Demokratlardan Trump'ın Halife Hafter'e Destek Çıkmasına sert Tepki
-
Trump
Afrika kıtasının Kuzeyinde bulunan petrol zengini Libya Ocak 2011'den beri kaos, istikrarsızlık ve iç savaş ile karşı karşıya kalmıştır. Libya, pratikte 2014 yılından beri çok hakimiyetli bir sistem ile yönetilmektedir.
Hali hazırda ise Libya iki parçaya bölünmüştür. Bir tarafta BMT tarafından tanınan ve başında Başbakan Fâiz El-Sirac'ın bulunduğu Trablus'taki Milli Vefak Hükümeti yer almakta, bir taraftan da Libyalı askeri kumandan Halife Hafter tarafından yönetilen ve Libya'nın Doğu Hükümeti ile bilinen başka bir hükümet, hakimiyeti elinde bulundurduğunu iddia ediyor.
Halife Hafter emrindeki askerlerin Trablus'a doğru ilerlemesi ile Libya bir kez daha kaos ve krize girdi. Libya Ordusunun emekli generallerinden Halife Hafter ve ülkenin doğusunda konuşlandırılan askeri güçler 4 Nisan tarihinde başkent Trablus'u ele geçirmek için askeri bir operasyon başlatacaklarını bildirdiler.
Bunun ardından Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Fransa Halife Hafter'i desteklediklerini açıkladılar. Daha sonra ise Amerika Başkanı Donald Trump da bu gruba katılarak desteklediğini açıkladı. Bu mesele Amerika'da Demokratların Trump'a karşı tepkilerini toplamasına neden oldu. Bu doğrultuda Amerika Temsilciler Meclisi Enformasyon Komitesi Başkanı Adam Schiff, Başkan Trump'ın Libya Milli Ordusu adı ile tanınan Halife Hafter komutasındaki güçleri desteklemesini eleştirerek General Hafter'i despot bir general olarak nitelendirdi.
Shiff şöyle bir açıklamada bulundu:" Trump, Libya'da despot olan bir kişiyi ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı himayesinde olan bir hükümete saldıran kişiyi desteklemektedir."
Schiff Trump'ın bu girişimini, birkaç hafta önce Kuzey Kore'ye yapılacak olan yaptırımlara karşı çıkmasına benzeterek şöyle bir hatırlatmada bulundu:" Trump'ın kararları hükümet yetkililerinin sözleri ile ters düşmektedir."
Amerika'nın eski Libya İşleri Temsilcisi Jonathan Winer ise 2016'da yapılan iki görüşmede de Halife Hafter'in Libya'da her türlü demokratik sisteme karşı olduğunu ve hiçbir medeni veya başka kişi tarafından yönetilecek hükümetleri kabul etmeyeceğini söyledi. Winer'in belirttiğine göre Hafter, Libya'nın gelecekte demokratik devletin yerleşmesine hazır olana kadar kendi emirleri ile ülkeyi yönetmek istiyor.
Amerika Dışişleri Bakanı yayımladığı bildiri ile Amerika ve Britanya Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Jeremy Hunt'ın Libya'daki çatışma taraflarını savaşı durdurmaya ve siyasi sürece ve diyaloğa geri dönmeye davet ettiklerini bildirdi.
Böylece Amerika'nın görünüşte Libya'da ateşkesin ilan edilmesi ve siyasi sürecin devam etmesi isteği ve Amerika'nın görünüşte Halife Hafter'in girişimlerin karşı çıkması, Trump'ın Halife Hafter ile telefon görüşmesinde gerçek mahiyetini göstermiş oldu. Trump bu görüşmede Hafter'in terörizm ile mücadele ve Libya'nın petrol kaynaklarını güvenli hale getirme çabalarını tanıyarak Libya'nın geleceği ile ilgili konuları da ele aldı.
Beyaz Saray'ın bildirisine göre bu telefon görüşmesinde iki taraf da sözde Libya'nın istikrarlı ve demokratik bir siyasi düzene geçiş süreci konuşuldu.
Görünen o ki Trump, BMT'nın desteğini arkasına alan Trablus'taki hükümete sırtını dönmüştür.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı uzmanı Abdülhamid Siyam bu hususta şöyle diyor:" Suudiler, Trump ve Hafter arasındaki telefon görüşmesini ayarlamakta temel rolü üstlendiler. Bu telefon görüşmesi önemlidir. Çünkü Hafter'in saldırılarına meşruiyet kazandırır. Bu aslında Amerika'nın tutum değiştirmesi ve BAE ve Suudi Arabistan tutumuna yaklaşması demektir. "
Buna paralel olarak Amerika ve Rusya, Britanya'nın BMT'nda önerdiği kararı desteklemediler. Bu karar, Libya'da ateşkesin sağlanmasını istiyordu.
Amerika'nın Halife Hafter'i açık bir şekilde desteklemesi, Amerika'nın Britanya'nın BMT'nda önerdiği karara neden karşı çıktığını da gözler önüne sermiş oldu.
Mısır, Suudi Arabistan, BAE, Rusya ve Fransa tarafından desteklenen General Hafter halihazırda Amerika'nın desteğini de arkasına almış durumdadır. Buna karşın Britanya ve İtalya Libya'da Milli Vefak hükümetinden yana bir tavır sergilemekteler. Bu mesele ise muhtemelen General Hafter güçlerinin Trablus'a yönelik saldırılarını şiddetlendirmesine yol açacaktır.