Fransa'daki Protestoların Belirsiz Geleceği
-
Fransa\'daki Protestoların Belirsiz Geleceği
Fransa'daki halk protesto gösterilerinin devam etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un akaryakıta yönelik ek vergi projeleri ve emeklilik ile ilgili kararlarından geri adım atmasına rağmen Fransa Başbakanı Edouard Philipe şöyle bir itirafta bulundu:" Hükümet, bu kapitalizme karşı aktivistlerin protestolarının yönetilmesinde büyük bir hata yaparak yeterli derecede halkın sözlerine kulak asmamıştır."
Fransa'daki krizin sürdüğü bir halde ülkenin Başbakanı'nın bu açıklamaları ilgi çekicidir. Sarı Yeleklilerin protesto gösterileri bu hafta da Fransa'nın çeşitli bölgelerinde devam etti. Ülkenin yetkilileri ise Macron'un vaatleri ve onun projelerinden ve kararlarından gerim atması ile Sarı Yetkililerin protesto gösterilerini durduracaklarını ve bunun da gelecek planlamalar için bir fırsat yaratacağını düşünüyordu. Protestoların sınırı artık ekonomik sınırları aşmış ve protestocular bir referandumun düzenlenmesini ve böylece Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un azlolunmasını istiyorlar.
Fransız Sosyolog Herve Le Bras bu konu ile ilgili şöyle bir uyarıda bulunmuştur:" Protesto gösterileri sakinleşmeye yüz tutmuştur. Ancak Macron'a karşı bir nefret hissi oluşabilir. Protestocuların çoğu Macron'u hedef alarak onun istifa etmesini istiyorlar. "
Fransa'daki ekonomik tahminlere göre Macron'un vaatlerinin gerçekleştirilmesi için 10 milyar Euro mali kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konu ise birçok uzmanın ve yetkilinin kemer sıkma politikaları ve teşvik programlarının durdurulmasının imkansız olduğu kanısına getirmiştir. Nitekim Fransa Ulusal Meclisi Başkanı da kapitalizm düzenine karşı protesto gösterilerinin yatıştırılması için hükümetin öngördüğü girişimlerin daha fazla bütçe açığına neden olacağını bildirmesi de bu gerçeği onaylayıcı niteliktedir.
Halbuki Fransa ekonomisi de uzun yıllar önceden özellikle de 2008 yılından beri Avrupa'daki kapsamlı krizden sonra büyük yapısal sorunlarla karşılaşmış ve sarsılmış bir vaziyet yaşadığı da söylenebilir. Eski Fransa Cumhurbaşkanlarının ülkenin ekonomik durumunun iyileşmesi için vaatlerde bulunmalarına rağmen pratikte onlar da Fransa'nın ekonomisini kurtarmaktan aciz kaldılar. Buna paralel olarak çoğu uzmanlara göre Francois Hollande döneminde uygulanmaya başlayan kemer sıkma politikaları, günümüz Fransa'nın sorunlarının kökünü oluşturmaktadır.
Başka bir açıdan da, Sarı Yeleklilerin protesto gösterilerinin bahanesi olarak gösterilen Emmanuel Macron'un ekonomik kararları olmasına rağmen Fransa'nın siyasi ve toplumsal koşullarına kısa bir bakış atarsak bu protesto gösterilerinin siyasal, toplumsal ve ekonomik sorunların sonucu olduğunu söylemek yerinde bir tespit olacaktır. Bu protesto gösterilerine katılan göstericilerin çoğu Fransa toplumunda hakim olan adaletsizlikten bıktıklarını ve adaletin bütün boyutları ile toplumda uygulanmasını istediklerini söylemek için bu gösterilere katılmışlardır.
Fransız tarihçi Quentin Deluermoz bu konu ile ilgili şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:" Fransa'daki bu kapitalizme karşı protesto hareketi, Fransa'daki demokrasi güçlerinin zayıfladığını gösterdiğinin yanı sıra siyasal ve toplumsal krizin de yankısıdır."
Fransa'daki kriz hala devam etmekte ve bu da Fransız yetkililerini endişelendirmektedir. Fransa'daki hükümet yetkilileri kendi isteklerinden geri adım atmalarının yanı sıra protestocuların isteklerini göz önünde bulunduracaklarını ve durumu iyileştirecekleri sözünü vermişlerdir. Buna rağmen göründüğü kadarı ile Fransız protestocular hükümet yetkililerinin vaatlerinden razı görünmüyorlar. Protestocular Fransa'da temelli bir değişim istiyorlar. Nitekim protestocuların biri şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:" Macron'u bizi oyalıyor. Biz sonuna kadar devam etmeye hazırız. Biz Cumhuriyetin devrilmesini istiyoruz. "
Böyle bir ortamda zaman bize Fransa hükümetinin protestocuların isteklerini göz önünde bulundurarak pratik adım atıp atamayacağını ve böylece kızgın protestocuları kontrol edip edemeyeceğini gösterecektir.