Putin'den Washington'a INF için sert uyarı
ABD Başkanı Donald Trump 20 ekim 2018'de yaptığı açıklamada, Rusya'nın ihlal ettiği gerekçesiyle ABD'yi Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması-INF'den çıkaracağını duyurdu.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 4 Aralık tarihinde yaptığı açıklamada, Washington'un 60 günlüğüne INF'yi askıya alacağını, bu sürede Moskova'nın kendi yükümlülüklerini pratik olarak yerine getirmemesi halinde, ABD'nin bu önemli ve stratejik anlaşmadan çekileceğini duyurdu.
Washington yetkilileri, Rusya'yı silah kontrolüne ilişkin bu anlaşma ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemek ve sahtekarlık yapmakla suçluyorlar.
Ancak Rusya, ABD'nin suçlamalarını tamamen temelsiz olarak niteliyor. Rusya Savunma Bakanı Aleksander Fomin, Moskova'nın INF'i oldukça hassasiyet ve titiz bir biçimde yerine getirdiğini belirterek, ABD'nin yönelttiği suçlamaların temelsiz olduğunu kaydetti.
ABD'nin INF ile ilgili tehditleri ve ültimatomu, Moskova'nın sert tepkisine yol açmıştır. Bu bağlamda Rusya Devlet Başkanı Moskova'nın ABD'nin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması INF'ten çekildikten sonra kendi güvenliğini korumak için gereken şekilde hazırlıklı olduğunu belirtti.
Rusya Savunma Bakanlığı'ndaki bir toplantıda konuşan Vladimir Putin, ABD ile INF'yi imzalayan eski Sovyetler Birliği-SSCB'nin tek taraflı olarak silahsızlanmaya gittiğini belirterek, SSCB yönetiminin bu anlaşmayı neden imzaladığına anlam veremediğini vurguladı.
ABD'nin INF'ten çekilme kararını değerlendiren Putin, Rusya'nın hava ve deniz bazlı füzeler geliştirmesinin Washington yönetimini rahatsız ettiğinin altını çizdi.
ABD'nin anlaşmadan çekilmeye bahane olarak Moskova'ya yönelttiği suçlamaları reddeden Rus lider, ABD'nin anlaşmadan fiilen çekilmesi halinde Rusya'nın kara bazlı orta menzilli füzeleri kolayca üretip devreye koyabileceğini vurguladı.
Söz konusu anlaşmayla ilgili birtakım zorlukların olduğunu kabul eden ve özellikle orta ve kısa menzilli füzelere sahip ülkelerin bu anlaşmada yer almadığına dikkat çeken Putin, "Bu ülkelerin yürürlükteki anlaşmaya dahil edilmesi hakkında müzakerelere başlamaya ya da yeni bir anlaşmanın parametrelerini konuşmaya başlamaya ne engel oluyor ki?" diyerek, bu süreçleri başlatmanın mümkün olduğunun altını çizdi.
Rusya'nın en üst düzey yürütme yetkilisi olan Putin'in uyarısı, Moskova'nın Trump yönetiminin stratejik silah anlaşmalarından çekilme konusundaki yaklaşımından derin şekilde endişeli olduğunu gösteriyor. Bu süreç dünyada geniş çapta istikrarsızlık ve büyük silahlanma yarışmalarına yol açabilir.
Bu nedenle Putin açık ve net bir şekilde, Washington'un Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan çekilmesi halinde, Rusya'nın güvenliğini savunmak için girişimlerde bulunup, tedbirler alacaklarını vurguladı.
Rusya Devlet Başkanı bu açıklamasıyla Moskova'nın son yıllarda önemli ölçüde güçlendirdiği 3'lü nükleer gücünün geliştirilmesine dikkat çekmiş oldu.
Putin, Washington'un INF'den çıkarak yeni nükleer silahların yapımı için kararlı olduğuna göre, Moskova'nın da kendi stratejik nükleer gücünü daha da güçlendirmesi gerektiğine inanıyor.
Putin'in sözlerine göre, Rusya Silahlı Kuvvetleri'nin önümüzdeki yılda esas görevi, 3'lü nükleer gücün geliştirilmesidir.
Aslında Moskova'nın ABD'nin INF'ten çekilme kararına karşı izlediği sıkı ve sert tutumunu anlamak için ABD'nin yeni nükleer doktrinine bakmak gerekiyor.
Bu doktrinde Rusya başta olmak üzere ABD düşmanlarıyla olası savaşlarda kullanma ihtimalinin artması amacıyla daha küçük nükleer silahların yapım ve konuşlandırılmasına vurgu yapılıyor./