Pompeo'dan İran Karşıtı Yaklaşımın Sürdürülmesine Vurgu
-
Amerika
Amerika, Donald Trump başkanlığı döneminde İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde her daim hasmâne bir tutum sergileyerek Tahran'a Washington isteklerini kabul ettirmek için maksimum baskı siyasetine baş vurmaktadır.
Bu doğrultuda Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 16 Haziran Pazar günü Amerikan kanalı Fox News'a verdiği mülakatta İran'ı Fars Körfezindeki iki tanker gemiye saldırı olayından dolayı suçlayarak Tahran'a yönelik ekonomik baskının devam etmesine vurgu yaptı.
Pompeo şöyle bir iddiada bulundu: "Washington İran ile savaşmak istemiyor. Ancak bu ülkeye karşı diplomatik ve ekonomik baskısına devam edecektir."
Pompeo ayrıca Pazar günü CBS kanalına verdiği mülakatta şöyle bir açıklamada bulundu: "İran ile savaşmak istemiyoruz ancak her daim Amerika'nın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz. "
Sözkonusu Amerikalı yetkili İran'ı kısıtlamaya, Tahran'a yönelik yaptırımlara ve de Bercam Nükleer Anlaşmasından Amerika'nın çıkışının akıllı bir şekilde yapıldığını itiraf ederek bu maksimum baskı kampanyasının devam etmesi gerektiğini öne sürdü.
Pompeo'nun İran ile savaşmak istemediklerini açıklaması Amerika hükümetinin İran halkına karşı ekonomik bir savaş başlattığı ve devamında da daha fazla hamane siyasetler uygulayacağının emarelerinin bulunduğu bir ortamda gerçekleşmektedir. Amerika dışişleri bakanının bu ülkenin İran ile savaşmak istemediği konusuna yaptığı vurgu gerçekte Amerikan stratejistlerinin İran ile yapılacak savaşta bölgedeki Amerikan güçleri ve Washington ortaklarının vahim sonuçlar alacağı ve de küresel piyasaların özellikle de petrol piyasalarında felaketler yaşanacağı yönündeki analizlerinin göz önünde bulundurulmasından kaynaklanmaktadır.
Neocon'ların tanınmış analistlerinden David Frum ise Atlantik dergisinde yayımladığı yazısının başlığında şöyle bir ifadeye yer vermişti: "Irak Savaşından Yana Olandan Duyun: İran ile Savaşmak Felaket olacaktır."
Trump hükümeti halihazırda maksimum baskı siyasetini devam ettirerek İran İslam Cumhuriyeti'ni teslime zorlayabileceğini ve İran yetkililerini müzakere masasına oturtabileceğini düşünüyor. Tabii Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü siyasetin içeriğinde açık bir çelişki gözlemlenmektedir. Trump defalarca İran ile müzakere yapmaya hazır olduğunu iddia ederek hatta Amerika'nın İran'daki çıkarlarının koruyucusu olan İsviçre'ye İranlı makamların onunla irtibata geçmeleri için telefon numarasını bile verdiğini bildirmiştir.
Donald Trump Japonya'ya yaptığı son ziyaretinde Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin bile Tahran ve Washington arasında arabuluculuk yapabileceğini söyledi. Ancak Abe'nin Tahran ziyaretinde İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamenei Wsahington'un taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı Amerika ile artık müzakere masasına oturmayacaklarını söyledi.
İslam İnkılabı Lideri Amerika'nın İran ile müzakere konusunda sadakatini sorgulayarak şöyle bir vurguda bulundu: "Biz son yıllarda Amerika ile müzakerenin acılığını tekrar yaşamak istemiyoruz. "
Trump hükümeti müzakere etme çağrısında bulunmasına rağmen hala İran İslam Cumhuriyeti aleyhindeki baskıların şiddetlenmesi ve de İranofobinin yaygınlaştırılmasına vurgu yapıp Arap ülkelerinin sözde İran tehditleri ile mücadele etmek için birlik olmalarını istiyor.
Böylece Trump hükümeti eş zamanlı olarak hem baskı siyasetini uygulayıp, hem de İran ile müzakere etmek istediğini iddia ediyor. Buna rağmen Trump'ın aklındaki müzakerelerin gerçekte onun isteklerini İran'a dayatmak istemesi doğrultusunda olduğu da açıkça ortadadır. Gerçekte Amerika'nın İran karşısındaki yaklaşımı sadece tehdit, zorbalık ve kaba güce dayalıdır.
Buna rağmen İran son kırk yılda sürekli Amerika'nın bu siyasetleri ve girişimleri karşısında direnip pratikte Washington'un tüm komplolarını etkisizleştirmiştir.
Amerikalı analist Trudy Rubin ise bu konu hakkında şöyle diyor: "Trump'ın aleni bir şekilde İran'ı eleştirip ortaklarından İran karşıtı kampanyaya katılmalarını istemesi aslında onun bu siyasetlerinin hezimetini garantilemektedir. "
İran Trump hükümetinin hasmâne siyasetleri ve yaptırımlarını alt edeceğini defalarca ispatlamıştır.