Putin'den Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu
-
Putin
2011 yılında iç savaş ve krizin patlak vermesinin Suriye, Batılı-Arap bloğu ile Şam'ın yasal yönetimi ve müttefiklerinin karşılaşma alanı haline geldi.
Şam'ın müttefiklerinin etkin varlığı ve eylül 2015'ten itibaren Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının ardından Suriye birlikleri peş peşe zaferler elde etmeye ve birçok bölgeyi işgalden kurtarmaya başladı.
Rusya defalarca Şam yönetiminin Suriye topraklarının tüm noktalarında hakimiyet kurması ve bu ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasına vurgu yapmıştır. Bu doğrultuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin salı günü Türkiye Cumhurbaşkanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Moskova ve Ankara'nın Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması üzerinde mutabık kaldıklarını vurguladı.
Putin bu açıklamasıyla ABD'nin askeri varlığının sürmesi ve Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusundaki Kürt yapılanmalara Washington'un desteği ve teröristlerin İdlip vilayetindeki varlığın sürmesi dahil bazı girişimlere değinmiş oldu.
Bazı Batılı ülkeler ve Türkiye'nin desteklediği bazı silahlı ve terörist gruplar, Şam'a rağmen Suriye'deki yıkıcı eylemlerine devam ediyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da son sıralarda Türkiye'yi açık şekilde uyararak, teröristlerin provokatif eylemlerinin sürmesi halinde, Rusya'nın bölgede istikrar sağlamak amacıyla harekete geçeceğini vurguladı.
Lavrov 26 ağustosta yaptığı açıklamada, teröristlerin Suriye'deki son kalesi sayılan İdlip'te Moskova'nın desteğiyle düzenlenen saldırıların Türkiye ile yapılan anlaşmanın ihlali sayılmadığını belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nin terörist olarak nitelediği grupların anlaşma kapsamında yer almadığını kaydetti.
Moskova'nın bu yaklaşıma göre, Putin salı günü Erdoğan ile ortak basın toplantısında, Türkiye Cumhurbaşkanı ile Suriye'deki teröristlerin faaliyet odaklarını yok etme konusunda anlaştıklarını vurguladı.
Rusya Devlet Başkanı ayrıca, iki ülkenin Astana süreci müzakereleri çerçevesinde Suriye krizinin çözümü için işbirliğinin süreceğini belirtti.
Son günlerde Suriye birlikleri, İdlip'in güneyindeki Han Şeyhun gibi stratejik bir beldeyi teröristlerin işgalinden kurtararak, önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak Türkiye ordusu bu ilerlemelere karşı dev bir zırhlı konvoyla teröristlere yardım etmeye kalkışması, Suriye yönetiminin şiddetli itirazlarına yol açtı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'yi bu ülkenin ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlalinin sonuçlarından tamamen sorumlu olduğunu belirtti.
Şam'ın müttefiği olarak Rusya da, Tahrir eş Şam Heyeti (eski adıyla Nusra Cephesi) gibi grupları birer terör örgütü olarak görüp, onlara karşı hareket ettiğini bildirmiş oldu. Bu tekfirci grup, BM'nin terör listesine de yer almaktadır.
Batılı ülkelerin Suriye yönetimine baskı eylemleri ve Suriye'nin yeniden inşasına engel çabaları de Rusya'nın sert tepkilerine yol açmıştır.
Nitekim Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Uluslararası Şam Fuarı'nı tatil etme eylemlerini kınayarak, ABD'nin Suriye'nin yeniden inşa sürecini erteleme çabalarının bu ülkenin bütünlüğü ve ulusal egemenliğine zarar verdiğini belirtti.
ABD yönetimi son günlerde, 61. Uluslararası Şam Fuarı'na katılmak isteyen firmalar, işadamları ve tüccarları, yaptırımla tehdit etti.
Rusya açısından ABD'nin bu tehdidi, sadece BM Güvenlik Konseyi'nin kararnamelerinin ihlali değil, Suriye'nin yeniden inşa sürecine engel olmak anlamına geliyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'na göre, Uluslararası Şam Fuarı'nın terörizme karşı uzun süreli savaşın ardından düzenlenmesinin bu ülkenin ekonomisinin canlanması ve istikrarın yeniden tesisi adına önemli bir olay sayılıyor.
Ülkelerin Uluslararası Şam Fuarı'na yoğun ilgi göstermesi, Washington'un tehditlerinin işe yaramadığını gösteriyor.