Mogherini'den Bercam Nükleer Anlaşmasının Devamına Vurgu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i127051-mogherini'den_bercam_nükleer_anlaşmasının_devamına_vurgu
Kapsamlı Ortak Eylem Planı(Bercam) 14 Temmuz 2015’te İran ve 5+1 Grubu arasında imzalandı. Bu anlaşma 16 Ocak 2016’da uygulamaya geçti. Amerika hükümeti Bercam Nükleer Anlaşmasının uygulanmasından sonra bu  anlaşmayı sabote etmek ve İran’ı ekonomik avantajlarından mahrum bırakmak için yeni yaptırımlar uygulamaya başladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 14, 2019 16:10 Europe/Istanbul
  • Mogherini
    Mogherini

Kapsamlı Ortak Eylem Planı(Bercam) 14 Temmuz 2015’te İran ve 5+1 Grubu arasında imzalandı. Bu anlaşma 16 Ocak 2016’da uygulamaya geçti. Amerika hükümeti Bercam Nükleer Anlaşmasının uygulanmasından sonra bu  anlaşmayı sabote etmek ve İran’ı ekonomik avantajlarından mahrum bırakmak için yeni yaptırımlar uygulamaya başladı.

Amerika’da Donald Trump’ın işbaşına gelmesi ile Amerika’nın engelleme siyasetleri daha d şiddetlendi. Trump seçim kampanyalarında ve daha sonra Beyaz Saray’da bulunduğu dönemde defalarca bu uluslararası anlaşmayı eleştirerek bu anlaşmayı Amerika için en kötü anlaşma niteleyip Amerika’nın bu anlaşmadan çekilmesini istedi. Nihayet 8 Mayıs 2018 Salı günü Trump’ın talimatı ile Washington bu anlaşmadan doğan sorumluluklarını hiçe sayarak Amerika’yı bu anlaşmadan çekerek İran’a yönelik yeni yaptırımların hayata geçirileceğini açıkladı.

Amerika Dışişleri Bakanlığı İran Özel İşleri Temsilcisi Brian Hook bu konu üzerine şöyle bir açıklamada bulunmuştu:” Washington Tahran’a karşı baskılarını arttırmak ve İran’a azami siyasi baskıyı uygulamak için Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildi.”

Amerika’nın Bercam karşıtı tavrı Rusya, Çin ve Avrupa Troykası yani Fransa, Almanya ve Britanya’dan oluşan 4+1 Grubu ve ayrıca Avrupa Birliği tarafından kabul görmedi.

Avrupa Birliği açısından Bercam Nükleer Anlaşmasının feshedilmesi olumsuz güvenlik sorunlarına neden olup aynı zamanda da Avrupa Diplomasinin itibarını zedeleyecektir.

Brüksel, Bercam Nükleer Anlaşmasını çok taraflı uluslararası anlaşmanın iyi bir örneği olarak diğer uluslararası sorunlar için de iyi bir model oluşturduğunu savunmaktadır. Avrupa Birliği üst düzey makamları bu konuya defalarca vurgu yapmıştır.

Avrupa Birliği Dış Siyaset Temsilcisi Federica Mogherini 12 Mart Salı günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumunda şöyle bir açıklama yaptı:” Biz İran ile beraber Nükleer Anlaşmanın uygulanmasına devam edip Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin itibarının korunması için bu anlaşmaya bağlı kalmayı sürdüreceğiz.

Mogherini şöyle bir itirafta da bulundu:” İran’ın yükümlülüklerini yerine getirdiği bir dönemde yaptırımların engellenmesi de bu anlaşmanın temel bölümüdür. Bu yüzden biz İran’ın ekonomik çıkarlarını korumak için yaptırımların lağvedilmesi yönünde çaba göstereceğiz.

Amerika’nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çıkması uluslararası arenada da özellikle de Bercam Nükleer Anlaşması taraflarının eleştirilerine yol açtı.

Amerika’nın isteklerine karşın ve Bercam’ın feshedilmesi ve İran’a daha fazla baskı yapılmasını körüklemek isteyen Washington’un tek taraflı yaklaşımına karşın Bercam Nükleer Anlaşmasını korumaktan yana bir tavır sergileyen diğer uluslararası güçlerin  de yaklaşımı büyük bir önem arz etmektedir.

Bercam Nükleer Anlaşması tarafları 4+1 Grubu çerçevesinde bu anlaşmanın korumasına ve İran ile işbirliğinin devam etmeesinin yanı sıra yaptırımların etkilerini azaltacak girişimlerde bulunulmasına vurgu yapmışlardır.

Bu doğrultuda Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası Amerika’nın İran karşıtı yaptırımlarını etkisizleştirmek için özel bir mali sistemin oluşturulmasını taahhüt etmişti.

Avrupa 31 Ocak 2019’da resmi olarak İran ile özel mali ticaret kanalı İNSTEX’i tanıttı. Gerçi bu girişim Amerika’nın İran aleyhindeki yaptırımlarının ektisinin azalmasına pratikte az bir etkisi olacaktır ancak Avrupa’nın Amerika karşısındaki yapısal direnişini göstermektedir.

Buna ilaveten Bercam Ortak Komisyonunun da İran karşıtı yaptırımların lağvedilmesinin bu uluslararası anlaşmanın hayati bir parçası olduğuna vurgusu da Amerika’nın aşırı istekleri karşısında Tahran’ı teslim olmaya zorlamaya yönelik İran aleyhindeki yaptırımları arttırma yaklaşımına açık bir muhalefet niteliği taşımaktadır.