Washington Yetkililerinin Suriye’den Çekilme Konusundaki Kafa Karışıklığı
-
ABD-Suriye
Amerika Başkanı Donald Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihli Amerika askeri güçlerinin Suriye’den çekilme kararına rağmen Amerika makamlarının paradoks içeren tutumları ve açıklamaları, bu mesele ile ilgili belli bir anlayışa sahip olmadıklarını hatta bu çekilmenin nasıl gerçekleşeceğini de bilmediklerini gösteriyor.
Tam da bu doğrultuda Amerika askeri güçlerinin Suriye’den 30 gün içerisinde çekilmelerine vurgu yapan Donald Trump, siyasi ve askeri sebeplerden dolayı Suriye’deki Amerikan askerlerinin çıkışı için 120 gün kadar bir zaman belirledi.
Buna rağmen hala bu askeri güçlerin Suriye’den çekilmelerinin boyutları ve nasıl gerçekleşeceği hakkında belirli bir kanıya varılmamıştır.
Amerikan NBC kanalı Amerika hükümetindeki kaynaklardan naklen, Amerika güçlerinin Suriye'nin kuzeyinden çıkmalarından sonra bir kısmının bu ülkenin güney bölgesine belirsiz bir süre için yerleştirileceğini ve diğer kısmının da Irak’a sevk edileceğini bildirdi.
Bu mesele Trump’ın Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilme isteğine karşın Beyaz Saray güvenlik timi Amerikan askerlerinin bir kısmının Suriye’nin güneyine yerleştirilmesi konusunda Trump’ın onayını aldığını gösteriyor.
Gerçekte Amerika üst düzey güvenlik makamları özellikle de Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Amerika’nın Suriye’deki askeri varlığı çerçevesindeki hedeflerden dolayı Trump’ın Suriye kararına karşı çıkmaktadır.
Buna rağmen Trump Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilmesi konusunda ayak diretmektedir.
Washington Post Gazetesi ise 5 Ocak’ta yayımladığı yazıda, Trump’ın Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Amerika güçlerinin Suriye’den çekilmesini ertelemesi konusundaki ortak projesine karşı çıktığını bildirdi.
Böylece Trump ve Beyaz Saray ulusal güvenlik timi arasındaki Suriye ihtilafı ve çatlağı açıkça göze çarpmaktadır. Bu karşı çıkmalara rağmen, Trump'ın başına buyruk kişiliğine bakıldığında kendi kararında diretmesi bekleniyor.
Bunun yanı sıra Amerika askerlerinin Suriye’den çekilmesi birçok Amerikan siyasetçi tarafından olumsuz tepkilere neden olurken, Cumhuriyetçilerin üst düzey üyelerinin de tepsiyle karşılaştı.
American Conservative internet sitesinde siyasi analist David Hendrickson tarafından yazılan bir analizde şöyle yazılmıştır:” Trump Suriye kararı ile yeni muhafazakarların Kürtleri İran ve Türkiye aleyhine bir baskı aracı olarak kullanma projesini zedeledi.”
Amerika askerlerinin Suriye’den çekilme kararına gösterilen olumsuz tepkiler göz önünde bulundurulduğunda Amerika’nın bu karar konusunda geri adım atarak askerlerinin tamamını Suriye’den çekmeyeceği hatta daha şiddetli askeri müdahalelerde bulunmak için yeni bahaneler uydurmak peşinde olduğunu gösteriyor.
Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton bu konuya ilişkin Amerika’nın Suriye ile ilgili kırmızı çizgilerinde, özellikle de Suriye hükümetinin sözde kimyasal silah kullanımı kırmızı çizgisinde bir değişiklik olmadığını iddia etti.
John Bolton kendi Twitter hesabında şöyle bir yazıya yer verdi:” Amerika’nın Suriye hükümetinin kimyasal silah kullanımı ile ilgili tutumunda bir değişiklik yoktur. Bu silahların yeniden kullanılması halinde hızlı ve güçlü bir şekilde tepki gösterilecektir. “
Bu iddialar, Suriye hükümetinin 2013 yılında Kimyasal Silah Kullanımının Yasaklanması Konvansiyonu’na üye olması ve böylece kimyasal silah depolarının BM gözetimi ile imha edildiği gerçeğine karşın ortaya atılmaktadır.
Gerçekte Amerika himayesinde olan terör grupları ve örgütleri son yıllarda kimi Suriye bölgelerinde kimyasal silah kullanımına baş vurmuşlardır. Tabii Batılılar ve özellikle de Amerikalılar bu konuya hiç değinmeden göz ardı etmişlerdir.
Görünen o ki Trump hükümeti Suriye’den tamamen çekilmekten ziyade Amerikan askerlerinin sadece bir kısmını Irak’a göndererek Suriye’de muhtemel müdahalelere karşı gereken askeri varlığını korumayı amaçlıyor.