Fransa'dan Trump'a İran Konusunda Sert Tepki
-
ABD-Fransa
Amerika ve Avrupa'nın Donald Trump başkanlığı döneminde onun tek taraflı siyasetleri yüzünden ihtilafları günden güne artmaktadır. İki tarafın en önemli ihtilaflarından biri de Bercam Nükleer Anlaşması ve genel olarak İran'a yönelik yaklaşımlarıdır.
Bu alanda Fransa hükümeti Trump'ın Emmanuel Macron'a Tahran ile temasa geçmesi hususundaki Twitter üzerinden yapılan uyarının ardından bu mesaja cevaben İran ile ilgili girişimleri için hiçbir izne ve ruhsata ihtiyaçları olmadığına vurgu yaptı.
Trump perşembe günü yayımladığı Tweet'inde uyarı mahiyeti taşıyan mesajı ile Macron'a hitaben şöyle dedi:" Kimse Amerika tarafından İran ile konuşmaya hakkı yoktur."
Amerika başkanı Tahran'ın ciddi bir şekilde Washington ile müzakere yapmak istediğini iddia ediyor. Ancak Amerika temsilcisi olduklarını iddia eden kişilerin çelişkili mesajları bu konuda ciddi şüphelere de yol açmıştır.
Bu çerçevede Trump Perşembe günü Tweet'leri ile Macron'un arabuluculuğu ve çabalarından rahatsız olduğunu ve dolaylı bir şekilde onu Amerika tarafından doğru olmayan vaatlerde bulunmakla itham etti.
Trump'ın bu Tweet'i ise Fransızların ciddi tepkilerine yol açmıştır. Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian 9 Ağustos Cuma günü ülkesinin İranla ilgili konularda diğer ülkelerden müsaade almayacağına değinerek, Trump'ın açıklamalarına açıkça tepki gösterdi.
Le Drian şöyle bir açıklamada bulundu: "Fransa kendi egemenlik hakkından yola çıkarak İran ile ilgili konuşuyor. Fransa bölgede barış ve güvenliğe bağlı olup bu yönde çalışmalar yapmaktadır. Fransa ayrıca gerilimlerin azaltılması yönünde de çaba gösteriyor bunun için de kimseden izin alacak değildir.
Fransa dışişleri bakanının bildirisinde Fransa'nın Bercam Nükleer Anlaşmasına bağlı olduğu ve bu anlaşmaya üye diğer taraflar gibi imzalarına bağlı kalacağına vurgu yapılmıştır.
Trump ise defalarca İran ile müzakere konusunu ortaya atmasa da Tahran Amerika başkanının aldatıcı ve hilekar tutumlarından yola çıkarak Amerika ile her türlü müzakereyi reddedip bunu aslında Washington'un aşırı isteklerini Tahran'a dayatması için bir araç olarak nitelemektedir.
İran'ın her daim Amerika ile müzakere etmeyi mevcut durumda reddetmesi Beyaz Saray'ın da pasifliğine neden olmuştur. Bu çerçevede Washington İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanına yönelik yaptırımı, onun Trump ile New York ziyaretinde görüşmekten uzak durmasına bağladı.
Fransa'nın İran ile ilişkilerindeki tutumu ve de bu ülkenin dışişleri bakanının egemenlik hakları çerçevesinde İran ile müzakere ettikleri hususu gerçekte Trump'a Fransa gibi Avrupalı ülkelerin İran ile müzakere için Amerika başkanının istekleri ve görüşlerine uymak zorunda olmadığını göstermek içindir.
Emmanuel Macron Bercam Nükleer Anlaşmasının eksikleri olduğunu düşünse de bunların müzakere yolu ile giderileceğine inanıyor. O bu anlaşmayı uluslararası barış ve güvenliği için etkin bir araç olarak görüp onun korunmasına vurgu yapmaktadır.
Macron son haftalarda defalarca İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile telefonda görüşüp kendi diplomatik danışmanını da Tahran'a göndermiştir.
Gerçekte İran konusunda Paris ve Washington arasında yaşanan ihtilaflar daha büyük perspektiften bakılırsa Avrupa ve Amerika arasında Trump döneminde yaşanan genel ihtilafların bir köşesidir. Paris İklim Anlaşması, NATO meselesi, ticari ihtilaflar, Bercam Nükleer Anlaşması ve İran'a yönelik yaklaşımlarda iki taraf ciddi ihtilaflar yaşamaktadır. Aynı zamanda Trump'ın Macron ile ilgili saygısızca açıklamaları da onun Avrupalı liderlere ve esasında Avrupalılara aşağılayıcı bakışını gösteriyor. Buna rağmen Fransızlar ve genel olarak Avrupalılar şimdi de her zamandan daha ziyade kendi çıkarlarının Amerikanınkinden farklı olduğunun farkına varmıştır. Özellikle de Avrupalılar şimdi de İran ile diyaloglarında Tahran'ın da çıkarlarını göz önünde bulundurmaları gerektiğini anlamıştırlar.