Amerika’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi Aleyhindeki Girişimi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i128046-amerika’nın_uluslararası_ceza_mahkemesi_aleyhindeki_girişimi
Amerika Başkanı Donald Trump uluslararası kurumları görmezden gelmek ve bu kurumlardan çıkma siyasetlerine devam etmektedir.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Nisan 08, 2019 02:50 Europe/Istanbul
  • Amerika-Ceza Mahkemesi
    Amerika-Ceza Mahkemesi

Amerika Başkanı Donald Trump uluslararası kurumları görmezden gelmek ve bu kurumlardan çıkma siyasetlerine devam etmektedir.

Amerika Trump döneminde şimdiye dek BMT’ına bağlı UNESCO ve İnsan Hakları Konseyi gibi alt kurumlarından çekilerek açık bir şekilde de uluslararası yargı kurumlarına da tehditler savurmaya devam etmektedir.

Bu doğrultuda Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 15 Mart gününde Washington’un Uluslararası Ceza Mahkemesinin Amerika askeri güçlerine karşı dünyadaki silahlı çatışmalara ilişkin muhtemel soruşturma ve araştırmalara katılan ülkeleri, Amerika vizesinden mahrum bırakacağını ve bu ülkelerin uyruklarının Amerika topraklarına girmesine müsaade etmeyeceği tehdidinde bulundu.

Pompeo sözlerine şöyle açıklık getirdi: "Amerika hükümeti Amerikalı askeri güçlerinin aleyhinde yürütülecek muhtemel Uluslararası Ceza Mahkemesi soruşturmasına doğrudan katılacak kişileri için vize konusunda kısıtlamalar uygulayacaktır.”

Mike Pompeo ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesinin takındığı tavrı değiştirmemesi halinde Amerika’nın bu mahkemeye üye olmadığı için ekonomik yaptırımlara tabi tutulacağını bildirmişti.

İşte sonunda Washington bu alandaki tehditlerini hayata geçirdi. Bu doğrultuda Lahey’de yer alan Uluslararası Ceza Mahkemesi  Amerika’nın bu mahkemenin savcılarından olan Fatou Bensouda’nın vizesini iptal ettiğini bildirdi.

Bensouda Amerika askerlerinin Afganistan’daki savaş cinayetleri ile ilgili soruşturmalar başlatılmasını isteyen bir savcıdır.

Buna karşı Pompeo da bu uluslararası mahkemenin Amerika’nın Afganistan’daki cinayetlerine ilişkin soruşturmasında ısrarcı olması halinde bu kurumun başka üyelerinin Amerika vizesini de askıya alacağı tehdidinde bulundu.

Fatou Bensouda Kasım 2017’de Afganistan’daki cinayetler ile ilgili araştırmalar yapılmasının iznini almıştı. O dönemde yayımlanan bildiride Bensouda bürosu bu araştırmalar için mantıklı nedenlerin olduğunu ve Amerikan silahlı kuvvetleri ve CİA ajanlarının Afganistan’da savaş cinayetleri işlediğine dair kanıtların olduğunu bildirdi. Ancak Uluslararası Ceza Mahkemesi hala bu  araştırmaların hayata geçirilmesi konusunda tam bir karara varamamıştır.

Washington’un Bensouda’nın vizesini iptal etmesi girişimi ise Avrupa Birliğinin sert tepkisine neden olmutşur. AB’nin Dış İlişkiler Servisi 6 Nisan Cumartesi günü bir bildiri yayımlayarak bu Birliğin Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısının vizesinin iptali konusunun kaygıya neden olduğunu bildirdi.

Bu bildiride Avrupa Birliğinin Uluslararası Ceza Mahkemesinin adli tarafsızlığı ve bağımsızlığının bu kurumun işleyişi ve performansının önemli bir ilkesi olduğuna vurgu yaptığı bildirilmiştir.

Avrupa Birliği Amerika’nın Uluslarası Ceza Mahkemesine karşı takındığı tavrın uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi arasındaki ilişkilerin göz önünde bulundurulduğu çerçevesinde gerçekleşmesini garanti altına almak istiyor.

AB’nin bu isteğine karşı Trump hükümeti Uluslararası Ceza Mahkemesine karşı cezalandırıcı bir tavır takınarak Amerikalı askeri güçler aleyhinde yürütülecek muhtemel araştırmalar ve soruşturmalara katılan tüm kişilere Amerika vizesi vermemek istiyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, adli bir kurum olarak insanlık karşıtı ve savaş suçları dosyalarına bakmakla mükelleftir. Buna rağmen Eylül 2018’de Beyaz Saray bu adli kurumu ağır bir şekilde eleştirerek bu kuruma bağlı hakimler ve savcıları tehdit ederek Amerikalı veya İsrailli askeri güçler aleyhinde faaliyet göstermeleri halinde Washington tarafından yaptırımlara tabi tutulacaklarını açık açık bildirmiştir.

Trump hükümetinin Amerikan askerlerinin Afganistan’daki cinayetlerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından araştırılmasına karşı çıkması, Washington’un bu ülkenin askerlerinin insanlık dışı girişimlerinden haberdar olduğunu gösteriyor.

Amerika 18 yıl önce 11 Eylül saldırılarını telafi etmek bahanesi ve El Kaide ile Taliban terörizmi ile mücadele etmek gerekçesi ile Afganistan’ı işgal etmişti.

Amerikalı askerler ise bu işgal sürecinde uluslararası kurallara göre savaş suçu sayılacak cinayetler işlediler. İşte bu cinayetler Uluslararası Ceza Mahkemesinde bakılacak niteliğe sahip olan suçlardandır.