Dünyadan Amerika'nın Venezuela'ya Müdahalesine Tepki
-
ABD-Venezuela
Son zamanlarda Venezuela’daki son siyasi gelişmeler ve Amerika’nın bu ülkenin içişlerindeki açık ve gizli müdahaleleri ve kışkırtmaları dünya ülkeleri, özellikle de Rusya ve Çin gibi ülkelerin tepkilerine yol açmıştır.
Eski Venezuela Milli Kongresi Başkanı Juan Guaido’nun Çarşamba günü kendini geçici cumhurbaşkanı olarak tanıtması ve yemin etmesinden sonra Amerika Başkanı Donald Trump yayımladığı bildiride Guaido’yu Venezuela’nın geçici cumhurbaşkanı olarak tanıdığını duyurdu.
Washington bütün ekonomik ve diplomatik araçlarda Venezuela’da demokrasiyi sağlamak için yararlanacağını öne sürmüştür. Donal Trump’ın hedefi ise muhtemel Venezuela müdahalesine zemin oluşturmaktır. Amerika’nın bu müdahalelerinin son hedefi ise Venezuela’nın meşru cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’yu devirmektir.
Amerika’nın bu planına karşı Nicolas Maduro Amerika’nın bu komplolarının karşısında direnmeye vurgu yaparak gelecekte bu ülkede bir darbenin gerçekleştirileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Maduro kendi Twitter hesabında şunları kaydetti:” Hala darbe tehlikesi muhtemeldir. Ben Venezuela halkından cesaretli olmalarını istiyorum. Sokaklara çıkıp işlerini yapsınlar. Venezuela barışın peşinde olup darbe ve yabancı müdahalesini istemiyor. “
Aynı zamanda Venezuela ordusu da Maduro’ya bağlı kalacağını ve onu destekleyeceğini bildirdi. Böylece Washington ve Venezuela içindeki ortaklarının ülkeyi yöneten solcu devleti devirmesi zor bir işe dönüşmüştür.
Bu konu ile ilgili Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez yayımladığı bildiride şunları kaydetti:” Venezuela ordusu Juan Guaido’yu Venezuela cumhurbaşkanı olarak tanımıyor. Maduro Venezuela’nın meşru cumhurbaşkanıdır. Muhalifler ise bir darbeye girişmiş bulunuyorlar. “
Amerika ve bu kıtadaki ortakları olan Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler ve Avrupa Birliğinin de Guaido’yu resmi olarak Venezuela cumhurbaşkanı olarak tanıyıp desteklemesine rağmen bu meseleye karşı uluslararası tepkiler olumsuz yöndedir. Nitekim Rusya ve Çin gibi süpergüçler meşru Venezuela hükümeti ve Maduro’yu destekleyeceğine vurgu yapmıştır. Bu doğrultuda Meksika, Bolivya, Küba, İran ve Türkiye de Maduro’yu destekleyerek onu Venezula’nın resmi cumhurbaşkanı olarak tanıdıklarını duyurdular.
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Maduro ile telefonda görüşerek onu desteklediklerinin altını çizdiler. Çin de Amerika’dan Venezuela içişlerine ve siyasi krize karışmamasını isteyerek bu konuda Venezuela’ya her hangi bir müdahalede bulunmasına karşı çıkacağını bildirdi. Bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler Teşkilatı da Venezuela’daki siyasi krizin hükümet ve muhalifler arasında diyaloglar yapılarak çözülmesini istemiştir.
Hali hazırda Batı’nın ortak bir cephe oluşturarak Venezuela’daki Maduro’nun meşru hükümetini devirmek peşinde olduğu ortaya çıkmıştır. Bu mesele ise uluslararası ilkelere ve kurallara aykırı olup Birleşmiş Milletler Teşkilatına üye ülkelerin içişlerine açık bir şekilde müdahale niteliği taşımaktadır.
Bu sultacı yaklaşım ise Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin defalarca eleştirdiği konudur. Gerçekte Batılılar, sadece kendi çıkarları söz konusu olduğunda Birleşmiş Milletler Teşkilatı gibi uluslararası kurumlar ve uluslararası hukuktan söz ediyorlar. Ancak herhangi bir gelişim onların çıkarları doğrultusunda olmadığı zaman tamamen bu hukukları ve kurumları göz ardı etmeye başlıyorlar.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise bu konuya ilgili şunları kaydetti:"Mevcut şartlarda Venezuela’da olup bitenler Batılıların uluslararası hukuk kriterlerine, ülkelerin egemenliğine ve başka ülkelerin içişlerine karışmama gibi konulara olan gerçek bakışlarını ortaya çıkarmıştır" bulunuyor.