Arabistan'ı açık ve gizli bir şekilde desteklemekten de çekinmemelidirler.